- Yargıtay / Aile Hukuku 2/76
(İstida No. 27/76)
TÜRK CEMAATI İSTİNAF MAHKEMESİ -HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti : Ülfet Emin, Ahmet İzzet ve Şakir S.İlkay
İstinaf Eden : Emel İsmail Adem, Ankara, (Davalı)
ile
Aleyhine İstinaf Edilen : İsmail Adem, Lefkoşa (d-avacı)
arasında
İstinaf Eden Namına : Menteş Aziz
Aleyhine İstinaf Edilen
Namına : Kıvanç M.Rıza
--------------------------------------------
F-asıl 339 Türk Aile (Evlenme-Boşanma) Kanunu - Madde 34 (2) Nafaka emri
uyarınca biriken nafakalardan bir yılı aşkın olanların tahsil edilemeyeceği.
Fasıl 15 - Madde 3 (1) Hükmün yürürlüge girdigi tarihten 15 sene geçtikten
sonra bu hükümle ilgili dava açı-lamayacagı (Müruru zaman)
Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü Emir 40, N.8 - Hüküm tarihinden altı
sene geçtikten sonra hükmün icrasının Mahkemenin izni ile yapılabilecegi,
Hukuk Usulü H.M.U. Tüzügü Emir 48 N. 8 - Bu birikmiş nafakalar için istida-
ların nası-l yapılacagı (tek taraflı)
Zamana,sımı Yasası- Fasıl 15 - Zamanaşımı ile ilgili 3. maddesinin (I). fıkrası
(b) bendi hükmün yürürlüğe girdiği tarihten 15 sene geçtikten sonra hü-
kümle ilgili dava açılamayacağını belirtmektedir. Ancak altı sene geçtik-
ten- sonra hükmün icraası Mahkemeni ' ni ile yapılabilir. Fasıl 15, meydana gelen bir dava sebebinin belli bir süre için Mahkemeye getirilmesi ile ilgilidir. Fasıl 339 ma de 34 (2) ise zaman aşımı ile ilgili değildir. Bir seneden fazla birikmiş nafakaların- alınamayacağı hususunda mutlak bir
hüküm koymaktadır.
Leymosun-Larnaka-Baf Türk Cemaat Mahkemesi taraflann 21.12.1962 tarihinde boşanmalarına ve evlilik mahsulü küçük Doğan'ın velayetinin Davalıya verilmesine ve Davacının çocuk için Davalıya ayda £15. Na-faka ve ayrıca 50.- taıminat ödemesine karar vermişti.
Davacı hüküm tarihinden itibaren Davalıya nafaka olârak hiçbir şey
ödememiş ve Davalı da talepte bulunmamıştır.
Davalı, 4 Şubat 1976 tarihinde bir istida dosyalayarak 1 Ocak 1964'ten itibaren ödenmem-iş nafaka miktarı olarak Davacıdan £ 2.360.- alacağı olduğunu ve ödenmediğini iddia ederek menkul mallarının satışını talep etmiştir.
Aile Mahkemesi Hakimi, Davalının Fasıl 339, Madde 34 (2)'ye göre
Davacıdan bir senelik nafaka talep edebileceğine dair Muk-ayyide talimat
vermiştir.
Davalı bu talimattan dolayı istinaf dosyalamıştır. İstinaf Mahkemesi
hükümlerin icrasının Fasıl 15'e göre zamanaşımı ile ilgili olduğuna, halbuki Fasıl 339, Madde 34 (2)'deki nafaka emrinin amir bir hüküm olup Fasıl 15'deki zamana-şımı ile ilgili olmadığına kanaat getirerek yargıcın bir senelik nafakaya hakkı olduğu talimatının doğru olduğuna hükmetmiş ve istinafı reddetmiştir.
------------------------------
HÜKÜM
-
-Ülfet Emin, Y: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Ahmed İzzet verecektir.
Ahmed İzzet: Leymosun-Lârnaka-Baf kazaları Türk Cemaati Mahkemesi nin taraflar arasında cereyan eden 43/1962 sayılı boşanma davasında, 21 Aralık 1962 tarihinde tarafların -boşanmalarına, evlilik mahsülü olan küçük Doğan ın velayetinin davalıya verilmesine, davacının 1 Ocak 1964 tarihinden itibaren küçük Doğan ıçin davalıya ayda £ 15.- nafakâ ödemesine ve davacının davalıya £ 500.- tazminat ödemesine hüküm verdi.
Göründüğüne -göre, hüküm tarihinden sonra davacı davalıya nafaka olarak hiçbir şey ödememiş, davalı da bu nafakanın ödenmesi için herhangi bir teşebbüste bulunmamıştır.
Davalı 4 Şubat 1976 tarihinde Kaza Mahkemesinde bir istida dosyalayarak, 1 Ocak 1964 tarihinden itib-aren istidanın dosyalandığı güne kâdar ödenmemiş bulunan £ 2.360.- nafakanın ödenmesi için davacının menkul mallarının satışını talep etmiştir.
