MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 10.02.2013-01.02.2015 tarihleri arasında davalı nezdinde yük sabitleme ustası olarak çalıştığını, ödenmesi gereken işçilik alacaklarının bulunması ve sosyal güvenlik kurumuna primlerinin gerçek ücret üzerinden bildirilmemesi nedeni ile iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile birkısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının talep konusu işçilik alacaklarına hak kazanamadığını, davacı feshinin haksız olduğunu ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille ispatlaması imkân dahilindedir.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde, çalıştığı süre boyunca resmi tatillerin tamamında, dini bayramların ise ilk günü dışındaki günlerin tamamında çalıştırıldığını, ancak hak kazandığı ücretlerin kendisine ödenmediğini ileri sürmüştür. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının talebi doğrultusunda, dini bayramların ilk günü hariç tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı hesaplanmıştır. Ancak dosya kapsamında dinlenilen davacı ve davalı tanık beyanlarında, ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışma şekline ilişkin elverişli ve somut bir anlatım bulunmadığı anlaşılmakla; davacı iddiasının ispatlandığı kabul edilerek davacı talebi gibi ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının hüküm altına alınması dosya içeriğine uygun değildir. Buna göre ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının reddi gerekirken, kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasında iş sözleşmesinin davacı tarafından feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı, ödenmesi gereken işçilik alacaklarının bulunması ve sosyal güvenlik kurumuna primlerinin gerçek ücret üzerinden bildirilmemesi nedeni iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini beyan etmiştir. Ancak yukarıdaki ulusal bayram ve genel tatil ücretinin reddine ilişkin bozma bendi dikkate alındığında davacının ödenmeyen işçilik alacağının bulunmadığı dosya kapsamına göre sabittir. Öte yandan, davacının ücreti bakımından da her ne kadar dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporunda davacı iddiası da gözetilmek suretiyle iki seçenekli hesaplama yapılmış ise de, mahkemece, bilirkişi tarafından yapılan birinci alternatif hesaplamaya ihtibar edildiği ifade edildiğinden, bu seçeneğe göre de ücret, sosyal güvenlik kurumuna bildirilen asgari ücret kabul edildiğinden ve davacının da kabul edilen ücret miktarına ilişkin temyizi bulunmadığı anlaşıldığından, davacı bakımından ileri sürülen diğer haklı nedenle fesih sebebinin de somut olayda gerçekleşmediği açıktır. Dinlenilen tanık beyanları da dahil tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken, mahkemece, davacı talebine de uymayacak şekilde “Davalı işverenler tarafından iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödemeyi engeller bir nedenle sona erdiği İspatlanamadığından kıdem tazminatına yönelik talep kabul edilmiştir.” gerekçesiyle kıdem tazminatı talebinin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy