(5393 S. K. m. 67)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01.09.2008 tarihinde çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiği 13.05.2013 tarihine kadar çalıştığını, maaşının 31.12.2012' ye kadar asgari ücretin %30 fazlası iken 01.01.2013 tarihinde asgari ücretin %15 fazlasına indirildiğini, kendisine giysi ve ayakkabı yardımı yapıldığını, yol ve yemek giderlerinin karşılandığını, en az 24 günlük ücretli izin hakkının bulunduğunu, fazla mesai yaptığını, ek görevlere gitmesi, izinli veya yıllık iznini kullanan personel yerine görev yapıldığı için normalde aylık 180 saat çalışması gerekirken en az 240 saat çalıştığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, ücretinden çeşitli isimler altında kesintiler yapıldığını, bilirkişi incelemesi neticesi alacaklarının tam olarak belirleneceğini ve bu aşamadan sonra davanın ıslah edileceğini, iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ve fark ücret alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, davacı ile müvekkili arasında 4857 sayılı iş yasasının 8. Maddedeki hükümler çerçevesinde hiçbir iş akdi kurulmadığını, idarenin taraf sıfatı olmadığını, davacı ile ... Güvenlik Ltd. Şti. ve diğer yükleniciler arasında birer yıllık süreyle belirli süreli iş sözleşmesi akdedildiğini, davacı ile idare arasında iş ilişkisi bulunmadığını, davacının işvereni olmadığını, 5393 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği 4734 sayılı yasa kapsamında ihale edilen işe ilişkin olarak yüklenicilerin müvekkili idare ile hizmet ilişkisi bulunduğu süreler içerisinde davacı, yüklenicinin emir ve talimatında işçi olarak çalıştığını, işyerinde yükleniciler aracılığı ile çalışan tüm işçilerin iş ve işyeri ile ilgili tüm işlemleri yükleniciler tarafından yapıldığını, 15 Ekim 2006 tarih ve 26320 sayılı resmi gazetede 18.10.2006 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren Kamu İhale Tebliğinde değişiklik yapılmasına dair tebliğin 5. Maddesi ile "yürürlük tarihinden itibaren yapılacak hizmet alım ihalelerinde, ulusal ve dini bayram günleri ile yılbaşı günü yapılacak çalışma için 4857 sayın iş kanununun 47. Maddesi uyarınca çalışma ücretinin belirlenmesi; aynı tebliğin 6. Maddesinde tek tek sayılarak ve ayrıca" ihbar ve iade tazminatına ilişkin genel giderleri karşılamak üzere asgari işçilik maliyeti üzerinden %3 oranında sözleşme ve genel giderler hesaplanacaktır" hükmü gereği hak ediş olarak hesaplanarak yüklenicilere ödendiğini, yüklenicilerle yapılan sözleşmelerde "yüklenicilerin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları" düzenlendiğini, bu nedenle tüm sorumluluğun yüklenicilere ait olduğunu, zamanaşımı definde bulunduklarını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemektedir.
Davalı şirket vekili, davacının iş akdinin diğer davalı ve asıl işveren Belediye Başkanlığının talimatıyla yapıldığını, davacının maaşının net 863,00 TL, brüt 1.206,00 TL olduğu, 159 TL yemek ve 91 TL yol ücreti aldığını, yıllık izin alacağının bulunmadığını, ücret alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının dava dilekçesindeki izne ilişkin açık beyanı karşısında mahkemenin davalı işverenin belge sunamadığı gerekçesi ile davacı işçiyi hiç ücretli izin kullanmamış kabul ederek 56 gün üzerinden alacak hesabı yapıp hüküm altına alması hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş dava dilekçesindeki açıklama nedeniyle kullandırıldığı ispat edilemeyen 24 gün için ücretli izin hesaplatıp hüküm altına almaktır.
3-Kısmi dava olarak açılan davada kıdem tazminatı dışındaki alacaklar bakımından davalı işveren davadan önce temerrüde düşürülmediğinden, dava dilekçesi ile istenen miktarlara dava, ıslah ile arttırılan miktarlara ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinin de düşünülmemesi ayrıca hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 10/06/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)