(6100 S. K. m. 371)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 08/11/2000 tarihinden 31/12/2014 tarihine kadar davalı T.C. ...'na bağlı ... Devlet Hastanesinde ahçıbaşı olarak değişen taşeron şirketlere bağlı şekilde aralıksız çalıştığını, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğunu ve davalıların müştereken müteselsilen sorumlu olduklarını, en son net 1.800,00 TL ücret aldığını, yemek/yol parası/ erzak gibi sosyal haklardan faydalandığını, ancak ücretinin bordrolarda brüt 1.800,00 TL gösterilerek kalan kısmının elden ödendiğini, hafta tatillerinin yarısında çalıştığını, 08:00-18.30 saatleri arasında çalıştığını, bazı bordrolarda son zamanlarda yer alan fazla mesai tahakkuklarının resmi tatil çalışması olduğunu, toplam 60 gün yıllık izin kullandığını, Aralık 2014 ayı ücretinin de ödenmediğini, emeklilik için gerekli şartları taşıması, gerçek ücretinin bordroda gösterilmemesi, fazla mesai ve hafta tatili ücretlerinin ödenmemesi, yıllık izin kullandırılmaması sebepleriyle iş akdini haklı olarak feshettiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı cevabının özeti:
Davalı Şirket vekili, davalı Bakanlık ile aralarında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye istinaden mevcut işçilerin kayıtlarının kendi şirketlerine aktarıldığını, davacının da bu şekilde 01/07/2013 tarihinde çalışmaya başladığını, sonrasında da iş akdinin nedensiz yere işe devam etmemesi üzerine istifası ile sonuçlandığını, her ne kadar kendi işçileri gibi gözükse de işçiler üzerinde yönetim haklarının söz konusu olmadığını, yönetim hakkının Bakanlık tarafından kullanıldığını, bu durumda gerçek bir asıl-alt işveren ilişkisinin söz konusu olmadığını, davacının başlangıçtan itibaren davalı Bakanlığın işçisi olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu sebeple davanın kendileri açısından husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının 01/07/2013-01/01/2015 tarihleri arasında çalıştığını, 01/01/2015 tarihinden itibaren işe gelmeyi bıraktığını, bu durumun tutanak altına alınarak davacıya ihtar çekildiğini ve mazeretini belgelendirerek işbaşı yapmasının istendiğini, şifahen de işe dönmesinin söylendiğini, ancak davacının nedensizce işi bıraktığını söylediğini, bu durumun 05/01/2015 tarihinde tutanak altına alındığını, davacının iddia ettiği haklı sebeplerini doğrulayacak bir argüman bulunmadığını, iş akdini hangi sebeple feshettiğine ilişkin bir bildirim yapmadığını, buna ilişkin delil de sunmadığını, kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiğini, bir an için davacının kıdem tazminatı hakkı bulunduğu düşünülse bile 01/07/2013-01/01/2015 tarihleri dışındaki dönemden sorumlulukları bulunmadığını, davacının brüt 1.800,00 TL ücret ile çalıştığını, elden ödeme olmadığını, tüm ödemelerin banka kanalıyla yapıldığını, puantaj kayıtlarından da anlaşılacağı üzere ayda en az 4 gün hafta tatili kullandığını, davacının haftalık 45 saati aşan çalışması olmadığını, çalışma şeklinin haftada 6 gün 08.00-17.00 saatleri arasında 1,5 saat mola yapmak suretiyle gerçekleştiğini, davacıya hak ettiği fazla mesai ücretlerinin ödendiğini, davacının kendi şirketlerindeki çalışması sırasında hak kazandığı 14 günlük yıllık iznini kullandığını, ayrıca aralık ayı ücretinin banka kanalıyla ödendiğini, davanın kendilerinden önceki taşeron firmalara ihbarı gerektiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Bakanlık vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı ile davalı idare arasında karşılıklı imzalanmış herhangi bir iş akdi ya da sözleşme söz konusu olmadığından kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, kısmi veya belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacının haftalık 45 saatlik yasal çalışma süresinin üzerinde bir çalışmasının bulunmadığını, yıllık izin ve ücret alacağına itirazları bulunduğunu, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, SGK hizmet dökümü incelendiğinde, 08/11/2000-31/12/2014 tarihleri arasında yedi değişik firma tarafından SGK bildirimi yapılarak aynı iş yerinde hiç ara vermeden çalıştığı, bu durumda hizmet süresi, bu hizmetin davalı T.C. ...'na ait ... Devlet Hastanesine ait işyerinde ifa edildiği, davalı T.C. ... ile taşeron firmalar arasında yardımcı iş olan temizlik işlerinin yürütülmesi ile ilgili olarak yapılan sözleşme alt işverenlik sözleşmesi olup, asıl işveren olan davalı T.C. ... işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, öte yandan kıdem tazminatı alacağı açısından asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona ermesinin ardından işyerinden ayrılan alt işveren ile daha sonra aynı işi alan alt işveren arasında hukuki ya da fiili bir bağlantı olsun ya da olmasın kıdem tazminatı ücreti açısından önceki işverenin, devir