(4857 S. K. m. 20, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin iş akdinin malzeme kaybı nedeni ile 4857 Sayılı İş Kanunu 25/II maddesi uyarınca feshedildiğinin sözlü olarak bildirildiğini, yapılan feshin haksız olduğunu, malzeme kaybından müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının depo sorumlusu olarak çalıştığını, sorumlusu olduğu depo bölümünde usulsüzlüklerin tespit edildiğini, ana depoda 253 adet bira eksiği, barda ise 60 şişe bira fazlalığına rastlandığını, imzalı olan transfer fişleri üzerindeki adetlerin sistem üzerindeki girişlerden farklı olduğunun anlaşıldığını, bu durumun tutanakla sabitlendiğini, davacının görevini ihmal etmesi nedeni ile de şirketin maddi zarara uğradığını ve feshin haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, haklı sebeple yapılan feshin davacı yönünde ağır sonuçlar doğurduğu, feshin haklı sebeple yapılmış bir fesih olarak kabul edilemeyeceği, ancak işverenin, işçiye olan güveninin sarsılması ve iş akdinin devamının da mümkün görülmemesi sebebiyle feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda, depo sorumlusu olarak çalışan davacının iş akdi işini kendi istemi veya savsaması sebebiyle işvereni 30 günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede zarara uğrattığı gerekçesiyle haklı olarak feshedilmiştir.
Mahkemece, işverenin işçiye olan güveninin sarsılması ve iş akdinin devamının mümkün görülmemesi sebebiyle geçerli sebeple feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak dosya içerisinde yer alan tüm bilgi, belgeler ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının depodaki malzemelerin giriş çıkışından sorumlu olduğu ve bu malzemelerin davacının gözetiminde çıkışının yapıldığı buna rağmen davacının görevli olmadığı zamanlarda da diğer çalışanlar tarafından söz konusu malzemelerin alındığı anlaşılmaktadır. Yine davacının sorumlu olduğu depo, düzenli olarak işveren tarafından denetlenmektedir. Daha önce depodaki malzemelerin eksik olduğu yönünde yapılmış bir işlem de bulunmamaktadır. Fesih tarihinden önce davacının yıllık izinde olduğu da anlaşılmaktadır. Bu sebeplerle depodaki 253 adet bira eksiğiyle bardaki 60 şişe bira fazlalığı oluşmasında davacının kastı ya da kusuru bulunduğu davalı işveren tarafından ispat edilemediği gibi işverenin işçiye olan güveninin sarsılması ve iş akdinin devamının mümkün görülmemesi yönünde bir durum da söz konusu olmadığından yanılgılı değerlendirmeyle davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalıdır.
4857 Sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2. Feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin gerektiğine,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yaptığı 310.60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının istemi halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak, 18.09.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy