(6100 S. K. m. 1, 20, 331) (5521 S. K. m. 1)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile bakiye süre ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, görevsizlik kararı vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Günindi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile bakiye süre ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Vekili, davacının İş Kanunu kapsamında çalışmadığını, Mahkemenin görevsiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, Dairemizin 07.04.2014 tarih ve 2012/5387 - 2014/11477 sayılı bozma ilamına uyularak dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece açılan dava hakkında 5521 Sayılı Kanunun 1 ve 6100 Sayılı Kanunun 1. maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmesi yerinde ise de davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK.nun 3/2. maddesi yollaması ile HUMK.nun 438/7. Maddesi düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, hüküm fıkrasının tamamen silinerek, yerine; "Taraflar arasında 4857 sayılı İş Kanununda tanımlanan hizmet akdi olmayıp, vekalet ilişkisi bulunduğundan 5521 Sayılı Kanunun 1 ve 6100 Sayılı Kanunun 1. maddeleri uyarınca İş Mahkemesi' nin GÖREVSİZLİĞİNE,
Taraflardan birinin 6100 Sayılı Kanunun 20. maddesi uyarınca iki hafta içerisinde kararı veren Mahkeme'ye başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın görevli ve yetkili Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi' ne gönderilmesine,
Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca görevli ve yetkili Mahkemece değerlendirilmesine, taraflardan birinin iki hafta içerisinde gönderme talebinde bulunmaması halinde,
Taraflardan birisinin talebi halinde Ankara 7. İş Mahkemesi tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, aynı karar ile yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca hüküm altına alınmasına,
Sonuç: Dair verilen karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, tefhim ve tebliğden itibaren 8 gün içerisinde Yargıtay 9. Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24.09.2014" hükmünün yazılmasına, kararın bu şekli ile düzeltilerek ONANMASINA 29.12.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
ANKARA
YEDİNCİ İŞ MAHKEMESİ
ESAS NO: 2008/660
KARAR NO: 2011/805
DAVA: ALACAK
DAVA TARİHİ: 11.07.2008
KARAR TARİHİ: 30.11.2011
Davacı tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan alacak davasının yapılan açık yargılaması ve dosyanın incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili avukatın davalıya ait işyerinde 24.10.2003 tarihinden 30.04.2008 tarihine kadar avukat ve hukuk müşaviri olarak çalıştığını, müvekkilinin çalışma süresi önceleri haftada 3 gün olarak belirlenmişken daha sonra haftada 2 gün olarak devam ettiğini, müvekkili birer yıllık periyotlar halinde çalışmasına rağmen son sözleşmesinin bitim tarihi olan 24.10.2008 tarihinden önce iş sözleşmesinin feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatları ile bakiye ücretinin ödenmediğini, müvekkilinin son ücretinin net 700,00-TL olduğunu ayrıca yemeğin işverence karşılandığını, gönderilen ihtarnameye rağmen alacaklarının ödenmediğini belirterek,
1.000,00-TL Kıdem tazminatının,
1.000,00-TL İhbar tazminatının,
1.000,00-TL Bakiye süre ücreti alacağının, Kıdem tazminatı için fesih tarihinden, ücret için temerrüt tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile, ihbar tazminatı için de temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Ankara 11.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/2299 Esas sayılı dosyasına verdiği 01.05.2008 tarihli dilekçe ile sendikadaki görevinin sona erdiğini, vekalet görevinden istifa ettiğini beyan ettiğini, başka dosyalara da aynı mahiyette dilekçeler verdiğini, davacının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini, kendi isteğiyle hizmet sözleşmesini sona erdirdiğini, davacı taleplerinin hukuka uygun olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacının işyeri şahsi sicil dosyası, bordro ve belgeleri, SGK kayıtları getirilmiş, tanıklar dinlenmiş, aktüerya uzmanına hesap incelemesi yaptırılmıştır.
Dava, hizmet akdinden kaynaklanan kıdem, ihbar ve bakiye süre ücretine ilişkindir.
Davacı, iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın işveren tarafından sona erdirildiğini iddia etmiştir.
Davalı işveren davacının avukatlık sözleşmesinin sendika tarafından sona erdirilmediğini, istifa ettiğini, davacıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını savunmuştur.
