MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı bankada koordinatör olarak çalışırken iş sözleşmesinin emeklilik nedeni ile sona erdiğini, işyerinde yıllık ücretli izin uygulamasının 30 gün olduğunu, 150 gün yıllık ücretli izin alacağı bulunduğunu ileri sürerek, yıllık ücretli izin alacağının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş sözleşmesinin 31/07/2006 tarihinde son bulduğunu, davacının emeklilik nedeniyle işten ayrılmasına rağmen sehven ihbar tazminatı ödendiğini, ihbar tazminatının ancak işverenin iş sözleşmesini fesh etmesi halinde ödeneceğini, bu sebeple davacı lehine yıllık izin ücretine hükmedilmesi halinde ihbar tazminatının mahsup edilmesini talep ettiklerini, davacının tüm hak ve alacaklarını aldığını, hiçbir alacağının kalmadığını, 4 aylık askerlik dönemi dışlanarak 24 yıl 8 ay 29 gün üzerinden bakiye 84,5 günlük izin ücretinin hesaplanarak kıdem tazminatı ile birlikte ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının emeklilik nedeniyle istifası kabul edilerek kıdem-ihbar tazminatının ödendiği, ibranamenin izin hakları saklı kalmak koşuluyla imzalandığı, işyeri kayıtları ve izin belgeleri sunumu sonrası alınan bilirkişi raporunda, davacının davalı işyerinde 24 yıl, 8 ay, 29 gün çalıştığı, TİS'e göre senelik 30 gün yıllık ücretli izin hakkı tanındığı buna göre 720 gün ücretli izne hak kazandığı belirtilerek, kullandığı izin sayısı toplam 458,5 gün ile fesih tarihinde ödenen 84,5 gün karşılığı olarak toplam 543 gün izin hakkının kullanıldığı bakiye 177 gün izin hakkının kaldığı işverenlik tarafından sehven ödenen ihbar tazminatının takas ve mahsubu ile 38.653,36 TL yıllık izin ücreti bulunduğunun hesaplandığı, raporun içeriği itibari ile dosyadaki belgelere usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, karar verilmiştir.
Karar davalı taraf temyizi üzerine Dairemizin ........sayılı ilamı ile "dosyadaki mevcut izin belgelerine göre davacının kullandığı izin sürelerinin denetime açık şekilde belirlenmesi, davalı itirazlarının karşılanması, davacının dava dilekçesinde belirttiği "150 gün kullanılmayan yılılk ücretli izin" beyanının değerlendirilmesi ve davalının dayandığı yemin deliline ilişkin usuli işlemler de yerine getirlmesi gerektiği" gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma sonrası Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda değerlendirme yapılıp, yemin delilinin gereği yerine getirilip, rapor da alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Anılan bu karar da yine davalı taraf temyizi üzerine Dairemizin .........K. sayılı ilamı ile "Mahkemece 05/07/2011 tarihli rapora itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de, davalı vekili dosyada bulunan yazılı beyanlarında ve temyiz dilekçesinde, .....tarihleri arasında 18 gün, 31/03/1989-15/04/1989 arasında 18 gün, 13/12/1986-30/12/1986 tarihleri arasında 18 gün olarak davacının yıllık izin kullandığını ancak bu günlere ilişkin belgelerin değerlendirilmediğini iddia etmesine ve bu husus Dairemizin yukarıda yazılı bozma ilamında da belirtilmesine rağmen itibar edilen raporda itiraza konu tarihlerdeki izin kullanma kayıtlarının değerlendirilmediği görülmüştür.
Davacının yemini soyut olup, davalı tarafın itirazında belirttiği günlere ait belgeler değerlendirilip davalı itirazı karşılanmalıdır. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir." denilerek bozulmuştur.
Açıklanan bozma ilamı sonrası Mahkemece bozma ilamında belirtilen belgeler değerlendirilip bilirkişiden ek rapor alınmış ve davacının kullanılmayan yıllık izin süresinin 150 gün olduğu kabulü ile bakiye alacağa hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece davacının dava dilekçesindeki beyanı dikkate alınarak kullanılmayan yıllık izin süresinin 150 gün olduğu kabul edilmiş ise de, Dairemizce yapılan ve yukarıda açıklanan ilk bozma ilamı sonrası Mahkemece bu beyan değerlendirilip davacının fazlaya ilişkin hakkını saklı tuttuğu kabul edilerek kullanılmayan izin süresi 177 gün olarak belirlenmiş ve bu husus Dairemizce verilen ........ E. ve 2015/25536 K. sayılı kararda bozma dışı tutulmuştur. Bu durumda davacının dava dilekçesindeki "150 gün kullanılmayan yıllık ücretli izin" beyanı bağlayıcı kabul edilmediğinden kullanılmayan yıllık izin süresi bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere 177 gündür.
Dairemizin .......... K. sayılı sayılı ilamında belirtilen belgelerin de değerlendirilmesi sonucu davacının 54 gün daha izin kullandığı tespit edildiğinden bakiye izin süresi 123 gün olup davacının alacağının buna göre belirlenmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
3-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yıllık izin ücreti hesaplanırken brüt tutardan net tutar belirlenirken gelir ve damga vergisi yanında 5510 sayılı Yasa gereği SSK primleri ile işsizlik sigortası primi kesintisi yapılmaması da hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy