(6100 S. K. m. 371)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette teknik servis elemanı olarak çalıştığını, işçilik ücretlerinin eksik verilmesi nedeniyle iş akdini haklı sebeple feshettiklerini, ödenmeyen alacaklar için icra takibi başlatıldığını davalı tarafça takibe haksız itirazda bulunulduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin işten kendisinin ayrılması nedeniyle sonlandığını ve davacının takibe konu alacakları hak etmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeni ile iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili, davalı aleyhine 16.000,00 TL. kıdem tazminatı, 25.000,00 TL. fazla çalışma ücreti, 1.000,00 TL. genel tatil ücreti, 4.500,00 TL. asgari geçim indirimi alacağı ile 1.400,00 TL. yıllık ücretli izin alacağı toplamı 47.900,00 TL. Asıl alacak ve 606,25 TL. İşlemiş faiz üzerinden ilamsız takip yapmış, işlemiş faiz alacağının hangi kalemde ne kadar olduğunu açıklamamıştır.
Mahkemece hüküm " Davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün 2014/21413 sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali talebinin kısmen kabulü ile takibe konu miktarda 21.331,20 TL. lik kısma yapılan itirazın iptali ve bu kısım için takibin devamına, fazla istemin reddine " şeklinde oluşturulmuştur.
6100 sayılı HMK. nın 297/2. maddesi "hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur." hükmünü içermektedir.
İtirazın iptali davalarında birden fazla alacak kalemi olduğunda, hükümde takibin, hangi alacak kaleminde, kaç TL. üzerinden, hangi faiz türü ve oranı ile devam edeceği açıkça belirtilmelidir. Aksi taktirde infazda bir çok yeni hukuki sorun çıkacaktır.
Somut uyuşmazlıkta da, takibin hangi alacak kaleminde, kaç TL. üzerinden, hangi faiz tür ve oranı ile devam edeceği açıklanmadan "...takibe konu miktarda 21.331,20 TL. lik kısma yapılan itirazın iptali ve bu kısım için takibin devamına, fazla istemin reddine " şeklinde oluşturulması itirazın iptali davasında kurulması gereken hükmü karşılamamaktadır. Hüküm bu hali ile infaza elverişli değildir.
Mahkemece hükmün HMK. nın 297/2. maddesine aykırı şekilde oluşturulması isabetsizdir.
Mahkemece davacı vekiline işlemiş faiz talebinin hangi alacak kaleminde kaç TL. olduğu da açıklatılmalı, hükümde işlemiş faizin hangi alacak kaleminde, ne kadar olduğu da belirtilmelidir.
3-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışmaların yazılı delil yerine tanık beyanlarına dayalı olarak hesaplanması halinde, işçinin normal mesaisinin üzerine sürekli olarak aynı şekilde fazla çalışması mümkün olmadığından, hastalık mazeret izin gibi nedenlerle belirtildiği şekilde çalışamadığı günlerin olması kaçınılmaz olup, bu durumda karineye dayalı makul indirim yapılmalıdır(Yargıtay HGK, 06.12.2017 tarih 2015/9-2698 E.-2017/1557 K.).
Fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine doğrudan yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Fazla çalışma ücretinden karineye dayalı makul indirime gidilmesi sebebiyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemez.
Somut uyuşmazlıkta davacının talep ettiği fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışmaları tamamen takdiri delil niteliğinde tanık beyanları ile ispatlandığından karineye dayalı makul indirim (takdiri indirim) uygulanmaksızın sözü edilen isteklerle ilgili itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi hatalı olup kararın bu yönü ile bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.06.2020 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)