MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 01.02.2005 tarihinde makine mühendisi olarak çalışmaya başladığını, tesis koordinatörlüğü ve daha sonra dökme gaz müdürü olarak çalışmasına devam ettiğini, 31.07.2008 tarihinde iş akdinin geçersiz ve haksız nedenlerle feshedildiğini, davacının iş akdinin feshinden önce aylık brüt ücretinin 7.316,56 TL olduğunu, bu durumun davalı tarafça daha önce sunulan maaş bordroları ile sabit olduğunu, haksız fesih nedeniyle davalı aleyhine işe iade talepli dava açıldığını ve açılan davanın davacı lehine sonuçlandığını, hükmün kesinleşmesinden sonra İş Kanunu'ndaki usuli işlemlerin taraflarınca gerçekleştirilmesine rağmen işverenin müvekkilini işe başlatmadığını, bunun üzerine...İcra Dairesi'nin 2012/6971 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız takip yapıldığını, itiraz üzerine itirazın iptali için ikame edilen davada İstanbul 9. İş Mahkemesi'nin 2012/410 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali şeklinde hüküm kurulduğunu ve Yargıtay tarafından dosyanın onandığını, ilgili dosyada işe başlatmama tazminatının bilirkişi tarafından 34.922,01 TL olarak hesaplandığını ancak taleplerinin 29.270,24 TL olduğunu, boşta geçen süre ücretinin bilirkişi tarafından 22.687,24 TL olarak hesaplandığını ancak taleplerinin 19.364,28 TL olduğunu, aradaki farktan dolayı İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün 2015/687 Esas sayılı dosyası ile takibe girişildiğini, davalı tarafça takibe haksız ve de hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, yine aynı şekilde boşta geçen sürenin işçinin kıdemine eklenmesinden doğan 4 aylık fark kıdem tazminatı alacağı ve de 4 aylık fark yıllık ücretli izin alacağının taraflarınca ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/6971 Esas sayılı dosyası ile davalı taraftan istendiğini, bu taleplerine de haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, iş akdinin davalı tarafından feshinin haksız ve de hukuka aykın olduğunun ... İş Mahkemesi'nin 2008/429 Esas ve İstanbul 8. İş Mahkemesi'nin 2012/193 Esas sayılı ilamlarıyla ve Yargıtay kararları ile kesinleştiğini, davalının takibin tamamına hukuka aykırı bir şekilde itiraz ettiğini iddia ederek, davalının haksız ve hukuka aykırı itirazının iptali ile takibin devamına, takip konusu alacak davaya mesnet mahkeme ilamlarıyla kesinleştiğinden ve de alacak miktarı belli olduğundan İİK madde 67/2 uyarınca %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının taleplerini işe iade davasından sonra açılan ...İş Mahkemesi'nin 2012/410 Esas sayılı dosyasından alınan 16.04.2013 tarihli bilirkişi raporuna dayandırdığını, bu dosyada boşta geçen süreye ilişkin tazminata dair yapılan ücret hesaplamasında davacının sürekli prim aldığı varsayımına göre hesaplama yapıldığını, oysa ki davacının kıdem, ihbar, ücret ve izin alacaklarına dair müvekkil aleyhine... İş Mahkemesi'nin 2012/193 Esas sayılı dosyası ile açtığı davada alınan bilirkişi raporunda davacının ücretinin bordroda görünen 6.705,27 TL olduğu ve sürekli prim alıp almadığı hususunun saptanamadığını, iki dosyadan alınan raporların farklı olduğunu, davacı yana ... İş Mahkemesi'nin 2012/410 Esas sayılı dosyası ile açmış olduğu dava ile ilgili olarak talebi gibi ödeme yapılmış olduğunu, bu anlamda fark alacağı bulunmadığını, işe başlatmama tazminatına dair hesaplamanın da icra takibine dayanak raporun da hatalı olduğunu, davacının dökme gaz müdürü olarak çalıştığı ve davacıdan sonra bu departmanın kapatıldığının sabit olduğunu, davacı yerine başka bir personel de alınmadığını, 2008-2011 döneminde müvekkili şirkette (asgari ücretle çalışanlar hariç) zam uygulaması yapılmadığını, bu sebeple davacının ücretinin fiilen artmasının mümkün olmadığını, hal böyle iken işe başlatmama tazminatının da 6.705,27*4 = 26.821,08 TL olması gerektiğini, davacının taleplerinin haksız ve fahiş olduğunu, davacı yanca 4 aylık yıllık izin fark ücreti olarak 2.640,98 TL talep edildiğini, bu talebin ne şekilde olduğunun taraflarınca tespit edilemediğini, davacının yıllık izin alacağı ile ilgili olarak İstanbul 8. İş Mahkemesi'nin 2012/193 Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine dava açtığını ve burada 8.050,00 TL yıllık izin talep ettiğini, bu dosyadan alınan raporda davacının yıllık izin alacağının 5.281,96 TL olarak hesaplandığını ve bu tutarın...İcra Müdürlüğü'nün 2013/10179 Esas sayılı dosyasına ödendiğini, bu kararın yalnızca yıllık izin ücretleri bakımından müvekkili lehine bozulduğunu, İstanbul 8. İş Mahkemesi'nin 2014/946 Esas sayısını aldığını ve yargılamanın da devam ettiğini, davacı taleplerinin haksız olmakla birlikte yargılamayı da gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçi kesinleşen işe iade kararı sonrasında işveren tarafından eski işine başlatılmadığını, bu nedenle boşta geçen 4 aylık çalışma süresinin ilavesiyle yeni bir yıllık izin hakkı elde ettiğini ileri sürerek yıllık izin ücreti talebinde bulunmuş, mahkemece isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin işyerindeki kıdemi 3 yıl 6 ay olup, 4 aylık boşta geçen sürenin ilavesiyle bir tam yıl dolmadığından iddia edildiği gibi yıllık izin hakkı doğmamıştır. Ek bilirkişi raporunda da bu yönde tespitte bulunulmasına karşın, mahkemece gerekçesiz olarak icra takibine konu yıllık izin ücreti talebi bakımından takibin devamına karar verilmesi ve bu alacakla ilgili icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 15/06/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy