(6100 S. K. m. 26)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalı iş verenlikte yüklenici firmalar nezdinde çalışan müvekkilinin açma kesme elemanı olduğunu, muvazaalı asıl işveren alt işveren ilişkisi nedeniyle davacının baştan itibaren davalı Bedaş işçisi sayılması gerektiğini, dolayısıyla davacı 6772 sayılı Kanunun kamu işçilerine tanıdığı ilave tediye alacağına hak kazandığını, buna dair işverene başvurulmuşsa da bir ödeme yapılmadığını, davacının ücreti emsal kadrolu işçilerin ücretinden daha düşük belirlendiğini, gerçek ücret belirlenerek hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek ilave tediye alacağının davalı şirketten tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının çalıştığı firma veya firmaların asıl işveren konumunda bulunduğunu, davalıya husumet yönetilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulü ile ilave tediye alacağının davalı şirketten tahsiline hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davaya konu alacağın hesabında hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının emsali olduğu bildirilen bir işçinin aldığı ücretlere Toplu İş Sözleşmesi artışları esas alınarak hesap yapılmış ise de, davacı işçi kesinleşen muvazaa kararı gereği baştan itibaren davalı işverenin işçisi olsa da, davacının sendika üyesi olup olmadığı, dayanışma aidatı dilekçesi verip vermediği, emsal olarak hesaplamalarda dikkate alınan işçinin öncesinde davalı işyerinde sendika üyesi olarak çalışıp çalışmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Karar bu yönden eksik incelemeye dayanmaktadır.
Ayrıca, davacının kuruma bildirilen ücretleri üzerinden hesap yapan 27/06/2014 havale tarihli ilk bilirkişi raporuna karşı davacı tarafından baz alınan ücretlere itirazlarının bulunmadığının bildirilmesine rağmen Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesinde öngörülen taleple bağlılık kuralına aykırı olarak karar verilmesi de hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 03/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)