-D.l/89 Yargıtay/Aile Hukuku 1/89
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti : Şakir Sıdkı İlkay, Başkan, Salih S.
Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut
İstinaf eden : Hüseyin Yılmaz, Yeş-ilyurt
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen : Gülizar Hüseyin Yılmaz n/d Gülizar
Halil Abak, Yeşilyurt
(Davacı)
- arasında
İstinaf eden namına : Sami Erginalp
Aleyhine istinaf edilen
namına : Cemal Ecersoy
Fasıl 339, Türk Aile (Evlenme-Boşanma) Kanunu - Madde 35.
Koşulların değişmesi halinde nafaka miktarının artırılması.
Çocukların velaye-ti. Çocukların velayeti hakkında karar
-verirken Mahkemenin gözönünde bulundurması gereken en önemli faktör çocukların yararıdır. Mahkemelerin bu hususlarda geniş takdir yetkileri vardır. (Görünüz.19.C.L. R. salı; 213-215) Davayı dinleyen yargıç çocukların menfaatini gözönünde bulundurmuştur.
-
Taraflar 19.2.1986 tarihine kadar karı koca olarak yaşadılar. Halen 11 ve 12 yaşlarında Emre ve Emel isimli iki kız çocukları vardır. Mahkeme boşanma esnasında çocukların velâyetini davacıya verdi. Çocuklara da ayda 2O.OOOTL nafaka ödenmesini emretti.- Davacı bu istida ile Davalının ödediği nafakanın artırılmasını talep etti. Davalı ise çocukların velâyetini talep etti. Davayı dinleyen Aile Mahkemesi aylık Nafaka miktarını 55.OOOTL.'na çıkardı ve Davalının velâyet istemini reddetti.
Mahkeme tarafınd-an çağrılan Emre ve Emel annelerinin yanında kalmak istediler. Anne ve ninelerinin iyi baktığını söylediler. Refah Dairesi de bunları teyid etti.
Davalı verilen kararı istinaf etti. İstinaf Mahkemesi çocukların velayetinin anneden alınıp babaya verilmesin-in mevcut şahadet ışığında mümkün olamayacağına ve Alt Mahkemenin hata yapmadığına karar verdi.
------------------
HÜKÜM
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Bu istinaf Lefke'de oturum yapan Lefkoşa Aile Mahkemesinin müst-enifin mukabil talebini reddeden kararından yapılmıştır.
Taraflar, Mahkeme kararı ile boşandıkları 19.2.1986 tarihine kadar karı koca idiler. Tarafların halen 11 ve 12 yaşlarında olan Emre ve Emel isimli iki kız çocukları vardır. Tarafların boşanması üzeri-ne Mahkeme çocukların velâyetini aleyhine istinaf edilen davacıya verdi ve müstenif davalının çocuklar için ayda 20.000 TL. nafaka ödemesini emretti. 8 Mayıs 1988 tarihinde aleyhine istinaf edilen davacı açtığı bir dava ile nafakanın artırılmasını talep et-ti. Müstenif davalı da dosyaladığı müdafaa ve mukabil talep takriri ile çocukların velâyetinin kendisine verilmesini istedi. Davayı dinleyen Aile Mahkemesi her çocuk için 27.500TL. olmak üzere aylık nafaka miktarını 55000 TL.'ye çıkarttı, davalının mukabil- talebini ise reddetti. İstinaf mukabil talebinin reddedilmesi kararından yapılmıştır.
Davalı, davacıdan boşandıktan kısa bir süre sonra Melike Yılmaz isimli dul bir kadınla ikinci bir evlilik yaptı ve bu evlilikten bir çocuğu bulunmaktadır. Melike Yılmaz'-ın ilk evliliğinden halen eski eşinin yanında kalmakta olan bir oğlu vardır. Davacı ise iki çocuğu ile beraber yaşamaktadır. Davacı ebeveyni ve kardeşi ile aynı çatı altında ikamet etmekte ise de davacının çocukları ile birlikte ikamet ettiği bölüm babası -ve kardeşinin ikamet ettiği bölümlerden ayrı ve bağımsızdır.
Davalı, İlk Mahkeme önündeki şahadetinde, çocukların zor şartlar altında yetiştiklerini, üç ailenin aynı çatı altında bir arada yaşamalarının çocukların gelişmesinde sosyal sakıncalar doğurduğunu-, davacının evde bulunmadığı zamanlarda çocukların evde yalnız veya sinirleri bozuk nineleri ile ve daima içkili olan dedeleri ile kaldığını ve çocukların kendisine verilmesi halinde şimdiki eşinin onlara iyi bakacağını söyledi. Davalının şimdiki eşi Melik-e Yılmaz da şahadetinde çocukları sevdiğini ve onlara iyi bakacağını söyledi. Melike Yılmaz, yine şahadetinde, ilk evliliğinden olan çocuğunu bir yıl kadar önce eski eşine verdiğini ve çocuğu bu yıl zarfında sadece iki defa gördüğünü, velâyeti istenen çocu-kların ise kendisine devamlı küfür etmekte olduğunu söyledi.
Davacı, verdiği şahadette, annesinin asabi bir kişi olmasına rağmen çocukları sevdiğinı ve onlara kendi yokluğunda iyi baktığını, babasının ise içki içmesine rağmen kendilerine herhangi bir zarar-ı olmadığını söyledi. Davacı, yine şahadetinde, kendisinin çocukları ile birlikte ikamet etmekte olduğu bölümün babası ve kardeşinin ikâmet ettiği bölümlerden tamamen ayrı ve bağımsız olduğunu söyledi.
Mahkeme tarafından çağrılıp dinlenen Emre ve Emel ise,- şahadetlerinde annelerinin yanında kalmak istediklerini, orada kendilerine anneleri ve ninelerinin iyi baktıklarını, babalarının ve özellikle şimdiki eşinin yanında yaşamağı istemediklerini Mahkemeye açık bir lisanla söylemişlerdir.
Mahkemeye emare olarak- sunulmuş olan Refah Memurunun raporu davacı ve çocuklarının ikamet ettiği bölümün aynı çatı altında bulunan diğer bölümlerden bağımsız olduğunu ve çocuklara iyi bakılmakta olduğunu teyit eder mahiyettedır.
Çocukların velâyeti hakkında karar verirken Mahke-menin göz önünde bulundurması gereken en önemli faktör çocukların yararıdır. Mahkeme bu gibi meselelerde geniş bir takdir hakkına sahiptir. Salih Zeki v. Faika Mehmet 19 C. L. R. 213-s. 215 de Yargıç Zeka Bey şöyle demiştir:
-"Two are the cardinal underlying principles of the Turkish family law relating to the custody of the children; one is the welfare of the child the other is the unfettered judicial discretion of the judge.
-
İngilterede de prensip aynıdır. Rayden on Divorce, 7th Ed., p.537 de şöyle denmektedir:
-"In principle, children should not be separated, and the fact and advantage of brotherhood and sisterhood must also be considered when there ıs more than one child of the marriage and it is proposed to give custody of one child to one person and of another- to a different person. In dealing with the questıons of custody or access the Court will have regard to the particular circumstances of each case always bearing in mind that the benefit and interest of the child is the paramount consideration, and not the- punishment of the guilty spouse, though among other considerations the wishes of an unirripeachable parent stand first. The Court has a wide discretion in such matters."
--
Bu meselede davayı dinleyen Aile Mahkemesi önündeki şahadeti değerlendirdi ve çocukları davacı anneden alıp davalı babaya verme-nin çocukların yararına olmayacağı kanaatına vardı. Mahkeme kararında şöyle demiştir:
-"Yukarıda belirttiğim hukuki prensipler çerçevesinde huzurumda bulunan tüm şahadeti değerlendirdim. Huzurumdaki şahadetten davalının çocukların menfaati bakımından velâyet hakkının anneden alınıp kendisine verilmesini gerektirecek bir durumun mevcudiyetini- ispat edebildiği söylenemez. Bunun aksine çocukları babanın velayetine verip baba ve üvey anne ile birlikte kalmaları çocukların menfaatine olmayacaktır. Gerek Melike Yılmazın şahadetinden ve gerekse mezkur küçüklerin şahadetinden hiçbir şekilde anlaşmadı-kları, aksine özellikle küçüklerin Melike Yılmaza nefretle yaklaştığı anlaşılmaktadır. Ne yazık ki: keza Melike Yılmaz'ın dava konusu çocukları sevdiği ve onlara kendi çocuğu gibi bakacağı iddiasını ciddi ve samimi bir iddia olarak değerlendirme ol-anağı bulamadım. Kendi öz çocuğunu boşandığı eşine veren ve onu bir senede sadece üç kez gören bir annenin, kendisine sempati ile bakmayan dava konusu çocuklara ilgi göstereceği ve öz çocuğu gibi bakacağı düşünülemez.
-
Görüleceği gibi davayı dinleyen yargıç önündeki şahadeti iyice değerlendirmiş ve kararını verirken çocuklarının menfaatini göz önünde bulundurmuştur. Mahkemenin önündeki şahadet yargıcın bu kanaatini desteklemektedir. Bu durumda Mahkemenin takdir hakkına- müdahale etmemiz için herhangi bir neden mevcut değildir.
Şonuç olarak istinaf reddolunur.
İstinaf masrafları müstenif tarafından ödenecektir.
Şakir Sıdkı (Başkan) Salih S. Dayıoğlu (Yargıç)
Niyazi F. Korkut (Yargıç)
-
6 Nisan 1989
Full & Egal Universal Law Academy