(4857 S. K. m. 25)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 30.10.2006-29.07.2013 tarihleri arasında, davalı şirkete ait işyerlerinde kasiyer olarak çalıştığını, iş akdinin haksız feshedildiğini, fazla mesai ve hafta tatili ücretleri ile genel tatil ücretlerinin ödenmediğini ileri sürülerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının görev talimatına aykırı şekilde davrandığının tespit edilmesi üzerine iş akdinin 4857 sayılı yasanın 25/II-e maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, zorunlu hallerde fazla çalışma yapılması halinde buna ilişkin ücretin ve genel tatil günü çalışmalarının karşılığı ücretlerin bordrolarda tahakkuk edilerek ödendiğini, alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İşveren tarafından gerçekleştirilen feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı iş akdinin haksız sona erdirildiğini iddia etmiş, davalı işveren, iş akdinin haklı nedenle sona erdirildiğini savunarak, davacının ... kart hedef kampanyası sırasında mağazaya gelen bir başka firma çalışanının ... kartını hedefine ulaşması için talimatlara aykırı şekilde, kartı olmayan müşterilerin alışverişinde kullanması olarak göstermiştir.
Mahkemece, "...Her ne kadar davacının iş akdi başka bir kişiye ait ... kartı kullanarak puan biriktirdiği gerekçesi ile fesih edilmiş ise de, bu karta sahip olmayan müşterilerin davalı işverenliğin mağazalarında alışveriş yaptıklarında indirimden yararlanmak için o sırada kasada bekleyen diğer müşterilerin kartlarının kullanmayı talep ettikleri ya da bu hususta kasiyerlerden talepte bulundukları, davacı işçiye bu hususta daha önce ihtar yapılmadığı, ayrıca bu eylemin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshine imkan verecek ağırlıkta olmadığı anlaşılmakla hükme esas alınan bilirkişi raporu gereğince hesap edilen kıdem tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle bu neden haklı fesih nedeni olarak kabul edilmemiş ise de, varılan sonuç hatalıdır.
Davacıya imzası alınarak tebliğ edilen Mağaza Personeli Genel Kurallar Talimatının 2. maddesinde, çalışanların kendilerine ait Migros Clup kartlarını başkalarının alışverişinde kullanmalarının yasak olduğu düzenlenmiştir.
Davacının ... kart hedef kampanyası sırasında mağazaya gelen bir başka firma çalışanının ... kartını hedefine ulaşması için talimatlara aykırı şekilde, kartı olmayan müşterilerin alışverişinde kullandığı gerekçesiyle davacının savunması istenmiş, davacı savunmasında “…M., ... kartının hedefini tamamlamamı istedi. İlk başta olmaz dedim. Sonra nolcak falan deyince aldım. Birkaç gün sonra verdim. Onu da mağazada ... kart geçirilmesi tamamen yasaklandıktan sonra tamamladığımı bile bilmiyordum. Ona da söyledim. Olmazsa başka mağazada birine veririm dedi. Tamamen iyiniyetimden yaptım. Hiçbir çıkarım yoktu...” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacının mağazaya gelen bir başka firma çalışanının ... kartını hedefine ulaşması için müşteri alışverişlerinde kullanması doğruluk ve bağlılığa aykırılık oluşturan bir eylemdir. İş sözleşmeleri tarafların karşılıklı güvenine dayanan sözleşmelerdir. Bu güvenin ortadan kalkması halinde, güven sarsıcı durumla karşılaşan taraftan sözleşmeyi sürdürmesi beklenemez. Bu itibarla işveren feshi haklı nedene dayalıdır. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
3-Davacının ücretinin miktarı taraflar arasında uyuşmazlık konusu olup, bordrolarda avans olarak yer alan ve davacı işçinin banka hesabına yapılan ödemeler bakımından bilirkişi raporunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış, Mahkemece avans ödemelerinin mahiyeti konusunda herhangi bir gerekçeye yer verilmeksizin ve bu ödemeler dikkate alınmadan hesaplanan işçilik alacaklarıyla ilgili hüküm kurulmuştur.
Mahkemece dosyada bulunan bordrolar ve banka kayıtları ile ilgili olarak konunun uzmanı mali müşavir bir bilirkişiden rapor alınmalı ve davacıya avans olarak yapılan ödemelerin mahiyeti tespit olunarak, iddia edilen ücretin avanslar dahil bir ücret rakamı olup olmadığı tespit edilerek hüküm kurulmalıdır. Bu yönde eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 23/06/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)