(1475 S. K. m. 14)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.06.2011 - 01.06.2015 tarihleri arasında “Uçak İçi Temizlik İşçisi" olarak çalıştığını, davacının eşinin ...’ye tayini çıkması nedeniyle davalı şirket ile görüşerek kıdem tazminatının verilmesi halinde iş sözleşmesini feshetmek istediğini söylediğini, kendisine “sen istifanı ver, tazminatını ödeyeceğiz" dendiğini, bunun üzerine davacının istifa dilekçesini verdiğini ancak tazminatının ödenmediğini, davalı işverence iradesi ifsat edilmek suretiyle davacının kandırıldığını, davacının hem işinden olduğunu, hem de tazminatını alamadığını ileri sürerek; kıdem tazminatı alacağını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının iş sözleşmesini kendi isteği ile, ihbar öneline uymaksızın ve istifa nedeniyle sona erdirdiğini, davacıya “sen istifanı ver. tazminatını ödeyeceğiz" şeklinde bir taahhütte bulunulmadığını, davacının bu ifadeyi kimin söylediğini açıklaması gerektiğini, davacının müvekkili şirketi ibra ettiğini ve herhangi alacağının bulunmadığını, davacının eşinin tayininin çıkmadığını, müvekkili şirkette çalışan eşinin iş sözleşmesinin feshedildiğini ve şirketin Rize'de şubesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle; SGK kayıtları, toplanan delillerin değerlendirilmesinde; davacıya ait sigorta hizmet cetveli çerçevesinde SGK Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 05.10.2015 tarihli cevap yazısı ekindeki SGK kayıtlarının ve davacıya ait "Hizmet Dökümü'nün incelenmesinden; davacının davalı şirkette 01.06.2011 - 01.06.2015 tarihleri arasında çalıştığı, SGK Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesi’nden; işten ayrılış nedeninin (kodu: 03) "Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işçi itirafından feshi (istifa)" olarak bildirildiğinin görüldüğü, dosyaya sunulu taraflarca 01.06.2011 tarihinde imzalanmış belirsiz süreli hizmet sözleşmesine göre; davacının “Ramp işçisi" olarak aylık net 775,00 TL ücret ile işe başladığı, 29.01.2014 tarihli terfi/ünvan değişikliği yazısı ile 01.02.2014 tarihi itibarıyla aylık net 1.055,00 TL ücret ile “Uçak Temizlik İşçişi" olarak çalışmasına devam ettiğinin görüldüğü, Vakıflar Bankasının 20.09.2015 havale tarihli cevap yazısı ekinde davacının 14.05.2011 - 04.09.2015 dönemine ait banka hesap ekstrelerinin dosyaya sunulduğu nun anlaşıldığı, yapılan emsal ücret araştırmasına, Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığının 20.09.2015 havale tarihli cevap yazısında; “91-TEMİZLİKÇİLER ve YARDIMCILAR meslek kodunda ücretli çalışanların 2010 Kasım aylık ortalama brüt ücreti 941 TL, 2010 yılı yıllık ortalama brüt kazancı ise 11.760 TL olmuştur. Genel-İş Sendikasının 22.09.2015 havale tarihli cevabi yazısında; "..Sendikamızın bağıtladığı toplu sözleşmelerde üyelerimizin ortalama olarak,.:.. 2015 yılında 2.850.00 TL aylık ücret aldığı...", Hizmet-İş Sendikası’nın 30.10.2015 havale tarihli cevap yazısında; sendika kayıtlarında gerekli bilgi ve belge olmadığı, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu’na bağlı meslek odalarından bilgi alınabileceği şeklinde bildirimde bulunduklarının anlaşıldığı, davacının özlük dosyasının, iş sözleşmesinin, terfi/ünvan değişikliği yazısının, İnsan Kaynakları ile ödül ve Ceza yönetmeliklerinin, 01.06.2015 tarihli istifa dilekçesi formunun, 01.06.2015 tarihli ibranamenin, SGK işe giriş ve işten ayrılış bildirgelerinin. 