İş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin ispat külfeti işverene düşmektedir. Davacı 01.05.2008 tarihinde eğitim sekreteri tarafından "sendika hukuk müşavirliğini mali sebeplerle kaldırdıklarının, davacının görevinin de bugün itibariyle sona erdiğinin" söylenmesi suretiyle iş sözleşmesinin sözlü olarak feshedildiğini iddia etmiştir. Davacının noter tarafından gönderdiği ihtarname ile avukatlığı bıraktığını bildirdiğini davacı tanığı beyan etmiştir. Noter vasıtasıyla yaptığı bildirimle hukuki danışmanlık yapmayacağını, ayrılmak istediğini belirtmiştir. Taraf tanıkları davacının iş sözleşmesinin sendika tarafından feshedilmediğini, davacının noter aracılığıyla istifa ettiğini bildirdiği, sendikada danışmanlık kadrosunun kaldırıldığı, bu davadaki davalı vekilinin sendikanın sürekli avukatı olduğu beyan edilmiştir.
Davalı işveren davacının 11.Sulh Hukuk Mahkemesi ile 7. ve 8.İş Mahkemelerine vermiş olduğu dilekçelerde sendikadan istifa ettiğini beyan ettiği ileri sürülmüş ise de, davacı bu dilekçelerinde sözü edilen dilekçe içeriklerinde sendikadaki görevi sona erdirdiğinden ilgili dosyalardaki vekalet görevinden istifa ettiğini belirtmiştir. Dilekçelerin içeriğinden davalı işyerinden istifa beyanı olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir. Hal böyle olunca davacının iş sözleşmesi davalı işveren tarafından sona erdirildiği, dolayısıyla davacının 1475 Sayılı Yasanın 14. ve 4857 Sayılı Yasanın 17.maddeleri uyarınca kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
Davacı, davalı işyerinde 24.10.2003 - 30.04.2008 tarihleri arasında 4 yıl 6 ay 6 gün aylık net 700,00-TL ücretle çalıştığı, işyeri, SGK kayıtları ve tanık anlatımlarından tesbit edilmiştir.
Davacı vekili her ne kadar bakiye sözleşme süresi ücreti talep etmişse de, davacı 24.10.2003 tarihinden itibaren birer yıllık belirli süreli sözleşmelerle çalıştığı, sözleşmesinin sürenin sona ereceği 24.10.2008 tarihinden önce feshedildiği belirtilerek bakiye sözleşme süresine ilişkin ücret talebinde bulunmuş ise de, dosyada mevcut 24.10.2003 tarihli avukatlık sözleşmesi örneğinden anlaşılacağı üzere sözleşmenin bir yıl süreli olarak düzenlendiği ve taraflar bildirimde bulunmadığı takdirde bir yıl daha uzamış sayılacağının öngörüldüğü belirlenmektedir. 4857 Sayılı İş Kanununun 11.maddesi hükmüne göre yapılan işin niteliği dikkate alındığında taraflar arasındaki sözleşmenin belirli süreli yapılması ve belirli süreli olarak uzaması objektif ve esaslı bir neden olmadığı, sözleşmenin belirsiz süreli olduğu, bu itibarla davacının bakiye sözleşme süresine ilişkin ücret talep edemeyeceği anlaşılmıştır.
Davacının alacakları bilirkişi tarafından tesbit edilmiş olup, bilirkişinin 12.10.2011 tarihli raporunda, davacının 3.872,85-TL kıdem tazminatı, 1.600,67-TL ihbar tazminatı alacağı olduğunu bildirmiştir.
Bu durumda toplanan deliller, mahkememizce uygun bulunan bilirkişi raporu dikkate alınarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi gösterildiği üzere,
1- 1.000,00-TL kıdem tazminatının akdin feshi tarihi olan 30.04.2008 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile,
2- 1.000,00-TL ihbar tazminatının temerrüt tarihi olan 18.06.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile,
Birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
3- Davacının kıdem ve ihbar tazminatları yönünden fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasına,
4- Davacı vekili her ne kadar bakiye süre ücreti talep etmiş ise de, sübut bulmadığından bu isteğinin reddine,
5- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 118,80-TL ilam harcından peşin alınan 40,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 78,30-TL harcın davalıdan alınıp hazineye gelir kaydedilmesine,
6- Yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesinin 12.maddesi gereğince 1.100,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7- Red kısmı nazara alınarak yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesinin 12.maddesi gereğince 1.100,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
8- Davacı tarafından yapılan harç dahil 494,40-TL yargılama giderinin;
a) 40,50-TL'sinin (harç) davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
b) Bakiye 453,90-TL'nin red kısmı nazara alınarak 302,90-TL'sinin davalıdan alınıp davacıya verilmesi, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı 8 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere açıkça okunup anlatıldı. 30.11.2011 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy