MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının, ... Projesini yürüten davalı şirkette 14.04.2013 - 20.10.2014 tarihleri arasında İnşaat .... Mühendisi olarak çalıştığını, iş akdinin 20.10.2014 tarihinde” proje ve işyeri koşullarındaki esaslı değişiklikler ve buna bağlı olarak yürütmekte bulunan görev pozisyonuna ilişkin ihtiyacın ortadan kalkmış olması gerekçe gösterilerek davalı işveren tarafından fesih edildiğini, işyerinde iş azalmasının olmadığını ve halen çok yoğun şekilde çalışmanın devam ettiğini, davacının işten çıkarılmasından sonra kendisinin çalıştığı alana işyeri tarafından, davalı işyerinin diğer alanlarında aynı statüde çalışanların kaydırılmak sureti ile çalışmaya devam edildiğini, davalı işyerinde herhangi bir çalışma azalması, proje ve işyeri koşullarında esaslı değişiklik olmadığını, davacının görev pozisyonuna ilişkin ihtiyacın ortadan kalkmadığını, davacının en son net ücretinin 2.978,00 TL. olduğunu, davalı şirketin fesih ile birlikte eşit davranma ilkesini zedelediğini ve feshin son çare olması ilkesinin ihlal edildiğini beyanla; İş akdinin feshinin geçersizliği ile işe iadesine, işe iade kararı kesinleşinceye kadar geçecek süre için 4 aylık ücret ve diğer alacakların tespitine, işe iade edilmemesi halinde 8 aylık brüt ücret tutarında tazminat ödenmesine, yargılama giderleri ile ücretin vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 14.04.2014 tarihinde “. .. CR3 sözleşmesi .... Banliyö hatlarının iyileştirilmesi; İnşaat, elektrik ve mekanik sistemler projesinde ... Mühendisi olarak” çalışmaya başladığını, davalı firmada yapılan organizasyon değişikliği ve davacının çalıştığı bölümde iş ve mesainin azalmış olması nedeni ile 20.10.2014 tarihinde iş akdine son verilmek zorunda kalındığını, davalının ortak girişim firması olduğunu .... ve Ulaştırma Bakanlığı ile imza edilen sözleşme gereğini ifa etmek üzere çeşitli sahalarda şantiyeler kurulduğunu, davacının çalışmakta olduğu şantiyedeki belirli işlerin mahiyeti ve vasfı gereğince taşeron firmalara aktarılmak zorunda kaldığını, şirket ve saha kapsamı içinde çalışanların bir bölümün önceki işlerini ifa edememeye başladığını ve bu sürecin çalışanlar ile paylaşıldığını, davalı firmanın Bakanlıkla imza ettiği sözleşme gereğinin ifa edilmesinin zaman içinde davalı firmayı zor duruma soktuğunu ve uzmanlık alanına girmeyen işlerin taşerona aktarılması zorunluluğunun doğduğunu, davalı firma tarafından proje sonunda zarar edileceği hesaplanarak taşeronlar ile sözleşme yapılmaya başlandığını, çalışanların bir kısmının mesai yapmasının, iş yükünün azalması ve daha fazla zarara uğrayacak olunması nedeni ile firma içi ve dışı proje sahalarında işten çıkarma gerekliliğinin hâsıl olduğunu beyanla açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin davacının hizmetine ihtiyacı kalmadığını, işgücü fazlalığı oluştuğunu ispat edecek bir delilin varlığını dosyaya ibraz etmediği, davacının işyerinde çalışma olanağının kalkmadığını, fesih için geçerli bir sebebin oluşmadığı, fesih tarihinden önce ve sonra yeni işçiler alınmak suretiyle varlığı iddia edilen işletmesel kararın tutarlı uygulanmadığı, davalı işverenin feshin son çare olması ilkesine uygun davranmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2003 tarih, 2003/12-574-564 sayılı kararında vurgulandığı üzere ortak girişim iki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişinin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri bir ortaklık türü olup, bu ortaklığın tek başına tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Ortak girişimin tüzel kişiliği olmadığından ve dava dilekçesinde her iki şirketin gösterilmesi ve dava dilekçesinin ortak girişimi oluşturan her iki şirkete ayrı ayrı tebliğ edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması, kararın da ortak girişimi oluşturan şirketler hakkında kurulması gerekir. Kararın tek başına ortak girişim hakkında verilmesi olanağı yoktur.
Dosya içeriğine göre davacı işçi dava dilekçesinde davalı olarak ortak girişimi oluşturan ... .... ... Sa ve .... Sa şirketlerini göstermiştir. Dava dilekçesi ortak girişime tebliğ edilmiş, ortak girişimin temsilcisince verilen vekaletle ortak girişim adına davaya cevap verilmiştir.
Dava dilekçesi ortak girişimi oluşturan şirketlere ayrı ayrı tebliğ edilmeli, taraf teşkili sağlanmalı, vekillerle ilgili vekaletname veya tevkil belgeleri tamamlatılmalı ve karar başlığında ortak girişimi oluşturan şirketler ayrı ayrı gösterilmelidir. Mahkemece taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde tüzel kişiliği olmayan ortak girişim hakkında hüküm kurulması hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy