(4857 S. K. m. 25)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 31/10/2006 tarihinden 12/09/2014 tarihine kadar imalat müdürü olarak çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haksız ve ihbarsız olarak feshedildiğini iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle, davacının sorumluluğunda bulunan depodaki ürünlerden 14.328 adet eksik çıkması nedeniyle davacının iş akdinin müvekkili tarafından İş Kanunun 25/ll-e maddesi gereğince haklı sebeple feshedildiğini, bundan dolayı kıdem ve ihbar tazminatı talep hakkının doğmadığını, SGK kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davacının 07/05/2010 - 12/09/2014 tarihleri arasında çalıştığını, davacının müvekkili şirkette mesai saatlerini kendisinin belirlediğini bu sebeple fazla mesai talep etmesinin mümkün olmadığını, bayram ve genel tatillerde çalışma yapılmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı en son net 4.500,00.-TL ücret aldığını iddia etmiş, davalı işveren ise ücret bordrolarında yer alan ücreti savunmuştur. İmzasız bordrolara göre davacının son brüt ücreti 2.974,37.-TL olarak tahakkuk ettirilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda, bilirkişi tarafından iddia edilen ve ücret bordrolarında tahakkuk ettirilen ücrete göre 2 seçenekli hesaplama yapılmıştır. Mahkemece bordroda tahakkuk ettirilen ücrete göre yapılan hesaplama üzerinden hüküm kurulmuştur.
Emsal ücret araştırmasında, ... Sendikası ücrete dair tespit yapılamadığını bildirmiş olup, ücret bordroları davacı imzasını içermemektedir. Dinlenen davacı tanıkları ücretlerin bir kısmının bankadan bir kısmının elden ödendiğini beyan etmiş ve davacının 4.500,00.-TL net ücret aldığını doğrulamışlardır. Davalı tanıkları ise davacının ücretini bilmediklerini açıklamışlardır. Bu delil durumuna göre, davacının son aldığı net ücretin 4.500,00 TL olarak kabulü gerekirken, bordro ücretinin esas alınması hatalıdır.
Kabul edilen tüm alacak kalemlerinin davacının son ücreti olan net 4.500,00 TL üzerinden yeniden hesaplanması ve kıdem tazminatında tavan ücretin aşılmaması gerektiği gözden kaçırılmamalıdır. Açıklanan nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olduğunun ve infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de isabetsizdir.
F)Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.06.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)