(4857 S. K. m. 68)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 2005 yılı Ocak ayında davalı bankada çalışmaya başladığını, 2013 yılı Ocak ayında şehit yakını olduğundan yasa gereği başka bir kurumda görevlendirildiğini ve bu sebeple işten ayrıldığını, her sabah 09.00'da işbaşı yaptığını, akşam 21.00-22.00 civarı işten çıktığını, bankaların çalışma prensipleri gereği personele bir takım hedefler verdiğini, müvekkilinin hedefleri tutturabilmek için geç saatlere kadar çalıştığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL fazla mesai ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının fazla çalışma yaptığı iddiasında bulunduğunu, ancak bunu kanıtlar mahiyette herhangi bir belge sunmadığını, davacının fazla mesai ücretine hak kazanabilmesi için fazla mesai yapmasını zorunlu hale getiren bir görevlendirme yazısının bulunması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece iddia ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde; davacının 2007-2011 arası haftanın 5 günü 08.30-20.30 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenmeyle günde 10,5 saat, haftada 52,5 saat çalıştığı, ayda 3 gün 08.30-23.30 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenmeyle 13,5 saat çalıştığı, buna göre 20/11/2009-31/07/2011 tarihleri arasındaki dönem için ayda 3 hafta 7,5 saat, 1 hafta ise 16,5 saat fazla mesai yaptığı, 01/08/2011-11/1/2012 tarihleri arasındaki dönemde ise haftanın 5 günü 08.30-21.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenmeyle fiilen günde 11 saat çalıştığı, haftada 10 saat fazla mesai yaptığı, 12/11/2012-31/01/2013 tarihleri arasındaki dönem için hiç bir delil ve tanık beyanı bulunmadığından hesaplamaya dahil edilmediği, dosyaya sunulan ücret bordrolarına göre yapılan ödemelerin mahsup edildiği, hayatın olağan akışı, işçi alacaklarının uzun bir süre için hesaplanması, miktarı dikkate alınarak bilirkişi tarafından tespit olunan fazla mesai alacağı için %30 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedi buçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir (Yargıtay 9.HD. 23.6.2009 gün 2007/40862 E, 2009/17766 K).
Sağlık Kuralları Bakımından Günde Ancak Yedibuçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmeliğin 4 üncü maddesine göre, günde yedibuçuk saat çalışılması gereken işlerde çalışan işçinin, yedibuçuk saati aşan çalışma süreleri ile yedibuçuk saatten az çalışılması gereken işler bakımından Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sözü edilen günlük çalışma sürelerini aşan çalışmalar, doğrudan fazla çalışma niteliğindedir. Sözü edilen çalışmalarda haftalık kırkbeş saat olan yasal sürenin aşılmamış olmasının önemi yoktur.
Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanununun 41 inci maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir (Yargıtay 9.HD. 18.11.2008 gün 2007/32717 E, 2008/31210 K.).
Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda taktiri indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.). Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir(Yargıtay 9.HD. 21.03.2012 gün, 2009/48913 E, 2012/9400 K .)
Dosyadaki bilgi ve belgeler tanık anlatımları ve özellikle davacının fazla mesaisine ilişkin davalı vekilinin dava dilekçesindeki açıklamaları hep birlikte değerlendirildiğinde davalı işverene ait bankada çalıştığı anlaşılan davacının 01.08.2011 tarihinden önceki dönemde haftada beş gün 09.00-20.30 saatleri arasında günde 1 saat ara dinlenmesi düşüldüğünde günde 10,5 saat ve haftada 52,5 saat çalıştığı, bu dönem için davacının toplam fazla mesaisinin haftada 7,5 saat üzerinden hesaplanması gerektiği, 01.08.2011-11.11.2012 tarihleri arasında ise yine haftada 5 gün 09.00-21.00 saatleri arasında günde 1,5 saat ara dinlenme ile günde 10,5 saat ve haftada 52,5 saat çalıştığı ve bu dönem için de davacının toplam fazla mesaisinin haftada 7,5 saat üzerinden hesaplanması gerektiği kabul edilmelidir. Sonuç olarak yukarıda belirtilen dönemler için davacının haftada 7,5 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek hesap yapılması gerekirken fazla mesainin daha fazla olduğunun tespitiyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 14.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)