MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili,davacının işyerinde kalite bölümünde GP12 vardiya amirliği olduğunu, görev değişikliği hakkında bir form imzalatılarak bu tarihe kadar GP12 vardiya amiri olan müvekkilinin bundan sonra enjeksiyon üretim operatörü olarak görevlendirildiğinin bildirildiğini, buna karşılık müvekkilinin görev değişikliğini kabul etmediğini, eski görevine iade talep ettiği,vardiya amiri olan müvekkilinin konumunun düşürülmesi anlamına geldiğini, enjeksiyon operatörlük görevinde yapılan işlerin daha yoğun ve ağır nitelikte olması ve davalı işyerinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sağ el ikinci ve üçüncü parmağında maluliyet oluşan müvekkilinin çalışma koşullarını daha da ağırlaştıracak olması karşısında iş değişikliğinin çalışma koşullarını ağırlaştırdığı ve esaslı değişiklik anlamına geldiği için iş akdini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili,davacının fesih dayanağı olarak İş Kanununun 22. ve 24. maddesine dayanmasına rağmen iş akdi feshinin söz konusu maddelere uygun olmadığını, İş Kanununun 22. maddesinin fesih yetkisini çalışana değil, işverene verdiğini, 24. madde uyarınca işçinin haklı fesih nedenleri arasında ise çalışma koşullarının değiştirilmesinin bulunmadığını, bu nedenle davacının feshinin istifa niteliğinde olduğunu ve kıdem tazminatı talep hakkı bulunmadığını, davacı müvekkil şirket işyerinde montaj operatörü olarak işe başladığını, daha sonra GP 12 adlı bölümde çalışmaya devam ettiğini, ancak bu bölümde iş yükünün azalması ve zaman içinde yapılan işin tamamen bitecek olması nedeniyle söz konusu bölümün tasfiye edilmesi kararı alındığını ve bu nedenle de bölümde çalışanların işinin değiştirilmesi zorunda kalındığını, bölüm değişikliği kendisine bildirilen davacının da tebliğ formunu imzalayarak belirtilen bölümde çalışmaya başladığını, ancak daha sonra değişiklik nedeniyle iş akdini feshettiğini bildirdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak,davacıya işveren tarafından verilen yeni görev ile daha önce yürüttüğü görev arasında iş ve çalışma koşullarının ağırlaşması ile ilgili bariz bir değişikliğin olmadığı, yani yapılan değişlikle iş koşullarının ağırlaşmadığı, işçinin görev değişikliğinin bir alt göreve indirilme şeklinde değerlendirilemeyeceği, zira işçinin eski görev yerinde de operatör kadrosunda görev yaptığı, davacının başkaca bir işe görevlendirilmesi için davalı işverenlikçe belirtilen bölümün tasfiye edilmesi gerekçesinin gerçeği yansıtmadığı, davalı işyerinde bölümün fiilen devam ettiği, davacının başka işe verilmesinin ardından diğer bir çalışanın bu işe kaydırıldığı, fesih döneminde de inceleme döneminde de bu bölümün çalışan sayısının aynı kaldığı, istihdamda azalma olmadığı, bu nedenle değişikliğin işveren için gerekli/zorunlu bir durum olmadığı, davacı işçi tarafından yapılan iş akdinin feshi işleminin geçerli bir sebebe dayandığı, kıdem tazminatını hak ettiği kanaati ile bir kısım işçilik alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki bilgi ve belgelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamakla ve özellikle vardiya amiri olarak görev yapan davacının yazılı muvafakatı olmadan yapılan görev değişikliğinin 4857 Sayılı Kanun’un 22. maddesine aykırı olup iş şartlarının ağırlaştırılmasına neden olduğunun ve buna bağlı olarak davacının feshinin haklı nedene dayandığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili yıllık ücretli izin alacağı talep etmiş, 2013-2014 yıllarında izinlerin kullandırılmadığını iddia ederek talepte bulunmuş, dava dilekçesinde toplam 15 gün izin talep etmiştir.Davalı işveren dijital kayıtlar olduğunu belirterek imzasız izin defteri ve imzasız ücret bordroları sunmuştur.
Dosyada mevcut ücret bordrolarında bir kısım izinlerin kullanıldığı kayıtlıdır. (Örneğin 2014 Ağustos ayında 3 gün, Temmuz 2014 yılında 6 gün gibi) Kural olarak izin belgeleri imzalı olmak durumundadır. Ancak işveren savunmasında ve sunulan belgeler değerlendirildiğinde belgeler ve izin konusunda davacının isticvabının gerektiği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılacak iş davacı asili isticvap ederek talep edilen 2013-2014 bordrolarındaki izinler kendisinden sorularak sonuca gitmek, ödeme konusunda inkar olursa banka kayıtları getirtilip değerlendirilmelidir.Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,10.06.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy