(6100 S. K. m. 371)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 03.07.2012 - 17.04.2014 tarihleri arasında davalı grup şirketi bünyesinde silobaz tır şoförü olarak en son aylık net 1.800,00 TL ücret ile ayrıca asgari geçim indirimi ile 100,00 TL, kazasızlık primi 1 öğün yemek karşılığında çalıştığını, maaşların asgari kısmının bankadan kalanının elden ödendiğini, davacının diğer işçilerle beraber fazla mesai ücretlerinin ödenmesi, sigorta bildirimlerinin gerçek ücretten bildirilmesi ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini istemesi üzerine bilgisi dışında İstanbul dışında bir şirket üzerinden sigorta çıkışının yapıldığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı defini ileri sürmüş, davacının da dahil olduğu 20 işçinin bütün özlük haklarıyla birlikte davanın ihbar edildiği ... Nakliyat Gıda İnş. Tekstil Petrol Ürün Paz, San, Dış Tic, Ltd. Şti’ne naklen geçtiğini, devir işlemi işyerinde ilan edilip tebliğ edildiği halde davacının devralan işyerinde işe başlamamak suretiyle devamsızlık yaptığı için iş akdinin bu nedenle sona erdiğini, talep edilen alacakların ödendiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının 03.07.2012 - 17.04.2014 tarihleri arasında (hizmet döküm cetvelinde görüleceği üzere) davalı nezdinde çalıştığı, son ücretinin net 1.800TL olduğu, kazasızlık primi ve yemek yardımının ücretine ilave edilmesiyle giydirilmiş brüt ücretin 2.813,80 TL olduğu, davalı şirket tarafından düzenlenen davacıya ait 17.04.2014 tarihli işten ayrılma bildirgesinde İşten çıkış nedeni (34) kodu ile ‘işyerinin devri, işin veya işyerinin niteliğinin değişmesi nedeniyle fesih" olarak bildirildiği, dinlenen davacı tanığı E.G.nin şirketin satılması sonrasında davacının haberi olmadan davalı firmadan çıkışının yapıldığını, diğer .... Nakliyat firmasında sigorta girişinin yapılmasına rağmen ve aynı iş yerinde aynı işin sürüdürülmesine rağmen artık sizi işe sokmayacağız denilmek suretiyle iş akdinin sonlandırıldığını beyan ettiği, iş akdinin kıdem tazminatına hak kazanamayacak şekilde sonlandırıldığı hususunda ispat yükümlülüğü işverene ait olup davalı tarafça bu husus usulüne uygun ibraz edilen inandırıcı deliller ile ispatlanmadığından iş akdinin devir sonrası devralan şirket tarafından iş başı yaptırılmamak suretiyle eylemli olarak feshedildiği kabul edilerek, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, 26/05/2015 tarihli hesap bilirkişi raporu mahkeme denetimine, dosya kapsamına uygun olup ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan hükme esas alınmış, raporda açıklanan gerekçelerle hesaplanan kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının tahsili ile hesaplanan fazla çalışma , genel tatil ve hafta tatili alacaklarında zaman aşımına uğrayan kısımlar dışlanmak suretiyle hesaplanan miktarlardan hakkaniyet gereği %30 oranında indirim yapılarak, ücret alacağında ise davacı talebi ile bağlı kalınarak hüküm kurulduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz: Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla mesai ücreti alacağında taleple bağlılık bakımından;
Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde “...Davalı hazır beton inşaat ve madencilik sektöründe faaliyet göstermektedir. Müvekkil de sorumluluğu gereği yoğun bir iş temposunda çalışmıştır. Davalı işyerinde mesai saatleri; sabah 6.00 akşam 17.00 saatleri arasındadır. Günde 1 defa 20 dakikalık yemek ve dinlenme molası verilmektedir. Müvekkil, haftanın 7 günü bu şekilde çalışmış, işverence 10 günde 1 gün hafta tatili izini kullandırılmıştır. Davalı firma bünyesinde milli bayramlarda çalışma yapılmakta olup, dini bayramlarda çalışılmamaktadır. Ayrıca milli bayramlarda yapılan çalışma için fazla mesai ücreti verilmemektedir…. Müvekkil sağlıksız ve uygunsuz çalışma ortamlarında haftanın her günü fazla mesai yapmıştır” yönünde beyanda bulunmuştur.
Takograf kaydı bulunsa dahi davacı dava dilekçesindeki beyanı ile bağlıdır. Bu nedenle takograf kaydı bulunsun bulunmasın, hesaba esas tüm dönemlerde, fazla mesai ücreti dava dilekçesinde belirttiği çalışma gün ve saatlerine göre hesaplanabilecek fazla mesai miktarını geçmemelidir. Bu hususun düşünülmemesi hatalıdır.
