(6100 S. K. m. 371)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 14.04.2004-18.06.2013 tarihleri arasında davalı Şirkette faranehising satış süper vizörü olarak çalıştığını, haksız olarak iş akdine son verildiğini, ihbar ve kıdem tazminatının ödenmediğini, son brüt maaşının 3.150,00 TL, olduğunu, haftalık çalışma süresinin üzerinde çalıştığını, fazla mesai ücreti ödenmediğini hak edipte kullanmadığı 50 gün izin alacağı olduğunu, genel tatil günleri çalışmasına rağmen ücretinin ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Vekili; davacının 14.04.2004-18.06.2013 tarihleri arası müvekkili Şirkette çalıştığını, son olarak franchise satış supervizörü olarak çalıştığını, davacı hakkında bayilerden gelen bazı şikayetler üzerine franchise bölge müdürü ...'ın araştırmaları neticesinde davacı ve ...Avrupa Bölge Müdürü olarak çalışan ...'in bayilere karşı şirketteki nüfusunu kullanarak haksız menfaatler elde ettiklerinin tespit edildiğini, bayi temsilcileri ..., ..., ... tan menfaat temin ettiklerine ilişkin adı geçenlerin şikayette bulunduktan, ayrıca kapanan mağazaların iadelerini faturasız olarak başka mağazalara sattığı, toplu satışlardan haricen para aldığı, yazılı olarak yapılan şikayetler ile bu iddiaların tamının sübut bulunduğu, bu nedenle iş sözleşmesine İş Kanunun 25/II-e fıkrasına göre son verildiği, imzadan imtina etmesi nedeni ile noter aracılığı ile fesih bildiriminin yapıldığı, hak edipte kullanmadığı izin sürelerine ilişkin 5.145,00 TL.’nin ücret bordrosuna yansıtılarak ödendiği, davacının uygunsuz eylemeleri ile ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını soruşturmanın savcılıkça 2013/93039 soruşturma numarası ile sürdüğünü, aynı eylemlerle ilgili îrfan İşlerin de iş sözleşmesine son verildiğini, haklı nedenle yapılan fesih nedeniyle ihbar ve kıdem tazminatı hakkı bulunmadığı, davacı ile yapılan sözleşmede 270 saate kadar yapılacak fazla çalışmaların kararlaştırılan ücretinin içinde olduğu, davacının mağaza şefliği dahil hiçbir zaman çalışma saatleri ile ilgili her hangi bir talimat almadığı çalışma saatlerini kendilerinin belirlediği, dgenel tatil günlerinde çalışması halinde ücretlerinin bordrolarda tahakkuk ettirilerek kendisine ödendiği, ayrıca taleplerinin 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak, davacının hizmet süresinin 14/04/2004-18/06/2013 tarihleri arasında olduğu, aylık ücretinin brüt 3.150,00 TL olduğu, bu hususlarda taraflar arasında bir uyuşmazlığın olmadığı, her ne kadar bilirkişi raporunda; davacının iş sözleşmesinin davalı yanca haklı nedenle sona erdirildiği düşünüldüğü ifade edilmiş ise de, davalının davacının iş akdini haklı sebeple feshedildiği hususunda yeterli delil dosyaya sunmadığı ve davacının iş akdinin haklı sebeple sona erdirilmediği kanaatine varıldığı, fazla çalışma alacağı ve yıllık izin ücretlerinin dosyadaki mevcut delil durumu göz önüne alındığında bu alacaklara davacının hak kazanmadığı, 01/01/2009-18/06/2013 tarihler arası dini bayramlarda 1 er gün çalıştığının kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkânı vermez (Yargıtay 9. HD. 1.12.2009 gün, 2008/11819 E, 2009/32509 K).
Somut uyuşmazlıkta; davalı işyerinde Marmara franchise satış süpervizörü olarak çalışan davacı iş akdinin hiçbir geçerli nedene dayanmadan haksız olarak feshedildiğini iddia ederken davalı işverenlik feshin, gelen şikâyetler üzerine yapılan araştırma neticesinde davacının franchise mağaza devri projesi kapsamında mağaza alan personelden mağazanın devredilmesi esnasında gerek yasal gerekse Şirket prosedürleri haricinde haksız yere elden nakit para talep ederek teslim alması, yine aynı mağaza sahiplerini taraflar arasında imzalanan franchise sözleşmesi çerçevesinde Şirkete verdikleri teminat miktarları üzerinde mal alımı yapmak zorunda bırakması ve bayilere ait cari hesaplara bloke koydurarak bakiyelerini yükseltebilmek ve mal alımlarının devam edebilmesi amacıyla şahsi yarar sağlayıcı taleplerde bulunmak suretiyle çeşitli bedeller talep ettiğinin tespiti üzerine haklı nedenle yapıldığını savunmuştur.
Dosyadaki bilgi, belge ve bilhassa şikâyet dilekçeleri ile bu dilekçeleri doğrulayan davalı tanık anlatımları, davacının iş akdinin doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini ispatlamıştır. Davacı hakkında takipsizlik kararı verilmesi de eylemin suç oluşturup oluşturmadığı ile ilgili olup, davranışın iş hukuku açısından niteliğini, yani doğruluk bağlılığa aykırılık oluşturup oluşturmadığıyla ilgili belirleyici olamayacağından sonuca etkili görülmemiştir.
Hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.06.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)