MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde makineci olarak 15.07.2010 tarihinden iş akdinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği 19.09.2014 tarihine kadar çalıştığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücret alacağı, fazla mesai ücret alacağı, genel tatil ücret alacağı ve ödenmeyen ücret alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı şirkette 15.07.2010 tarihinde Hazırlık-ll departmanında çalışmaya başladığını, 2014 yılında şirketin ekonomik kriz nedeniyle sipariş alamadığını, kapasite düşürme nedeniyle davacının iş akdinin ihbar süresi sonunda feshedileceğinin davacıya bildirildiğini, ancak davacının ihbar tutanağını imzalamadığını, iş akdinin 15.09.2014 tarihinde kapasite düşürme zorunluluğundan ötürü feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin davacıya tazminat ödemeyi gerektirir şekilde işverence feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının yıllık izin alacağının hesabı noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 25. maddesinde "kanunda öngörülen istisnalar dışında hakim iki tarafın söylemediği vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz." devamı 26. maddesinde de "hakim tarafların talep sonuçları ile bağlıdır." düzenlemeleri mevcuttur.
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının işyerinde çalışmasından kaynaklı 2013 yılına ait 25 gün yıllık izin hakkı bulunduğunu belirtmiştir.
Mahkemece dosya içerisine sunulan yıllık izin belgelerine göre davacının bakiye 29 gün yıllık izin alacağının kaldığının kabulü doğrultusunda alınan bilirkişi raporu gibi karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının dayandığı bu vakıalarda davacının talebiyle bağlı olduğuna göre; talep aşılmaksızın davacının 25 gün yıllık izin ücret alacağı hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken maddi vakıaya bağlı talep aşılarak 29 gün yıllık izin ücret alacağının hüküm altına alınması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy