(4857 S. K. m. 41)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 2007 yılı içinde davalı şirkete ait işyerinde çalışmaya başladığı, ancak taşeron firmasında çalışıyor gibi gösterildiği, bilahare tekrar davalı şirkete geçirildiği, iş akdini feshettiği 13/09/2012 tarihine kadar çalışmasının aynı yerde ve kesintisiz devam ettiği, davacının 14/10/2008 tarihine kadar 08:00-18:00 saatleri arasında forklift kullandığı, 14/10/2008 tarihinden sonra çimento değirmenlerinde saha işçisi olarak 3 vardiya halinde 8 saat çalıştığı, yemek molasının çoğu zaman 10 dakika kullandırılması nedeniyle en az 40 saat fazla çalışması olduğu, işe giriş çıkışlarla yemekhane giriş çıkışlarının kayıt altında olduğu, bu nedenle getirtilecek belgelerden fazla çalışmanın belirlenebileceği, hafta tatiline denk gelmediği takdirde ulusal bayram genel tatil günlerinde de çalıştığı, aylık ücretlerinin çoğunlukla 20-25 günlük gecikmeyle ödendiği, son ücretinin 150,00 TL'si elden olmak üzere 930,00 TL olduğu, açıktan ücret verilmekle müvekkilinin sosyal hakları yönünden kaybına neden olunduğu, davacının vardiya amiri ile yemek molası verdikleri sırada içi geçmiş iken resimlerinin çekildiğini, uyurken yakalandığının bu nedenle iş akdinin feshedileceğinin işe gelmemesinin söylendiğini, ertesi gün işe çağrılarak bir takım kağıtlar imzalarsa çalışmasını sürdürebileceğinin söylendiğini, bu kağıtları imzalamayarak 13/09/2012 tarihinde noter kanalıyla ihtarname gönderdiğini ve iş akdini fazla mesailerinin ödenmemesi, ücretlerinin geç yatırılması, gerçek ücretin sigortaya bildirilmemesi nedeniyle feshetiğini, bu fesih ihtarnamesini çekmesinin ardından davalı şirkete fesih ihtarnamesinin tebliğ edildiğini iddia ederek; ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, yıllık izin ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, alacaklar için zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının 14/10/2008 tarihinde çalışmaya başladığı, bundan önce çalışmasının söz konusu olmadığı, çalıştığı süre içinde tüm alacaklarının ödendiği, davacının iş akdinin haklı nedenlerle sona erdirildiğini, davacının ihbar ve kıdem tazminatını hak edemeyeceği, davacıya açıktan ücret verilmesinin söz konusu olmadığı, fazla çalışmasının olmadığı, olmuş ise de ücret bordrolarında tahakkuk ettirilerek ödendiği, 3 vardiya halinde çalışıldığını, 270 saate kadar yapılacak fazla çalışmanın ücrete dahil olduğunu, ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışmışsa ücretinin ödendiği, davacının tüm çalışma döneminde bütün ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışmasının hayatın gerçekleriyle uyumlu olmadığı, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki bilgi ve belgelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı işçi 13.09.2012 tarihinde noterden davalı işverene fesih ihtarnamesi göndermiş ve bu ihtarname işverene 19.09.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı işveren ise davacı işçiye yine 13.09.2012 tarihinde posta yoluyla fesih ihtarnamesi göndermiş bu ihtarname ise 20.09.2012 tarihinde davacı işçiye ulaşmıştır. İlk ulaşan ve hüküm ve sonuçlarını doğuran fesih davacı işçiye ait olan fesihtir. Davacının feshi haklı olduğundan kıdem tazminatına hükmedilmesi yerinde ise de, iş akdini fesheden tarafın ihbar tazminatı talep edemeyeceği gözetilerek davacının ihbar tazminatı talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır.
3-Davacı işçi davalı işverene noterden gönderdiği fesih ihtarnamesi ile ayrıca davaya konu ettiği alacaklarının kendisine ödenmesini talep ettiğinden hüküm altına alınan alacakların tamamı bakımından davalıyı temerrüde düşürmüştür. Bu nedenle alacağın tamamı için temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken ihbar, ulusal bayram genel tatil ve izin ücreti alacaklarına ilişkin olarak dava dilekçesi ile istenen miktar bakımından temerrüt, ıslah ile arttırılan miktarlar bakımından ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalıdır. Reddi gereken ihbar tazminatı dışındaki ulusal bayram genel tatil ve izin ücreti alacakları bakımından alacağın tamamına temerrüt tarihi olan 21.09.2012 tarihinden itibaren faize hükmedilmelidir.
Ayrıca "temerrüt faizi" şeklinde bir faiz türü mevcut olmayıp talepte gözetilerek hüküm altına alınan yıllık izin ücreti alacağı için yasal faize, ulusal bayram genel tatil alacağına ise en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken "temerrüt faizine" hükmedilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04/03/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)