MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile 2013/Kasım ayı ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı...A.Ş.'de 26.09.2009 tarihinde çalışmaya başladığını ve kesintisiz olarak 22.11.2013 tarihine kadar teknik personel olarak çalıştığını,...A.Ş.'nin 01.11.2013 tarihi itibariyle diğer davalı... A.Ş. tarafından devralındığını, işyerinde teknik eleman olarak istihdam edilmekte iken ... AVM'ndeki... Mağazasına gitmesi gerektiğinin belirtildiğini, belirtilen tarihte mağazaya gittiğini ancak 22.11.2013 tarihinde haksız ve dayanaksız olarak iş akdine son verildiğini, davalıların talep edilen alacaklardan müteselsilen sorumlu olduklarını, ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım aylık ücret ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı... Bilgi İşlem ve Dış Tic. A.Ş. vekili, davacının, diğer davalı...A.Ş.nezdinde 25.09.2009 tarihinde çalışmaya başladığını, 01.11.2013 tarihi itibariyle diğer...A.Ş.'nin davacının çalıştığı ... AVM mağazasının işyeri devri suretiyle müvekkili şirketçe devir alındığını, davacının iş sözleşmesinin de bütün hak ve borçlarıyla birlikte devralan müvekkili şirkete geçtiğini, diğer davalıya ait toplam 14 mağazanın müvekkili şirketçe devir alınması nedeniyle ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda personelin bir kısmımn farklı mağazalara atandığını, insan kaynakları yöneticisi... tarafından 19.11.2013 tarihli e-posta ile tüm personele yeni görev yerlerinin bildirildiğini, görev yeri değişen tek personelin davacı olmadığını, davacının yeni görev yerinin ... AVM'nde bulunan mağaza olduğunu, Bursa dışında bir ile naklinin söz konusu olmadığını, davacının, işverenin yönetim hakkı kapsamında gerçekleştirdiği işyeri değişikliğine uymadığını, kendisine yapılan tüm uyarılara, bildirimlere rağmen yeni işyerinde çalışmaya başlamadığını bu nedenle sözleşmesinin 26.11.2013 tarihi itibariyle 4857 sayılı Yasanın 25/II-g maddesi çerçevesinde feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, davacının Kasım ayındaki 26 günlük çalışmasına karşılık ücretin ödendiğini, ücret alacağının bulunmadığını, yıllık izin ücretinin de Kasım ayı bordrosunda tahakkuk ettirilerek ödendiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı...İç ve Dış Tic. A.Ş. vekili ise davacının çalıştığı ...A.Ş. mağazasının işyeri devri suretiyle davalı... A.Ş.'ye devredildiğini, davacının iş sözleşmesinin bütün hak ve borçlarıyla birlikte devralan... A.Ş.'ne geçtiğini, bu nedenle...A.Ş.'ne husumet yöneltilmesinin uygun olmadığını, davacının iş sözleşmesinin 9.4. maddesini ihlal ettiğini, kusurlu ve feshe neden olan tarafın davacı olduğunu, iş akdi haklı nedenle feshedilen davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı işverence yapılan görev yeri değişikliğinin çalışma koşullarında esaslı değişiklik mahiyetinde olup olmadığı, başka birim olmaması nedeni ile zorunlu bir değişiklik olduğu, iş sözleşmesinin davalı işverence 4857 sayılı İ.K.'nun 25/II-g maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağı, öte yandan ücret alacağı da olmadığı ancak bir kısım yıllık izin ücreti alacağı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Davada iki davalı olup hükmedilen yıllık izin ücretinin "davalıdan " tahsili şeklinde hüküm kurulmasının infazda tereddüt oluşturacağının düşünülmemesi hatalıdır.
2- Taraflar arasında iş sözleşmesinin işverence haklı olarak fesh edilip edilmediği hususunda uyuşmazlık vardır.
Davacı, görev yerinin değişmesi üzerine yeni çalışma yerine gittiğini ancak burada işine son verildiğini iddia ederken yargılama sırasındaki açıklamasında verilen yeni görev tanımının önceki işine ve kendi niteliklerine uygun olmadığını ve bunu kabul etmediğini beyan etmiştir. Davalı ise davacının yeni görev yerine hiç gelmediğini ve bu nedenle haklı olarak sözleşmesinin fesh edildiğini savunmuş ve Mahkemece davalı savunmasına itibar edilmiştir.
Davacı tanıklarına göre davacı, yeni görev yerine gitmiş, ancak verilen görevi öğrendikten sonra işyerinden ayrılmıştır.
Dosyadaki belgelere ve beyanlara göre görev değişikliğinin elektronik posta ile yapıldığı ve verilen görevin "teknik destek" olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, yeni görev yerinde görev tanımı ile bağdaşmayan farklı bir iş verildiğini iddia ettiğine göre Mahkemece davacı aleyhine 4857 sayılı İş Kanununun 22. maddesi kapsamında iş şartlarında esaslı değişiklik olup olmadığı araştırılmalı gerekirse işyerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp iş şartlarında esaslı değişiklik olduğunun tespiti halinde işçinin haklı feshi değerlendirilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy