(6100 S. K. m. 371)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 2010 yılının 8.ayı itibariyle davalı işveren nezdinde güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladığını, aralıksız olarak 27.09.2014 tarihine kadar çalıştığını, fazla mesai ve genel tatil alacaklarının ödenmemesi ile ücretinin düşük gösterilmesi nedeniyle iş akdini ... 3.Noterliğinin 27.09.2014 tarihli ihtarnamesiyle haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının tüm haklarının eksiksiz ödendiğini, bu durumun bordrolarla sabit olduğunu, davacının yıllık 270 saati aşan fazla mesai yapmadığını, bu sürenin altındaki fazla mesailerin ise ödendiğini, 2010 yılından beri çalışan davacının bu güne kadar hiçbir şikayette bulunmadığını, bu nedenle feshin süresinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı işverenliğe ait işyerinde 09.08.2010-27.09.2014 tarihleri arasında çalıştığı, davacının en son net 1.308 TL ücret aldığı, davacının iş akdini fazla mesai ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile haklı olarak feshettiği, bu nedenle davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, kıdem tazminatının davalı işverenlikçe ödendiğinin ispatlanamadığı, davacının haftalık 51 saat çalışma yaptığı, haftalık yasal çalışma süresini aşan 6 saat için fazla çalışma ücretine hak kazandığı, davacının fazla çalışma ücret alacağının ödendiğinin davalı işverenlikçe ispatlanamadığı, davacının dini bayramlarda, resmi bayramlarda, genel tatillerde çalıştığı ve genel tatil ücretine hak kazandığı, davalı işverenliğin davacının bu çalışmalarının karşılığını ödediğini veya telafi ettiğini davalı işverenliğin usulüne uygun ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma ve genel tatil çalışmalarının yazılı delil yerine tanık beyanlarına dayalı olarak hesaplanması halinde, işçinin normal mesaisinin üzerine sürekli olarak aynı şekilde fazla çalışması mümkün olmadığından, hastalık mazeret izin gibi nedenlerle belirtildiği şekilde çalışamadığı günlerin olması kaçınılmaz olup, bu durumda karineye dayalı makul indirim yapılmalıdır (Yargıtay HGK, 06.12.2017 tarih 2015/9-2698 E.-2017/1557 K.). Fazla çalışma ve genel tatil çalışmalarının tanık anlatımları yerine doğrudan yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Fazla çalışma ve genel tatil ücretinden karineye dayalı makul indirime gidilmesi sebebiyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemez.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkeme tarafından hükmedilen fazla çalışma ve genel tatil ücretleri sadece yazılı delillere göre değil takdiri delil niteliğindeki tanık beyanları birlikte değerlendirilerek hesaplandığından bu miktarlardan hakkın özüne zarar vermeyecek makul oranlarda karineye dayalı makul indirim (takdiri indirim) yapılması gerekirken, karar gerekçesinde takdiri indirim yapıldığının açıklanmasına karşın alacakların indirimsiz haliyle hüküm altına alınması hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)