BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin en son 2.000 TL net ücretle çalıştığını, iş sözleşmesine alacaklarının ödenmemesi sebebiyle işçi tarafından haklı olarak son verildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve diğer bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının ücretinin bordrolarda yer alan ücret olduğunu, davacının köylerden toplanan sütlerin büyük bir kısmını kendi adına ve hesabına, şirket yetkilisinin bilgisi olmadan kişi ve kurumlara sattığını, elde edilen bedelleri kendisinin kullandığını, davacının olay sonrası savcılığa şikayet edilmemesi konusunda yalvarıp işten kendi rızasıyla ayrılacağını ve haricen sattığı sütlerin parasını en kısa zamanda ödeyeceğini beyan etmesi üzerine şirket yetkilisinin duygusal davranarak davacıyı şikayet etmediğini, ardından iş sözleşmesinin istifa sebebiyle sonlandırıldığını, davacının ödenmeyen bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, davacı en son 2.000,00 TL net ücretle çalıştığını iddia etmiş ise de; dosyaya sunulan belgelerden ve tanık anlatımlarından bu iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılmakla en son ücretin bordrolarda gözüktüğü gibi aylık brüt 2.040,00 TL olduğu, buna göre davacının davalı işyerinde 07/02/2004-28/04/2016 tarihleri arasında aylık 2.040,00 TL brüt ücretle çalıştığı, iş sözleşmesini fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle İş Kanunu'nun 24/2-e maddesi gereğince haklı sebeple feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının fazla çalışma, genel tatil ve ücret alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği, her ne kadar davacı hakkında işverenin güvenini kötüye kullanmasından dolayı şikayet olduğu ve soruşturmanın devam ettiği belirtilmiş ise de söz konusu şikayetin dava tarihinden sonra yapıldığı, güveni kötüye kullanma ile ilgili işverence tutulmuş herhangi bir tutanak bulunmadığı, işverenin hangi tarihte davacının işlediği iddia edilen suçu öğrendiğinin belli olmadığı, dava tarihinden önce işverenin yasal süresinde iş sözleşmesini feshetmesi gerekirken bu yönde bir çabasının olmadığı bu sebepler İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, bölge adliye mahkemesi kararının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönleri usul ve kanuna uygun görülmüştür.
2- Taraflar arasında hüküm altına alınması gereken fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince gerekçede açıkça davacının ücretinin brüt 2.040,00 TL olduğu ve davacının daha fazla ücret ile çalıştığını ispatlayamadığı kabul edilmiş, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağı da hükme esas alınan bilirkişi raporundaki brüt 2.040,00 TL ücrete göre yapılan hesaplama seçeneğinde olduğu şekilde hüküm altına alınmıştır. Ne var ki; bu ücret kabulüne göre İlk Derece Mahkemesince yapılan %30 indirim sonrası brüt 16,522.38TL fazla çalışma ve brüt 1,094.91 TL ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının hüküm altına alınması gerekirken; hatalı şekilde net 2.000, 00TL ücrete göre yapılan hesaplama seçeneğinde yazılı tutarların hüküm altına alınmış olduğu görülmektedir. İlk derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ:
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy