(6100 S. K. m. 342, 352, 353, 355) (5521 S. K. m. 8)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 2003 yılının Ocak ayından 01.01.2015 tarihine kadar çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak sona erdirildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacağı, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilince istinaf başvurusunun yapıldığı, istinaf sebeplerinin ve gerekçesinin Mahkeme gerekçeli kararının kendilerine tebliği sonrası sunulan ayrıntılı istinaf dilekçesinde gösterildiği, ancak bu ayrıntılı istinaf dilekçesinin ise gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edildiği 13.03.2017 tarihinden itibaren İş Mahkemeleri için öngörülen 8 günlük yasal sürenin geçmesinden sonra 24.03.2017 tarihinde sunulmuş olduğu, bu cihetle süresinde sunulmuş usulüne uygun istinaf başvuru dilekçesinden bahsedilemeyeceği ve İlk Derece Mahkemesi kararında kamu düzenine de aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin HMK 352,353/1-b1, 355. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, gerekçeli istinaf dilekçesinin süresinde verilmemesi durumunda, süre tutum dilekçesinde bildirilen sebeplerin istinaf incelemesi sırasında dikkate alınıp alınmayacağı noktasındadır.
İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte olan 5521 İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8. maddesine göre, İlk Derece Mahkemesinin istinaf edilebilen kararlarına karşı, tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 342. Maddesi gereğince istinaf dilekçesinde istinaf başvuru sebepleri ve gerekçesi bulunmalıdır. 6100 Sayılı Kanun’un 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.
Dosya içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükmün 14.02.2017 tarihinde taraflara tefhim edildiği; davalı ... Ltd. Şti. vekilinin bu karara karşı 20.02.2017 tarihli süre tutum dilekçesi ile istinaf yoluna başvurduğunu açıkladığı; gerekçeli kararın davalı ... Ltd. Şti. vekiline 13.03.2017 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı ... Ltd. Şti. vekilinin 24.03.2017 tarihinde gerekçeli istinaf dilekçesi sunduğu anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... Ltd. Şti’nin istinaf başvurusu, süresinden sonra sunulan gerekçeli istinaf dilekçesine itibar edilemeyeceği, süre tutum dilekçesi olarak adlandırılan dilekçede ise, istinaf başvuru sebepleri ve gerekçesinin bildirilmediği, ayrıca kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı gerekçesiyle esastan reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin, gerekçeli istinaf dilekçesinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren sekiz günlük süre içinde verilmesi gerektiğine yönelik tespitleri yerinde olup, davalının gerekçeli istinaf dilekçesini yasal süre geçtikten sonra verdiği sabittir. Bu nedenle süresinden sonra verilen gerekçeli istinaf dilekçesinde bildirilen gerekçelerin istinaf incelemesi sırasında dikkate alınması söz konusu değildir. Diğer taraftan, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında, süre tutum dilekçesi olarak verilen dilekçede istinaf yoluna başvuru sebeplerinin bildirilmediği belirtilmiş ise de; davalı ... Ltd.Şti., süre tutum dilekçesinde “Taraflarınca gösterilen delillerin tam olarak toplanmaması, itirazlarının ve delillerinin değerlendirilmemesi, mahkeme kararının usule ve maddi hukuk kurallarına aykırı olması nedeniyle” istinaf yoluna başvurduğunu açıklamaktadır. Davalı ... Ltd.Şti. süre tutum dilekçesi olarak adlandırılan dilekçesinde, kısa da olsa, istinaf sebeplerini bildirmiştir. Bu nedenle, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 355. maddesinin 1. fıkrasına göre, davalının dilekçesinde bildirdiği sebepler ile sınırlı olarak başvurunun esasına yönelik inceleme yapılması gerekirken, yazılı şekilde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının sair yönler incelenmeksizin, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.12.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)