(6098 S. K. m. 422)
Taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu' nda düzenlenen hizmet sözleşmesi kapsamında Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir.
Dava dosyası 2797 Sayılı Yargıtay Yasa‘ sının 6644 Sayılı Yasa ile değişik 60. Maddesi uyarınca oluşturulan Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu‘ nun 04.07.2017 tarih ve 2017/1822 E. 2017/ 1690 K. sayılı kararı ile temyiz incelemesi yapılması için Dairemize gönderilmiştir.
Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun aldığı Yargıtay İş Bölümüne ilişkin kararda Dairemizin ihtisas alanı “ İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku” , temel görevi ise “ İş Hukuku “ olarak belirlenmiştir.
Bu iş bölümüne göre Dairemiz İş Mahkemeleri yada Asliye Hukuk Mahkemelerinin İş Mahkemesi sıfatı ile verdiği kararların temyiz incelemesi ile görevli olduğu, HİİK. nun kararı ile Dairemize gönderilen dava dosyasında ise karar Asliye Hukuk Mahkemesince verildiğinden kararın temyiz incelemesi görevi Dairemize ait değilsede, 2797 Sayılı Yargıtay Yasa‘ sının 6644 Sayılı Yasa ile değişik 60. Maddesi uyarınca oluşturulan Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu‘ nun kararları kesin olup, temyiz incelemesinin zorunlu olarak Dairemiz tarafından yapılması gerektiğinden,
Temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette ve bağlı şirkette işten çıkartıldığı 12.11.2012 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, müvekkilin işyerinde eski sistemde çalışmakta olan yaklaşık 12.000 tavuk ve 12.000 civcivden sorumlu olduğunu, üretim düzeneğini üstenmiş olup bu husustaki tüm işlemleri kendisinin yaptığını, haftanın 7 günü çalıştığını, normal çalışma saatlerinin 07:00-12.00 arasında,12:00-13:00 arası bir saat yemek molası ve 13:00' ten 20:30'a kadar tekrar çalıştığını, saat 21.00 de çiftlikte tavukların kaldığı bölümün ışıklarını kapattığını, bu şekli ile fazla mesai yaptırıldığı gibi bunlara ilave olarak 4 ayda bir civcivleri tavukluğa atarken gece sabaha kadar çalışıldığını, kurum tarafından 15 yıllık çalışma ve 1500 günlük prim ödeme şartlarını yerine getirdiğine dair yazı verildiğini, müvekkilinin bu yazı ile birlikte çalışmakta olduğu işyerine müracaat ettiğini, kendisinden şu anda müvekkilinin içeriğini bilmediği bir yazı alınarak tehdit ve baskı ile işten çıkartıldığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunmuş, davalı iş yerinin tarımsal faaliyet niteliğinde bir iş yeri olup iş mahkemesi görevine giren davalardan olmadığını, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Çorum 1. İş Mahkemesi'nin 2013/356 E. ve 2013/801 K. sayılı görevsizlik kararı üzerine Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesince, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Yıllık ücretli izin alacağının hesabında 6098 sayılı TBK. nun 422. Maddesinin yerine 442. maddesinin belirtilmesi ve bilirkişi raporunun yıllık ücretli izne ilişkin paragrafında " Hafta tatili günü sayısı " adı altında hesaplama yapılması ve hafta tatilinden söz edilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Davacı fazla çalışma iddiasını tanık beyanlarıyla ispatlamaya çalışmış, üç tanık dinletmiştir. Tanıklardan ... işyeri çalışanı olmayıp akrabasıdır. Tanık ...'in komşu işyeri çalışanı olup, tanık ...'in veteriner hekim olduğu anlaşılmıştır.
Bu tanıklardan ... dışındakilerin davacının çalışma şekil ve şartlarını bire bir bilmesi mümkün değildir. Bu nedenle davacının fazla çalışma iddiası, tanık ...'in beyanları hizmet yaptığı 2008, 2009 ve 2010 yılları arasında değerlendirilerek belirlenmelidir.
Türk hukukunda haftalık çalışma süresi 45 saat olup, bilirkişi raporunda haftalık normal çalışma buna göre belirlenmiştir. Ancak fazla çalışma hesaplanırken haftalık çalışma gün sayısı hafta tatili çalışmasının ayrıca hesaplandığı gözden kaçırılarak 6 gün yerine 7 gün üzerinden hesaplanması hatalıdır.
Fazla çalışma süresi belirlenirken; haftada 6 gün çalışma hesaplanıp hafta tatili hesabı da yapıldığından 7. gün çalışmasının 7,5 saati aşan kısmı bu miktara eklenerek sonuca gidilmesi gerekirken günlük fazla çalışmanın haftada 7 gün üzerinden belirlenmesi hatalıdır.
Fazla çalışma 6 gün için 75-45 = 30 saat, 7. gün için ise 12,5-7,5 = 5 saat olmak üzere haftalık toplam 35 saat olmaktadır. Haftalık normal çalışma 45 saat olduğundan, hesaplama günlük değil, haftalık yapılmalıdır.
Dosya kapsamında takdiri indirim oranının mahkeme hakimi tarafından değil bilirkişi tarafından belirlendiği görülmüştür.
Bilirkişinin hakimin takdirindeki bir hususta görüş bildirmesi bilirkişinin görevini aşması olup yasaktır. Mahkemece böyle bir davranışa izin verilemez. Ancak bu husus bu aşamada sonuca etkili görülmemiştir.
Karar sadece davalı tarafından temyiz edilmekle yukarıdaki esaslara göre hesaplanacak fazla çalışma ücretinden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak nedeniyle şimdiki gibi % 30 oranında takdiri indirim uygulanmalıdır. Mahkemece fazla mesai ücretinin yazılı şekilde hüküm altına alınması isabetsizdir.
4- 6098 sayılı TBK. nun 422. maddesine göre yıllık ücretli iznin hakkazanılması için 1 yıllık çalışmanın doldurulması gerekir. Her tam yıl karşılığı izne hakkazanılır. Yıldan artan kısımlar için kıstelyevm hesap yapılamaz. Bu nedenle mahkemece 27.08.2012 tarihinden sonraki süre için de yıllık ücretli izin hesabı yapılması hatalıdır.
5-Mahkemece hüküm altına alınan alacakların net mi brüt mü olduğunun belirtilmemesi de HMK. nın 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.03.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)