06/2011-06/2015 dönemine ait ücret hesap pusulalarının, yıllık izin, ücreti/ücretsiz izin formlarının, istirahat raporlarının, iş göremezlik belgelerinin, davacının eşine ait 26.03.2013 tarihli fesih yazısının ve fesih ile ilgili tutanakların, Yargıtay 22. H.D.’nin bozma kararının, ayrıca davacının eşinin tayini ile ilgili Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü Personel Dairesi Başkanlığı’nm 01.07.2015 tarihli tayin olur yazısının, İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü Çatalca Orman İşletmesi Müdürlüğü’niin 13.07.2015 tarihli tayin yazısının ve nakil bildiriminin dosyaya sunulduğu, davacının davalı şirkette SGK kayıtlarındaki gibi 01.06.2011 - 01.06.2015 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek, toplam hizmet süresi 4 yıl 1 gün olarak kabul edildiği, dosyaya sunulu ücret hesap pusulalarına göre; davacının en son aylık net ücretinin 1.184,00 TL ve aylık brüt ücretinin 1.656,15 TL olduğu, banka hesap ekstrelerine göre; her ay bordro tutarlarının ’’maaş ödemesi” olarak davacının hesabına yatırıldığı, ücret hesap pusulaları ile banka kayıtlarının örtüştüğü, SGK kayıtları ile tutarlılık gösterdiği, ücret hesap pusulalarının imzalı olmadığı, davacının banka kanalı ile yapılan ödemelere ihtirazı kaydı bulunmadığının görüldüğü, davacının en son brüt aylık ücretinin kayıtlardaki gibi 1.656,15 TL olduğu, davacının giydirilmiş aylık ücretinin 2.392,60 TL olduğu, işçinin haklı bir nedene dayanmadan kendi isteği ile işten ayrılması istifa olarak değerlendirildiği,somut olayda, davacı eşinin tayini nedeniyle işlen ayrılmak istemekle ve kıdem tazminatını talep etmekle birlikte, bu hususları dilekçesinde açıkça belirtmemiş, "ailevi nedenler" gibi soyut bir ifade kullandığı, dosyaya sunulu belgelerden davacının eşinin tayin olduğu görüldüğü, ancak bu durumun halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı İş Yasasının 14. maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektiren haller arasında sayılmadığı, ayrıca şarla bağlı istifalar geçerli olmayıp, davacının kıdem tazminatının ödenmesi koşulu ile işten ayrılma talebi, olsa olsa "örtülü ikale” yapma yönünde icap olarak değerlendirilebilirse de, davacının dilekçesinde bu yönde bir olgu bulunmadığı gibi taraflar arasında yapılmış ikale sözleşmesi de mevcut olmadığı, bu durumda, davalı şirket nezdinde (4) yıldır çalışan davacının feshe bağlı olan alacaklarım yok sayarak durup dururken iş sözleşmesini feshetmesinin (istifa etmesinin) hayatın olağan akışına aykırı olduğu, iradenin fesada uğratılması halinde geçerli istifadan bahsedilemeyeceği hususları ile davacı tanığının beyanı dikkate alındığında: davacının kıdem tazminatının ödenmesi halinde işten ayrılma iradesinin fesada bu şekilde uğratıldığı, davacının iddiası, davacı iddiasını doğrular tanık beyanları, hayatın olağan akış kuralları ile birlikte tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının nihai iradesinin istifa yönünde olmadığı kanaatine varılarak, davacının mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre iş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak edecek şekilde sonlandığı, bu hususa yönelik dinlenen tanık beyanlarına itibar etmemek için bir sebep bulunmadığı sonuç ve kanaate varılarak, hesap bilirkişisinin bu yöndeki hesaplamalarına itibar edilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta davacı işçi davalı işyerinde çalışırken farklı bir kurumda çalışan eşinin ...’ye tayini çıkması üzerine aile bütünlüğünü korumak adına dosyada mevcut istifa dilekçesini vererek iş akdini sonlandırmıştır. Bu fesih şekline göre feshin haklı nedene dayanmadığı, davacı işçinin, davalı işverenin kıdem tazminatını ödeyeceği vaadine itibarla söz konusu istifayı yazıp imzaladığı, istifanın gerçek iradesini yansıtmadığı şeklindeki iddiasını ise ispat edemediği anlaşılmakla şartları bulunmayan kıdem tazminatı alacağının reddi yerine kabulü hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.06.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)