tarihindeki ücret ve kendi dönemi ile sınırlı sorumluluğu, son alt işverenin ise tüm dönemden sorumluluğunun kabul edilmesi gerektiği, bu değerlendirmeler muvacehesinde asıl işveren olan davalı bakanlığın ve son alt işveren olan davalı şirketin talep edilen alacakların tamamından sorumlu oldukları, düzenlenen 01/12/2015 tarihli rapor, zamanaşımı ve davalı tarafın diğer itirazları konusunda düzenlenen 04/04/2016 tarihli ek raporda; çalışmanın 08/11/2000-31/12/2014 tarihleri arasında gerçekleştiği, süresinin 14 yıl 1 ay 23 gün (5163 gün) olduğu, dosya kapsamı, tanık beyanları ve emsal ücret yazısı birlikte değerlendirildiğinde yemek ve yol parası sosyal hakları eklendiğinde davacının bir günlük giydirilmiş brüt ücretinin 91,07 TL olduğu, dinlenen davacı tanıkları davacının çalışma gün ve saatlerine ilişkin iddialarını doğruladıklarından tanık ifadeleri doğrultusunda davacının 08.00-18.30 saatleri arasında 10,5 saat çalışıp yerleşik içtihatlar doğrultusunda 1 saat mola yaparak fiilen 9,5 saat haftada ise 57 saat çalışıp 12 saat fazla mesai yaptığının anlaşıldığı, ayrıca davacının hafta tatilinde çalıştığı günlerde ise hafta tatili çalışmasının günlük çalışma süresini aşan 2 saatlik kısmının da bu süreye ilave edilmesiyle davacının fazla mesai süresinin 14 saat olduğunun anlaşılmasına göre ve zamanaşımı itirazı nazara alınarak fazla mesai hesabı yapıldığı, davacının çalıştığı süre boyunca 14 kez yıllık izne hak kazandığı, toplam süresinin 246 gün olduğu, bunun 60 gününü kullanan davacının bakiye 186 gün izin hakkının bulunduğunun anlaşılmasına göre izin alacağı hesabı yapıldığı, davacının hafta tatillerinde çalıştığı hususu tüm taraf tanıklarınca doğrulandığından puantaj kaydı sunulmayan dönemlerde davacının hafta tatillerinin yarısında çalıştığı esas alınarak ve zamanaşımı itirazı nazara alınarak hesaplama yapıldığı, davacının aralık 2014 ayı ücret bordrosunun davacının imzasını taşıdığı, banka hesap döneminde de bordroda belirlenen miktarın davacının banka hesabına ödendiğinin görüldüğü, bu durumda davacının tespit edilen ücretine göre aralık 2014 ayı ücreti hesaplanarak ödenen brüt 1.860,00 TL mahsup edilmek suretiyle bakiye ücret alacağı hesabı yapıldığı, yukarıdaki verilere göre kıdem tazminatı alacağı 38.646,12 TL, fazla mesai ücreti 28.168,19 TL, yıllık izin ücreti alacağı 15.575,64 TL, hafta tatili ücret alacağı 8.952,57 TL, ücret alacağı 735,94 TL olduğunun belirtildiği, dosya kapsamına uygun denetlenebilir nitelikteki bilirkişi raporuna itibar olunduğu, davacının hesaplanabilir fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücretinin ödenmediği, bu hususun işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle derhal fesih hakkını tanıdığı, davacının bu hakkını kullanarak iş akdini haklı nedenle feshettiği, kıdem tazminatına ve bilirkişi raporunda belirtilen diğer işçilik alacaklarına hak kazandığı sonucuna varıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, hesaplamalara esas hizmet süresi bakımından;
Hizmet döküm cetvelinde 10/05/2005 tarihinde kod 8 ile çıkış gösterilmiştir. 08/04/2008 tarihinde davacının davalının yanında yeniden işe girdiği görülmektedir. Bu iki tarih arasında hiç bir yerde çalışma görülmemektedir. Davacı vekiline ve gerekir ise davacı asıl duruşmaya bizzat celbedilerek davacı asıla, ayrıca davalıların vekillerine bu tarihler arasındaki hiç çalışma görülmeyen dönemin nedeni, 10/05/2005 tarihindeki işten ayrılış nedeni açıklatılmalı, SGK’ndan aynı hususlar sorularak ilgili ve dayanak belgelerin gönderilmesi istenmelidir. Gerekir ise başka yerlerden varsa sair belgeler de getirtilmelidir. Dosya kapsamındaki tüm deliller ile birlikte açıklanan şekilde toplanacak yeni beyan ve deliller birlikte değerlendirilerek bu tarihler arasındaki sürenin hizmet süresine dahil edilip edilmeyeceği denetime elverişli şekilde ortaya konarak sonuca gidilmelidir.
Hizmet döküm cetvelinde, 22/05/2008-16/08/2008 tarihleri arasında da boşluk yani davacının hiç bir yerde çalışmasının görünmediği bir dönem mevcuttur. Bu tarihler arasındaki sürenin de hizmet süresine dahil edilip edilmeyeceği bir üst paragraftaki şekilde araştırılıp ele alınarak sonuca gidilmelidir.
01/06/2013-13/6/2013 tarihleri arasındaki dönem bakımından; alt işveren şirketlerden birinin 14/06/2013 tarihinde yani hizmet alım sözleşmesi süresi halen devam ederken iflas ettiği davalı idareden sadır belgede belirtilmiştir. 13/06/2013-30/06/2013 tarih aralığı için 17 günlük bir ihale yapıldığı da davalı İdare’den sadır belgede yazılıdır. Bu tarihler arasındaki sürenin de hizmet süresine dahil edilip edilmeyeceği üst paragraflardaki şekilde araştırılıp ele alınarak sonuca gidilmelidir. Eksik araştırma ile karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)