MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 19.12.2005 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını, deneme süresi bahanesi ile işe girişinin 01.06.2006 tarihinde yapıldığını, iş sözleşmesinin haksız olarak değiştirilmesi, ücret-prim ve sosyal haklarının ödenmemesi, işverenin psikolojik baskı uygulaması nedenleri ile haklı nedenle iş sözleşmesini feshettiğini, son aldığı net ücretin 1.600,00-TL olduğunu, ayrıca KDV hariç yapılan satışlar üzerinden % 1 prim aldığını, ayrıca 200,00-TL yemek bedeli ödendiğini, davalı işyerinde ücretin asgari ücret kadarlık tutarının bankaya yatırıldığını, kalan tutarın ise açıktan ödendiğini, Şirkette satış yöneticisi olmasına rağmen ücretinin asgari ücret olarak bildirildiğini, prim ödemelerinin 2013 yılına kadar devam ettiğini, ancak 2013 yılından sonra ödemenin daha sonra yapılacağı söylenerek prim ödemesinden imtina edildiğini, davacının 2013 – 2014 yıllarına ilişkin primlerinin ödenmediğini, 2014 yılı Şubat ayı başında ise artık yemek bedelini de ödemeyeceklerini bildirdiklerini, ayrıca aybaşından itibaren sadece yasal olarak bildirdikleri ücreti ödeyeceklerini ve fazlasını ödemeyeceklerini de belirttiklerini, müvekkilinin bu gelişmeler üzerine iş şartlarındaki değişikliği kabul etmeyeceğini ihtarname ile bildirdiğini, ancak bu ihtara yanıt verilmediğini, akabinde ise müvekkilinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, davacının tüm çalıştığı süre boyunca fazla mesai yaptığını, çalışma saatlerinin 08.30 ila 18.30-19.00 saatleri arasında ve haftanın 5 günü olduğunu, ayrıca her ay iki kez de cumartesi günü çalıştıklarını; fazla mesailerinin ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ve prim alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 01.06.2006 tarihinde dava dışı Martı Müh. Hizm. Mak. ve Endüstriyel Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti’de çalıştığını, ilgili Şirketten 06.12.2011 tarihinde ayrılarak, 07.12.2011 tarihinde müvekkili Şirket bünyesinde çalışmaya başladığını, davacının vakum paketleme bölümünde satış temsilcisi olduğunu, yönetici sıfatını haiz olmadığını, ücretinin ise 866,73-TL olduğunu, müvekkili işyerinde haftaiçi çalışma yapıldığını ve 09.00 ila 18.00 saatleri arasında çalışıldığını, davacının prim ödemesi iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının 2013 – 2014 yıllarında işlerini yavaşlatması ve kendisine tevdi edilen işleri görmekten imtina etmesi nedenleri ile defalarca uyarıldığını, satışların davacının davranışları nedeniyle düştüğünü, davacıya bu konuda yazılı ihtarlar da verildiğini, davacının yazılı savunmadan kaçınması ve işlerini yavaşlatmaya devam ederek kendisine tevdi edilen işlerin hatırlatılmasına rağmen yapmaktan kaçınması nedeniyle iş akdinin davalı tarafından haklı nedenle ve tazminatsız olarak 20.02.2014 tarihinde feshedildiğini, zamanaşımı nedeniyle 07.12.2011 tarihinden önceki alacaklardan sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davalı tarafından gönderilen ihtarnamelerin incelemesi ile, davalının önce davacıya; Beyoğlu 35. Noterliğinin 07008 yevmiye numaralı ve 17.02.2014 tarihli ihtarnamesini gönderdiği, işbu ihtarname içeriğinde davacıya, ihtarnamenin tebliğ tarihinden sonra 1 günlük savunma süresi verildiği, ancak ilgili ihtarname davacıya 20.02.2014 tarihinde ilanen (kağıt yapıştırma) şeklinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davalı tarafından 21.02.2014 tarihi beklenmeyerek yani savunma için tanınmış süre dahi beklenilmeden, 20.02.2014 tarihinde fesih ihtarnamesinin gönderildiği, davacının ihtarnamesinin ise bir gün önce olduğu açık olduğundan davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, dosya içeriğindeki e-postalar, işyerinde prim uygulaması olduğunu ortaya koysa da; ilgili uygulamanın kriterlerine dosya içeriğinde rastlanmadığı, aynı şekilde davacının yaptığı satışları gösteren bir veri ya da belge de dosyada mübrez olmadığı, bütün bu nedenlerle davacının prim alacağının tespiti mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karara verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacıya davalı işyerinde prim ödenip ödenmediği hususunun açıklığa kavuşturulması gereklidir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde satış temsilcisi olarak çalıştığını ve davalı ile aralarındaki anlaşmaya göre yapılan satışların KDV hariç bedelleri üzerinden hesaplanacak %1 primin ödeneceğinin kararlaştırıldığını ve bu kapsamda prim ödemelerinin 2013 yılına kadar devam ettiği, bilahare prim ödemelerinin, sonradan yapılacağı açıklanarak ödemesinden imtina edildiği iddiasıyla 2013 ve 2014 yıllarında yaptığı ve bağlantısını kurduğu satışlara ilişkin ödenmeyen prim alacağına hükmedilmesini talep etmiş ve bu iddiasının ispatı içinde bilirkişi incelemesinin yanında işyeri kayıtlarına da dayanmıştır.
Yargılama safhasında dinlenen davacı tanıklarından biri prim konusunda bilgisinin bulunmadığını, diğeri ise satış bölümünde prim uygulaması vardı, ancak kriterlerini bilmediğini beyan ederken, davalı tanıkları ise davacının prim alıp almadığını bilmediklerini beyan etmişlerdir. Yine dosya içeriğindeki e-maillerden de işyerinde prim ile ilgili yazışmaların olduğu görülmüştür.
Mevcut bu delil durumuna göre, davalı işyerinde prim uygulaması olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim bu olgu Mahkemenin de kabulündedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise; prim uygulamasının kriterlerinin ortaya konulamadığı açıklanarak bu alacak hesaplanmamış, bilahare davacı vekili de bu rapora işyeri kayıtlarının celbi ile sonuca gidilmesi yönünden itiraz etmiştir.
Bu durumda Mahkemece yapılması gereken iş, işyeri kayıtların celbiyle veyahut bilirkişiye gerekirse işyerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle ek rapor alınarak davacının prim alacağının olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulmasından ibarettir.
Netice itibariyle, Mahkemece hakimin davayı aydınlatma ödevi gözetilmeksizin eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 20.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy