MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararının davalı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 31.05.20216 gün ve 2014/37002 Esas, 2016/12833 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamının ikinci bendindeki bozma nedeni yönünden bozmaya uyulduğu, ancak üç numaralı bentte hükmedilen alacakların miktarlarının net mi brüt mü olduğunun kararda gösterilememesinin infazda tereddüte yol açacağı yönündeki bozma nedeni yönünden mahkemece 14 seneden beri işçi alacakları ile ilgili davaların tümünde hükmedilen alacakların net mi brüt mü olduğu belirtilmeden binlerce karar verildiği, şimdiye kadar hiçbir kararla ilgili ne taraflardan ne avukatlardan ne de verilen kararın infazı için icraya konulmasından sonra icra müdürlüklerinden bu kararınızdaki alacaklar net mi brüt nü tereddüde düştük kararınızı açıklar mısınız talebinin gelmediğini, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda alacakların net olarak hesaplandığının ortada olduğu, iş mahkemelerinden verilen kararlarda hükmedilen alacağın diğer hukuk mahkemelerinde olduğu gibi net mi brüt mü olduğunun belirtilmesine gerek olmadığı alacağın net olduğunun anlaşılması gerektiği bozmanın buna dair kısmına uyulmayıp önceki kararda ısrar edildiği gerekçesi ile bozmaya karşı kısmi direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı davalı tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6763 sayılı kanunun 45. maddesi ile eklenen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici dördüncü maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “Mahkemece hükmedilen alacak miktarlarının brüt mü yoksa net mi olduğunun kararda belirtilmemesi HMK.’nın 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalıdır.” gerekçesi ile verilen bozma kararının yasal dayanağının HMK. nun “…….taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. “ şeklindeki emredici 297/2. maddesi olup, direnme gerekçelerinin hukuki olmadığı, Dairemizin HMK. nun 297/2. maddesine dayanan bozma kararının yerinde olup, direnmenin yerinde olmadığı anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesinin yapılmak üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 4. maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 19.04.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy