(4857 S. K. m. 24)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı işçinin, davalı işverene ait işyerinde, 17.10.2007-20.05.2014 tarihleri arasındaki dönemde çalıştığını; şoför olarak görev yaptığını; Nisan-2008 tarihinde 15 ay süreyle askere gittiğini ve dönüşte tekrar ara vermeden davalı işverene ait işyerinde çalıştığını; haklı neden olmadan işten çıkartıldığını; net 1.500.00 TL aylık ücret aldığını; haftanın 7 günü 19.00-08.00 saatleri arasında çalıştığını; tahsilat günleri olan Cuma ve Cumartesi günlerinde bu çalışmanın saat 16.00’a kadar uzadığını; dini bayram günlerinde 1 gün izin kullandığını, bunun dışındaki tüm resmi tatil ve genel tatil günlerinde çalıştığını; yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını; hafta tatillerinde de çalıştığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücret alacağı, resmi tatil ve genel tatil günleri ücret alacağı, hafta tatili fazla çalışma ücret alacağı ve yıllık ücretli izin alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı işçinin, davalı işverene ait işyerinde, 11.12.2007-01.04.2008 ve 18.08.2009-18.06.2014 tarihleri arasındaki dönemde çalıştığını; davacı işçinin ilk dönem çalışmasının, askerlik görevi dolayısıyla değil, kendi isteği ile sona erdiğini; bu nedenle, davacı işçinin, ilk dönem çalışması için kıdem tazminatı talep edemeyeceğini; davacı işçinin şoför olarak çalıştığını; aylık ücretinin bordrolarda göründüğü kadar olduğunu; davacı işçinin ikinci dönem çalışmasının da, kendi isteği ile sona erdiğini, bu nedenle, ikinci dönem çalışlma için de kıdem tazminatı talebinde bulunamayacağını, davacı işçinin hafta tatili, bayram tatili ve fazla çalışma ücret alacağının da bulunmadığını, yıllık ücretli izin alacağının da bulunmadığını; davacı taleplerine ilişkin olarak zamanaşımı def’inde bulunduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle; SGK kayıtları, toplanan delillerin değerlendirilmesinde; davacının, dosya içeriği belgelerden, davalı işverene ait işyerinde 11.12.2007-01.04.2008 ve 18.08.2009-20.05.2014 tarihleri arasındaki dönemde toplam 5 yıl 22 gün süre ile en son 1.500,00 TL net ve 2.098,19 TL brüt ücretle çalışmış olduğu, yemek, erzak, lojman yardımı ilavesi ile kıdem tazminatına esas giydirilmiş brüt ücretinin 2.769,85 TL olduğunun anlaşıldığı, devamsızlık tutanakları ve dinlenen davalı taraf şahit beyanlarından hareketle, dava konusu iş sözleşmesinin, davacı işçi tarafından feshedildiği, davacı işçi tarafından keşide edilen 20.05.2014 tarihli İhtarnamede göz önünde bulundurularak, iş sözleşmesinin, davacı işçi tarafından, 4857 Sayılı Kanunun madde 24 / II-e kapsamında haklı nedenle feshedildiği ve davacı işçinin kıdem tazminatı almaya hak kazandığı, haklı sebeple dahi olsa iş sözleşmesini fesih eden işçinin ihbar tazminatı talep hakkının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, ayrıca davacının kullandırıldığı veya karşılığı gelen ücretin ödendiği davalı işverenlikçe ispatlanamayan 28 günlük yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, davacının fazla mesai yaptığı, hafta tatili ve genel tatillerde çalıştığı, bu çalışmalarına karşılık gelen ücretin ödendiğinin davalı işverenlikçe ispatlanamadığı anlaşılmakla davacının fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücret alacağının bulunduğu, davacı işçinin, ilk dönem çalışmasının askerlik görevi nedeniyle feshedildiğini gösterir bir delil davacı tarafça dava dosyasına ibraz edilmediği, ancak, bu ilk dönem çalışmanın, davacı işçiye kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandırmayacak şekilde sona erdiğini gösteren bir delil de dava dosyasına ibraz edilmediği, bu nedenle davacı işçinin, davalı işverene ait işyerinde geçen tüm çalışma dönemi birlikte değerlendirilerek kıdem tazminatı alacağının hesaplanması gerektiğinin anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta dava kısmi dava olarak açılmıştır. Davalı vekili davacı vekilinin 30.11.2015 tarihinde yaptığı ıslaha karşı 07.12.2015 havale tarihli dilekçesi ile süresinde zamanaşımı defini ileri sürmüş, mahkemece süresinde ileri sürülen zamanaşımı defi değerlendirilmemiştir. Davanın belirsiz alacak davası olarak değil kısmi dava olarak açılmış olması nedeniyle mahkemece ıslaha karşı zamanaşımı değerlendirilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)