(6100 S. K. m. 297) (4857 S. K. m. 32)
Dava ve Karar: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, günlük ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının kıdem ve ihbar tazminatına esas ücretinin belirlenmesi uyuşmazlık konusudur.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanı ve bordrolardan davacıya yol ve yemek yardımı, ciro primi ödemesi yapıldığının anlaşılmasına karşın davacının ücret eki ödemelere ilişkin bir talebi bulunmadığı için kıdem ve ihbar tazminatının çıplak ücret üzerinden hesaplandığı görülmüştür.
Kıdem ve ihbar tazminatının hesabında Kanunun 32 nci maddesinde yazılı olan ücrete ek olarak, işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülebilir menfaatler de dikkate alınır.
Davacı dava dilekçesinde açıkça kendisini sınırlamadığı müddetçe yasa gereğince sözkonusu tazminatlarının giydirilmiş ücretten hesaplanması gerekir.
Mahkemenin giydirilmiş ücret yerine çıplak ücret üzerinden yapılan hesaplamaya itibarla karar vermesi hatalıdır.
3-Hükmedilen alacak miktarlarının brüt mü yoksa net mi olduğunun kararda gösterilmemesinin HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüde mahal verebileceğinin düşünülmemesi de isabetsizdir.
F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy