(6100 S. K. m. 26)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının Nisan-Mayıs 2007 tarihindeki emekliliğinin ardından ara vermeden Eylül /2011 ayına kadar davalı şirkette fasılasız çalıştığını, son net maaşının 1370 TL olduğunu, birinci vardiya 08:00-18:30 saatleri arası ve ikinci vardiya 19:00-08:00 saatleri arası, 1 hafta gündüz 1 hafta gece vardiyası değişimli çalıştığını, ayrıca ayda 2 gün hafta tatilinde de çalıştığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının dava tarihine göre 5 yıldan önceki alacakların zamanaşımına uğradığını 01/05/1998 tarihinde işe başladığı ve 30/04/2007 tarihinde emekli oldğunu, sonraki çalışma iddiasının doğru olmadığını, imzasını taşıyan sözleşmeyle 01/02/2008 tarihinde işe başladığı belli olup bu tarihte SGK’na bildirildiğini, ücretlerin banka hesabına ödendiğini, işyerinde puantaj sistemi bulunduğunu, ekli tabloda işbaşı yaptığı ve çıktığı saatlerin gösterildiğini, hatta fazla mesai yaptığında fazla mesailerin belirtildiğini, bu tabloda hafta tatilinde çalışıp çalışmadığının, fazla mesai yapıp yapmadığının görülebildiğini, düz işçi olarak brüt 897,85 TL maaş aldığını, işyerinde 1 hafta gündüz 1 hafta gece vardiyası yapıldığını, gece vardiyasında gündüz vardiasına göre daha az süreyle çalışılıdğını, şirketin hiçbir borcu olmadığını, ibranamede fazla mesai ve hafta ücret dahil tüm işçilik hakları bakımından şirketin ibra edildiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının hizmet cetveli, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı işyerinde 01/02/2008-30/09/2011 tarihleri arasında çalıştığı, kıdemi, yaptığı iş emsal ücret araştırması, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının net 1.370 TL ücret aldığı, tanık anlatımlarından davalı işyerinde fazla mesai yapıldığı, dini bayramlar hariç diğer hafta tatillerde çalışma olduğu, ispat yükü üzerinde bulunan davalının, davacının fazla mesai ücretlerini, hafta tatil ücretlerini ödediğini somut delillerle ispat edemediği, bilirkişinin yaptığı fazla mesai ücreti hesabından ve hafta tatil ücreti hesabından taktiren 1/3 hakkaniyet indirimi yapıldığı, davacının dava dilekçesinde fazla mesai ve hafta tatili ücreti talep ettiği, kısa kararda fazla mesai kelimesi yerine kıdem tazminatı dendiği, alacak miktarları açısından da fazla mesaiye hükmedildiği anlaşılarak kısa kararda durum farkedilerek paraflanarak maddi hatanın düzeltildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, fazla mesai ücreti bakımından;
Belgelere göre hesaplanan döneme ilişkin hesaplama aynen muhafaza edilmelidir.
Tanıklara göre hesaplanan dönemler bakımından ise; davacı tanıklarının beyanları çelişkilidir. Ayrıca, hükme esas bilirkişi raporunda davacının haftada 6 gün çalıştığı kabul edilmiş ise de cumartesi pazar çalışmasının sürekliliği konusunda tek tanık davacı tanığı A.H. olup, A.H.nin beyanı diğer davacı tanığının beyanı ile çelişik olduğundan diğer davacı tanığının cumartesi pazar çalışmasının sürekli olmadığı yönündeki beyanı karşısında, diğer davacı tanığına göre hesaplama yapılmalıdır. Yani, tanık beyanına göre hesaplanması gereken dönemler davacı tanığı H.S.nin beyanlarına göre hesaplanmalıdır.
Diğer yandan, gece çalışmasında, haftalık çalşma süresi 45 saati geçmese dahi gece çalışmasında 1 gün içinde ara dinlenme süreleri düşüldükten sonra kalan fiili çalışma süresinin 7,5 saati aşan kısmın fazla mesai olduğu gözetilmelidir. Çalışmanın yarısından fazlasının Yasa’da “gece” kabul edilen zaman dilimi içinde gerçekleşmesi halinde, o çalışmanın tamamı “gece” sayılan saat aralığında gerçekleşmemiş dahi olsa, o çalışmanın tamamı gece çalışması kabul edilmelidir.
Temyiz eden sadece davalıdır. Buna göre oluşan usuli müktesep hak hükmedilecek parasal miktar bakımından gözetilmelidir.
İlaveten, eldeki Mahkeme kararında, tanık beyanına göre hesaplanan kısımdan hem fazla mesai ücretinde hem de hafta tatili ücretinde 1/3 oranında takdiri indirim yapıldığı ve bulunan miktara, belgeye göre hesaplanan miktarın takdiri indirim yapılmaksızın eklendiği, böylelikle bu alacak kalemlerinde hakedilen toplam miktara ulaşıldığı görülmüştür.
Takdiri indirim oranı da davalı lehine usuli müktesep hak oluşturacağından, yeniden kurulacak hükümde de tanık beyanına göre hesaplanan fazla mesai ücretinden 1/3 oranında takdiri indirim yapılmalı ve iş bu bozma öncesinde belgeye göre hesaplanan miktar, takdiri indirim sonrası bulunan fazla mesai ücretine eklenerek neticeten hükmedilmesi gereken fazla mesai ücreti miktarına ulaşılmalıdır.
3-Hafta tatili ücreti bakımından;
Tanıklara göre hesaplanan dönemler bakımından; davacı tanıklarının yukarıda fazla mesai bahsinde açıklanan çelişkileri, davalı tanıklarının beyanlarına göre hafta tatili çalışması bulunmadığı gözetildiğinde, tanık beyanları ile hafta tatili çalışması ispatlanamadığından, sadece, belgeye göre çalışma tespit edilen hafta tatillerinin ücretleri hüküm altına alınmalıdır.
Ancak, hafta tatili çalışması, pazar günü çalışması anlamına gelmemektedir. Hafta tatili, bir hafta içinde 6 gün kesintisiz çalışmanın ardından verilmesi gereken 24 saatlik dinlenme süresi demektir. Yani hafta tatili, pazar günü olabileceği gibi haftanın herhangi bir diğer günü de olabilir.
Eldeki hükme esas bilirkişi raporunda yapılan belgeye dayalı hesaplamada ise bu hususun göz önüne alınıp alınmadığı anlaşılamamaktadır.
O halde, belgeler tek tek incelenerek, davacının belgelere göre art arda 7 gün aralıksız çalıştığı dönemler için hafta tatili ücreti hesaplanmalı, bu şekilde hesaplama yapıldığı da somut açıklamalar ile hangi tarihler arasında kesintisiz 7 gün çalıştığının tespit edildiği bilirkişi raporunda açıkça belirtilerek hesaplama yapılmalıdır.
Belgeye göre yapılan hesaplanacak miktara takdiri indirim uygulanmamalıdır.
Temyiz eden sadece davalıdır. Buna göre oluşan usuli müktesep hak hükmedilecek parasal miktar bakımından gözetilmelidir.
4-Hafta tatili ücreti bakımından ıslah bulunmamaktadır. Buna rağmen 6100 sayılı HMK’nun 26. maddesine aykırı şekilde dava dilekçesindeki talebi aşar şekilde karar verilmesi de hatalıdır.
5-Hükmedilen miktarın net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05/03/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)