(6100 S. K. m. 371)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının, 01/03/2001 tarihinde Garipoğlu Şirketler Grubu bünyesinde bulunan ... Madencilik San. Tic. A.Ş.'de işe başladığını, 2006 yılında işten çıkartılması nedeniyle işe iade davası açıldığını ve 2008 yılında işe döndüğünü, 03/07/2013 tarihinde bu şirketin kapatılması nedeniyle davalı ... San. A.Ş.'de çalışmaya devam ettiğini, 09/01/2014 tarihinde iş sözleşmesinin işçi tarafından emeklilik nedeniyle feshedildiğini ancak bu fesihten sonra müvekkili hakkında hırsızlık ithamında bulunulduğunu, işe iadesi sonrası bu tip davranışların müvekkiline karşı yapıldığını, savcılığa yapılan şikayettte kamu davası açılmasına yer olmadığına dair karar verildiğini, sonrasında bu defa 22-23-24.01.2014 tarihinde işe gelmediğinden bahisle iş akdine son verildiğinin bildirildiğini oysa müvekkilinin iş akdini 09.01.2014 tarihinde sonlandırdığını, kıdem tazminatını ödememek için işveren tarafından bu yola başvurulduğunu, müvekkilinin fazla çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, iddia ederek; kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının çalıştığı davalı şirkete ait 34 VS 9700 plakalı aracın 15.12.2013-26.12.2013 tarihleri arasında yakıt tüketiminin yüksek olduğunun 12.01.2014 tarihinde yapılan rutin kontrollerde tespit edildiğini, durumun incelemeye alındığını ve idari işler müdürü tarafından tutanak tanzim edildiğini, davacının savunmalarında kayıp miktarının maaşından kesilmesini istediğini, başka bir savunmasında da kıdem tazminatı ödenmemesi nedeniyle böyle yapıldığını söyleyerek davalı şirketi suçladığını, daha sonra davacının raporlu olduğu tarih sonrasında 22-23-24/01/2014 tarihlerinde mazeretsiz ve bildirimsiz işe gelmediğini, bu hususta tutanaklar tutulduğunu, davacının savunma vermekten imtina ettiğini, akabinde de iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın esastan ve usulden reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz: Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir.
Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir. Somut uyuşmazlıkta; imzasız bordrolar ile tahakkuk ettirilip ödendiği anlaşılan fazla mesai miktarının hesaplanıp takdiri indirime tabi tutulduktan sonra belirlenecek miktardan parasal olarak mahsubu ile bulanacak bakiyenin fazla mesai alacağı olarak hüküm altına alınması gerekirken imzasız bordro dönemi için hesap yapılmayıp sadece bordrolarda fazla mesai olarak gösterilen miktarların toplamı olan 1.367,58 TL' nin ilavesi ile yetinilmesi hatalıdır.
Yeni kurulacak hükümde önceki kararın sadece davalı tarafından temyiz edildiği ve davalı temyizi üzerine bozulduğu gözetilerek davalı yararına miktar bakımından oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlal edilmemesi gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır.
3-Davalı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunduğu davacının kullandığı yıllık izinleri gösteren belgeler değerlendirilmeden yıllık izin ücreti hesabı yapılıp hüküm altına alınması da ayrıca hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10/06/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)