3-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları taktiri indirim yapıldıktan sonra mahsup edilmelidir.
Fazla mesai ücreti takakkuku bulunan bordrolar bakımından;
Bilirkişi raporunda bordrolarda tahakkuk bulunmadığı belirtilmiş ise de 2014/ Ocak, Şubat, Mart aylarında fazla mesai ücreti tahakkuku mevcuttur.
Öncelikle, bordrolarında fazla mesai ücreti tahakkuku olan aylar tek tek tespit edilmelidir.
Bordrolarında fazla mesai tahakkuku bulunan aylarda, takograf bilirkişisi raporuna göre belirtilen fazla mesai, aynı ay için bordroda tahakkuk ettirilen fazla mesaiden fazla ise dava dilekçesindeki yukarıda belirtilen taleple bağlılık gözetilerek o ay için fazla mesai ücreti takograf kaydına göre hesaplanmalı, hesaplamada Mahkeme tarafından tespit edilen ücret esas alınmalıdır. O ay için bordroda tahakkuk ettirilen fazla mesai ücretinin banka kanalı ile ya da davacının imzasına ödendiğinin anlaşılması halinde o ay bordrosunda tahakkuk ettirilen fazla mesai parasal miktar olarak yine o ay için hesaplanan fazla mesai ücretinden mahsup edilerek varsa bakiyesi fazla mesai ücreti alacağına ilave edilmelidir.
Bordrosunda fazla mesai ücreti tahakkuku ve davacının imzası bulunan ancak doğrudan doğruya takograf kaydı bulunmaksızın fazla mesai ücreti hesaplanan aylar mevcut ise örneğin doğrudan takograf kaydı bulunmasa da diğer takograf kayıtlarının ortalaması esas alınarak hesaplanan ayların bordrolarında fazla mesai ücreti tahakkuku ve davacı imzası var ise bu aylar bakımından, Mahkeme tarafından tespit edilen fazla mesai süresi esas alınmamalıdır. Bu aylar bakımından; davacının bordroda imzası olması nedeni ile bordroda tahakkuk ettirilen fazla mesai saati esas alınmalıdır. Ancak, bu ayların fazla mesai ücretinin hesabında yine Mahkeme tarafından tespit edilen ücret esas alınmalıdır. Yani bu aylarda, bordrolardaki fazla mesai saati ve Mahkeme tarafından tespit edilen ücret miktarı esas alınarak fazla mesai ücreti hakedişi ay ay hesaplanmalı, aynı aya ilişkin olarak bordro ile ödenen fazla mesai ücreti parasal olarak mahsup edilmeli, bakiyesi varsa fazla mesai ücreti alacağına ilave edilmelidir.
Bordrosunda fazla mesai ücreti tahakkuku olmakla birlikte davacının imzası bulunmayan, ayrıca doğrudan takograf kaydına değil de örneğin diğer ayların takograf kayıtlarının ortalamasına dayanılarak fazla mesai süresi hesaplanan aylar bakımından, Mahkeme’nin 2014/238 Esas sayılı kararında o ay için kabul edilmiş bulunan aylık fazla mesai süresi, davacının dava dilekçesindeki yukarıda açıklanan talebi ile sınırlı olmak üzere aynen kabul edilerek gene 2014/238 Esas sayılı kararda kabul edilen o aya ilişkin ücret miktarına göre hesaplanarak bordrodaki tahakkukun ödendiği, örneğin banka yolu ile ödendiğinin ispatlanması halinde o ay için hesaplanan fazla mesai ücretinden o ayın bordrosundaki fazla mesai ücreti tahakkuku mahsup edilmeli, bakiyesi var ise fazla mesai ücreti alacağına ilave edilmelidir.
4-Hafta tatili ücreti bakımından;
Dava dilekçesindeki beyanla davacı bağlı olduğundan, davacının ayda 1 hafta tatilinde çalıştığı kabul edilerek sonuca gidilmeli, fazla mesai ücreti bakımından yukarıda açıklanan hususlar kıyasen hafta tatili ücreti bakımından da uygulanmalıdır.
5-Ulusal bayram genel tatil ücreti bakımından;
Mahkeme’nin 2014/238 Esas sayılı kararına esas bilirkişi raporu dava dilekçesindeki taleple bağlılık açısından denetlenmeli, fazla mesai ücreti bakımından yukarıda açıklanan hususlar kıyasen ulusal bayram genel tatil ücreti bakımından da uygulanmalıdır.
F) Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06/02/2020 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)