(6100 S. K. m. 371)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 11/02/2008 tarihinden itibaren davalı işverenliğin işyerinde uzun yol şoförü olarak çalıştığını, müvekkilinin iş saati sınırlaması olmaksızın günde ortalama 17-18 saat çalıştığını ancak fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, hafta sonu izinlerinin kullandırılmadığını, müvekkilinin 2.000,00 TL ücret ile çalışmasına rağmen ücretlerinin uyarılarına rağmen zamanında ödenmediğini, 19.09.2011 tarihinde davalı işverenliğe ihtarname çekerek işyerinden ayrılmak zorunda kaldığını ileri sürerek kıdem, ihbar tazminatları ile ücret, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 12.02.2008-29.09.2011 tarihleri arasında yurtiçi tır şoförü olarak çalıştığını, iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın kendisi sona erdiren davacının kıdem tazminatı hakkı bulunmadığını, davacının iddiasının aksine ücretlerinin zamanında ödendiğini, davacının asgari ücret ile çalıştığını, 2.000,00 TL net aylık ücretle çalıştığı iddiasını kabul etmediklerini, davalı işyerinde günde en fazla 8 saat çalışıldığını, davacının çalışma sürelerine ilişkin iddialarını kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının ödenmeyen işçilik hak ve alacaklarının bulunduğu, haklı nedenler ile iş akdine son verdiği, kıdem tazminatına hak kazandığı ihbar tazminatı talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı en son aylık ücretinin net 2.000,00 TL olduğunu iddia ederken davalı taraf davacının asgari ücret ile çalıştığını savunmuştur.
Mahkemece davacının aylık ücreti iddiası gibi net 2.000,00 TL olarak kabul edilmiş ise de, davacının fiilen yaptığı iş ve meslekte geçirdiği süre bildirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği konusunda yeterli araştırma yapılmamış, daha önce Dairemizin temyiz incelemesinden geçmiş olan davacı ile aynı işi yapan davacı ...’e ait Bakırköy 17. İş Mahkemesinin 2013/564 Esas sayılı dosyası temin edilip incelenmemiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda emsal ücretin ne olabileceği konusunda gerekli araştırma yapılıp, davacı tanığının dosyası da göz önünde bulundurularak tazminat ve alacaklara esas ücret belirlenmeli ve bu ücrete göre alacaklar hesaplatılarak hüküm altına alınmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3-Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Mahkemece davacının ulusal bayram genel tatil ücreti davacı tanık beyanına itibarla hüküm altına alınmış ise de, bu kabul dosya içeriğine uygun düşmemiştir. Zira, davacının iddiasını ispat noktasında dinlettiği tek tanığın benzer mahiyette açtığı davada ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığı kanıtlanamadığından talebin reddine karar verildiği ve kararın Dairemizin 2016/14149 esası ile onandığı anlaşılmıştır. Davalı tanıkları da beyanlarında, işyerinde ulusal bayram genel tatillerde çalışma yapılmadığını beyan etmişlerdir. Dosya içeriğine göre davacının ulusal bayram genel tatillerde çalıştığını kanıtlayamadığı anlaşılmakla, ulusal bayram genel tatil ücreti talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 20.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)