MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının gece bekçisi olarak 26.06.2009-03.06.2014 tarihleri arasında aylık en son brüt 1.325,00 TL ücretle çalıştığını, davalının fesih nedeniyle toplam 8.000,00 TL ödeme yaptığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile asgari geçim indirimi alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 26.06.2009-03.06.2014 tarihleri arasında gece bekçisi olarak aylık en son brüt 1.155,52 TL ücretle çalıştığını, fesih nedeniyle davacıya işçilik alacakları için ödeme yapıldığını, davacının davalıya toplam 800,00 TL avans borcu bulunduğunu bu nedenle bu miktar yönünden takas mahsup defiinde bulunduklarını savunarak,davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının 26.06.2009-03.06.2014 tarihleri arasında aylık brüt 1.325,00 TL ücret üzerinden davalı işveren nezdinde çalıştığı, iş akdinin tazminata hak kazanılamayacak şekilde sona erdiğinin işveren tarafından ispatlanamadığı, bu nedenle davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davacı tarafın 10.09.2015 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen kıdem tazminatı miktarına yönelik itirazının olmaması ve ıslah dilekçesinin verilmiş bulunması birlikte değerlendirildiğinde bu hususun davalı taraf lehine usulü müktesep hak oluşturduğu, 10.09.2015 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen miktar üzerinden hüküm kurulacağı, keza davacının kıdemine göre hak kazandığı izin ücretinin karşılığında ödenen 2.521,77 TL nin mahsubu halinde ödenen bakiye 454,50 TL izin alacağı tespit edilmiş ise de 10.09.2015 tarihli bilirkişi raporuna davacı tarafın itiraz etmemiş olması ve ıslah dilekçesinin verilmiş bulunması birlikte değerlendirildiğinde bu hususun davalı taraf lehine usulü müktesep hak teşkil ettiği, 10.09.2015 tarihli bilirkişi raporuyla tespit edilen izin alacağının bulunmadığı, ihtarnamede 2014 yılı asgari geçim indirimi olarak 80,33 TL talep edilmiş ise de 20.06.2014 tarihinde davacıya haziran asgari geçim indirimi ödemesi olarak 80,33 TL nin ödenmiş olduğu, bu itibarla bu talebin de sabit görülmediği, tanık anlatımlarına göre davacının haftada 30 saat fazla mesai yaptığı, fazla mesai açısından 13.01.2016 tarihli bilirkişi raporunun oluşa ve esasa uygun bulunduğu, avans borcu olarak verildiği ileri sürülen 800,00 TL nin mahsup edileceği, tanık anlatımlarına göre davacının tüm dini ve resmi bayram tatillerinde çalıştığı, 13.01.2016 tarihli bilirkişi raporunun genel tatil alacağı yönünden nazara alınacağı belirtilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında davacının fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil alacağını hak edip hak etmediği hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosyada yer alan 10.09.2015 tarihli bilirkişi raporunda, davacının son çıplak ücretinin asgari geçim indirimi hariç brüt 1.155,52 TL, haftalık fazla çalışma süresinin ise 18 saat olduğu tespit edilmiştir. 17.07.2009-03.06.2014 tarihleri arası için 18.955,76 TL fazla mesai alacağı olduğu, davalının takas talebi dikkate alınarak 800 TL mahsup edilerek, davacının davalıdan 18.155,76 TL fazla mesai alacağı ve net 1.274,86 TL ulusal bayram ve genel tatil alacağı bulunduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili 16.10.2015 tarihli dilekçesi ile fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile asgari geçim indirimi alacağı için ıslah talebinde bulunmuş, dilekçesinde “Davacı taraf olarak bilirkişi raporunu aynen kabul ediyoruz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı vekili tarafından 10.09.2015 tarihli bilirkişi raporuna itirazda bulunulması üzerine, Mahkemece başka bir bilirkişiden 13.01.2016 tarihli rapor aldırılmış, söz konusu raporda davacının dava dilekçesinde ücretinin brüt 1.325,00 TL olduğunu iddia ettiği, davacı ve davalı tarafından sunulan ücret pusulasında yer alan miktarların farklı olduğu, davacının istirahatli olduğu zamanda dahi 22 saat fazla mesai tahakkuku yapıldığı, ücretin değişmediği belirtilerek 2 seçenekli hesaplama yapılmış, haftalık fazla çalışma süresi ise 30 saat tespit edilmiştir. Davacının iddia ettiği brüt 1.325,00 TL ücret üzerinden yapılan hesaplamada ıslaha karşı zamanaşımı defide dikkate alınarak net 30.130,75 TL fazla mesai ücreti hesaplanmıştır. Mahkemece bilirkişi raporunda belirtilen 30.130,75 TL fazla mesai alacağından takdiren %40 indirim yapılarak, net 18.078,45 TL den takas mahsup defi talebi gözetilerek 800,00 TL nin mahsubu halinde net 17.278,45 TL fazla mesai alacağına ve 2. bilirkişi raporunda brüt 1.325,00 TL üzerinden zamanaşımı defi dikkate alınarak hesaplanan net 1.489,81 TL ulusal bayram ve genel tatil ücretine hükmedilmiştir.
Davacı vekili 10.09.2015 tarihli bilirkişi raporunu aynen kabul ettiğini açıkca belirterek ıslah yapmıştır. Davacı vekilinin bu açık kabulü karşısında davalı vekilinin ıslaha karşı zamanaşımı defide dikkate alınarak, fazla mesai alacağının brüt 1.155,52 TL ücrete ve haftalık 18 saat fazla çalışmasına göre, ulusal bayram ve genel tatil alacağının 1.155,52 TL ücrete göre hesaplama yapan 1. rapora göre hüküm kurulması gerekirken, 2. bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02/07/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy