(6100 S. K. m. 371)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi asıl ve birleşen dosya davacısı ile asıl ve birleşen dosya davalıları ... Madencilik Turizm İnşaat Nakliyat Sanayi ve Ticaret A.Ş vekili ile ... Yapı Sanayi Ticaret A.Ş vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü’ne ait hızlı tren inşaatında çalıştığını, iş sözleşmesine haksız olarak son verildiğini belirterek ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü vekili davalının ihale makamı olduğunu ve alacaklardan sorumlu olmadığını, diğer davalılar vekilleri ise davacının iş sözleşmesine kendisinin son verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece aldırılan bilirkişi raporundaki hesaplamalar göre alacakların kısmen kabulüne karar verilmiştir
Temyiz:
Kararı, asıl ve birleşen dosya davacısı vekili, asıl ve birleşen dosya davalıları ... Madencilik Turizm İnşaat Nakliyat Sanayi ve Ticaret A.Ş vekili ile ... Yapı Sanayi Ticaret A.Ş vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma hayatında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek, ilgili işçi ve işveren kuruluşları ile Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı internet sitesinde bulunan “Kazanç bilgisi sorgulama” ekranından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda; davacının ücreti davacının iddiasında belirttiği üzere 7.150,00 TL olarak tespit edilmiştir. Dosya içerisinde bulunan bir kısım ücret bordrosunda davacının ücretinin 2.800,00 TL brüt olarak belirtilmiştir. Tanıklar ise işyerinde ücretin bir kısmının elden bir kısmının ise bankadan ödendiğini beyan etmişlerdir. Bu duruma göre taraflar arasında davacının aldığı ücret hususunun ihtilaflı olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece usulüne uygun bir ücret araştırması yapılmadan davacının ücreti iddia ettiği miktara göre tespit edilmiştir.
Bu durumda ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından ve meslek odası başkanlığından ve Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı internet sitesinde bulunan “Kazanç bilgisi sorgulama” ekranından davacının iş yerindeki kıdemi, meslek ünvanı, iş yerinde çalıştığı tarihler gibi bilgiler de bildirilerek emsal işçi ücretinin ne olabileceği araştırılmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilip ücret belirlenerek sonuca gidilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
3- Taraflar arasında davacının hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı da uyuşmazlık konusudur.
Davacı davalı iş yerinde hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının ispatı açısından tanık deliline başvurmuştur. Davalı taraf ise hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkin dosyaya kanıt sunmamıştır. Hal böyle olunca davacının çalışmasının ispatında tanık beyanlarının dikkate alınmasında bir isabetsizlik bulunmasa da tanık beyanları ve davacının çalıştığı pozisyon bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı hususunun kanaat oluşturacak mahiyette ispat edilemediği anlaşıldığından bu alacak kalemlerinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-Hükme esas alınan bilirkişi raporunun incelemesinde ise; raporda davacının ücreti, çalışma koşulları hususunda hangi verilere göre hesaplama yapıldığı, davacının çalışma saatlerinin hangi saat aralığında olduğu belirtilmeden, dosyadaki deliller tartışılmadan hazırlandığı, raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca Mahkemece yapılması gereken yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek yeniden araştırma yapmak ve hüküm kurmaya ve denetime elverişli hesaplamalara itibarla sonuca gitmektir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 21.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)