MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 22. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/03/2014
NUMARASI : 2013/651-2014/101
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 2006 yılında yıllık iznini kullanırken 28.07.2006 tarihinde yürütülen bir hazırlık soruşturması kapsamında tutuklandığını, 12.12.2006 tarihinde tahliye olduğunu, tahliyesini müteakip işe başlamak için dilekçe verdiğini, ancak dilekçesine yanıt verilmediği gibi işbaşı da yaptırılmadığını, SSK hizmet cetveline göre 12.08.2006 tarihine kadar sigorta primlerinin yatırıldığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının müvekkili ortaklıkta 14.01.2000 tarihinde çalışmaya başladığını, dispeçer olarak görev yapmakta iken 27.07.2006 tarihinde tutuklandığını, 12.12.2006 tarihinde tahliye olduğunu, 18.12.2006 tarihinde görevine geri dönme talebinde bulunduğunu, 4 ayı aşan bu sürenin İş Kanunun madde 25/IV’teki 8 haftalık ihbar süresini aştığını, davacının iş akdinin tutukluluk halinin ihbar süresini aşması nedeniyle münfesih olduğunu, davacının sigorta primlerinin 14.01.2000-10.12.2006 tarihleri arasında düzenli olarak ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Mahkemenin ilk kararı Dairemizin 2010/32946 esas 2013/1872 karar sayılı ilamı ile özetle ve sonuç olarak “Davalı işveren davacının askerlik süresinin kıdeminden mahsup edilmediğini iddia etmiş, bu konuya bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de değinmiştir. Ancak dosyada davacının askerlik süresine ilişkin herhangi bir belge olmadığından bu husus denetlenememektedir. Mahkemece yapılacak iş, davacının askerlik belgesi getirtilip davalının bu itirazı değerlendirilerek hizmet süresini belirlemektir.
Islah dilekçesinde faiz talebi olmadığı halde ıslah edilen miktara da faiz yürütülmesi hatalıdır.” gerekçesiyle bozulmuştur.
D) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2006/47742 soruşturma sayılı dosyası kapsamında 27.07.2006 tarihinde gözaltına alındığı, 28.07.2006 tarihinde tutuklandığı, soruşturma sonucu Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/879 Esas sayılı dosyası ile açılan kamu davasının yargılaması sürmekte iken 12.12.2006 tarihinde bihakkın tahliyesine karar verildiği, 14.01.2000 tarihinde işe başladığı dikkate alındığında 3 yılın üzerindeki kıdemine göre ihbar önelinin 8 hafta olduğu, 27.07.2006-12.12.2006 tarihleri arasındaki gözaltı ve tutukluluk süresinin 138 gün sürdüğü, dolayısıyla davacının gözaltı ve tutukluluk süresinin ihbar önelini aştığı, davacının iş akdinin davalı işveren tarafından 4857 sayılı İş Kanununun 25/IV maddesi uyarınca derhal feshinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının iş akdinin feshinin geçerli nedene dayandığı ve 4857 sayılı İş kanununun 25/IV maddesi uyarınca iş akdini fesheden işverenin bildirim şartına uyma, buna bağlı olarak ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, ancak kıdem tazminatı ödemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
E) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
F) Gerekçe:
1- Bozmadan sonra bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, mahkemece ıslah dilekçesinde faiz talebi olmadığı halde ıslah edilen miktara da faiz yürütülerek bozma ilamına aykırı şekilde hüküm kurulması ve birleşen dava yönünden de herhangi bir karar verilmemesi hatalıdır.
G) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy