MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 28. HUKUK DAİRESİ
DAVA : Davacı, işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de HUMK.nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işverene bağlı şekilde iki dönem uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını, ilk dönem iş sözleşmesinin işverence haklı neden olmadan fesh edildiğini ikince dönem ise ücretlerinin gerektiği gibi ödenmemesi üzerine iş sözleşmesini fesh ettiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yakıt primi, kıdem pirimi, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsili ile işverence alınan teminat senedinin iptal ve iadesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kendi isteği ile haklı neden olmadan istifa ederek işten ayrıldığını, tazminata hak kazanmadığı gibi diğer taleplerinin de yerinde olmadığını, hak ettiği ücretlerin de ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin ik dönem işverence haklı neden olmadan fesh edildiği, ikinci dönem ise ücretlerin gerektiği gibi ödenmemesi üzerine davacı tarafça haklı olarak fesh edildiği buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazandığı gibi ilk çalışma dönemi için ihbar tazminatına da hak kazandığı ayrıca yakıt primi, kıdem pirimi, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacakları da olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) İstinaf:
Karara karşı davalı vekili istinaf yoluna bauşvurulmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının ilk dönem çalışmasının işverence değil davacı tarafça sonlandırıldığı buna göre ilk dönem çalışması için ihbar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığı, davalının istinaf başvurusunun bu açıdan yerinde olduğu diğer istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
F) Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davalı vekili temyiz etmiştir.
G) Gerekçe:
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacının uluslararası tır şoförü olarak, asgari ücret yanında yaptığı seferler nedeniyle sefer ücreti aldığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu kabul doğrultusunda davacının ortalama olarak ayda 2 kez yurt dışı seferi yaptığı açıklanarak buna göre ücreti belirlenmiştir.
Davalı taraf kayıtlara göre ayda 2 sefer yapılmadığı savunmasındadır.
Davacının yurt dışına çıkış ve dönüşleri kayıt altında olup denetime elverişli şekilde bu kayıtlardaki sayının tespiti ile sefer sayısı belirlenmesi gerikirken tanık beyanları ve kayıtlara göre ortalama olarak ayda 2 sefer yaptığının kabulü hatalıdır.
3- Davacı taraf dava dilekçesinde işverence yakıt primi ve kıdem primi adı altında ödemeler yapıldığını ancak bu ödemelerin eksik yapılması nedeniyle alacağı olduğunu ileri sürmüş, davalı ise bu yönde ödemeler yapılmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davacı beyanı ile tanık anlatımları doğrultusunda yapılan hesaplamalara itibarla söz konusu talepler hüküm altına alınmıştır.
Alacakların varlığını ispatlama yükü davacı da olup davacı delil olarak bir kısım belgeler sunmuş ve tanık beyanlarına dayanmıştır. Sunulan belgeler söz konusu alacakların varlığını ispatlamaya elverişli olmadığı gibi dinlenen davacı tanıklarının da benzer taleplerle işverene karşı davalarının olduğu anlaşılmaktadır. Yine bu taleplere yönelik yasal bir düzenleme olmadığı gibi sözleşme yada işyeri uygulaması olduğuna yönelik yeterli delil de yoktur. Davalı tanıkları da savunmayı teyit etmişlerdir. Buna göre yakıt primi ve kıdem pirimi alacaklarının ispatlandığı söylenemez. Açıklanan nedenlerle ispatlanamayan taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır.
H) Sonuç:
Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy