(AİHS m. 6) (2709 S. K. m. 36) (6100 S. K. m. 27, 297) (4857 S. K. m. 6)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, işten haksız yere çıkarıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, genel tatil ve yıllık izin alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece toplanan kanıtlara dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’un 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir.
HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden sözedilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai ve genel tatil alacaklarının tahsilini talep etmiş, Mahkemece sadece feshe bağlı alacaklar açısından soyut bir şekilde davacı işçinin yeni altişveren nezdinde çalışmaya devam ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, diğer işçilik alacakları açısından hiçbir gerekçe oluşturulmamıştır.
Kabule göre de davacının iş akdinin sona erdiğini iddia ettiği tarih 31.12.2014 olup bu tarihten sonra kayden araştırmakla birlikte yeni altişveren nezdinde bir çalışma var ise bu çalışmanın 31.01.2015 tarihinde sona erdiği, daha sonra iki ayrı işyerinde çalışmalar bildirildiği görülmektedir. Tanık beyanlarından yeni altişverendeki çalışmanın 1 ay kadar sonra sona erdiği anlaşılmaktadır. Davanın ise 11.09.2015 tarihinde açıldığı görülmektedir.
Buna göre Mahkemece öncelikle davanın açıldığı tarih itibariyle davacının devralan şirket nezdindeki çalışmasının ne zaman sona erdiği saptanıp çalışma davadan önce sona ermiş ise devralan şirket nezdindeki feshin ne şekilde meydana geldiği ve haklılığı araştırılarak devreden şirket konumundaki davalı şirketin işçilik alacaklarından sorumluluğu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesindeki esaslar doğrultusunda değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.
Mahkemenin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve ücretli yıllık izin alacaklarına yönelik eksik araştırma ve soyut gerekçe ile; feshe bağlı olmayan alacaklar yönünden eksik inceleme ve özellikle hatalı gerekçe ile davayı reddetmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)