Bu istida dosyalandıktan sonra Mahkeme Mukayyidi Hâkimden, Hukuk Muhakemeleri Usulü Emir 40, nizam 8 altında 6 -seneyi mütecaviz bir hükmün icrası için Mahkemeden icra yetkisi istenmesinden sartı nazar edili edilmemesi, istidada talep edilen £ 2.175.- için mi, yoksa bir senelik na âka tutarı olan £ 180.- için mı müzekkere isdar edilmesi gerektiği hususunda yazılı o-larak talimat istemiştir.
Aile Mahkemesi Hâkimi, Fasıl 339, Türk Aile Kanununun 34 (2) maddesi uyarınca ancak bir senelik nafakanın talep edilebileceği kanaatını belirterek bir senelik nafaka için müzekkere isdar edilebileceğine dair talimat vermiştir.
M-üstedi 10 Mart 1976 tarihinde bir istinaf dosyalamıştır. İstinaf sebepleri aynen şöyledir:
1) Muhterem Mahkeme zamanaşımını durduran yasanın Türk Aile Kanunu Fasıl 339 madde 34 (2) 'yi etkilemediği ve nafaka emri altında davalının alacaklı bulunduju nafa-kanın 1 yıl gerisinden öteye kaybolduğuna dair 1 Mart 1976 tarihinde vermiş olduğu karar yanlış ve hatalıdır.
2) Her ihtimale binaen müruru zaman ile ilgili Muhterem Mahkeme huzurunda vaki herhangi bir itiraz olmadan davalının bir yıldan fazla nafaka
tale-p ve tahsil edemiyeceği hususunda Muhterem Mahkemenin varmış olduğu yargı yanlış ve hatalıdır.
3) Muhterem Mahkeme davalının 6 Şubat 1976 tarihinde dosyalamış olduğu menkule Writi ve ilişikteki Yemin Varakası mucibince talep olunan nafaka miktarının tahsi-line yanlış ve hatalı olarak müdahale etmiş ve talep olunan miktarın tahsili yönıine gidilmesini durdurmakla hata işlemiştir.
Müstedinin avukatı istinatın duruşmasında Fasıl 339, madde 34 (2) ve Fasıl 15, madde 3 (1 )'e atıfta bulunduktan sonra Genel Komit-e'nin 16 Temmuz 1966 tarihli bir kararı ile müruru zamanın 21 Aralık 1963 tarihinden itibaren durdurulduğunu, bu suretle 1 Ocak 1964 tarihinden itibaren bütün nafakaların alınabileceğini iddia etmiştir.
Fasıl 339. Türk Aile Kanununun 34. maddesinin (2). f-ıkrası aynen şöyledir:
"34. (1)....... .......... ..
(2) No maintenance order shall be made in respect of any period prior to the date of the application for such order; and no sum due on a maintenance order for more than one year shall be recoverable."
F-asıl 15'in zaman aşımı ile ilgili 3. maddesinin (1.) fıkrasının (b) bendine göre bir hükmün yürürlüğe girdiği tarihten 15 sene geçtikten sonra bu hükümle ilgili herhangi bir dava açılamaz. Bu böyle olmakla beraber Hukuk Muhakemeleri Usulü, Emir 40'ın 8. ni-zamına göre, hüküm tarihinden altı sene geçtikten sonra bu hükmün icrası ancak Mahkemenin izni ile olabilir. Bu nizam aynen şöyledir:
"8. Where six years have elapsed since the judgment of date or the
order, or where any change has taken place by death or- otherwise in
the parties entitled or liable to execution, the party alleging himself to be entitled to execution may apply to the Court or a Judge for leave to issue execution accordingly. And such Court or Judge may, if satisfied that the party so applyi-ng is entitled to issue execution, make an order to that effect, or may order that any issue or question, necessary to determine the rights of the parties shall be tried in any of the ways in which any question in an action may be tried. And in either case- the Court or Judge may impose such terms as to costs or otherwise as shall be just."
Böyle bir izin talebinin Emir 48, nizam 8- altında yapılması gerekir. Bu meselede böyle bir izin talebi yapılmamıştır. Bu sebeple Bidayet Mahkemesi huzurunda istinaf konusu olabilecek herhangi bir istida mevcut değildir ve istinafın reddolunması gerekir.
Buna rağmen müstedinin iddiası ile ilgil-i birkaç söz söylemeyi uygun görüyoruz.
Fasıl 15, madde 3 (1 ) "no action shall be brought" diye başlamaktadır. Fasıl 15, meydana gelen bir dava sebebinin belirli bir süre içe'risinde Mahkemeye getirılmesi ıle ilgilidir. Fasıl 15'in amacı, davalaşmaya b-ir son vermek ve "bayat" taleplerı bertaraf etmektir. Keza, dava sebebi ortaya çıktıktan uzun bir müddet sonra davalılar ellerindeki mevcut şahadet veya emareleri kaybedebileceğinden bunların aleyhine uzun yıllar geçtikten sonra dava açmak adil olamaz. Hal-buki Fasıl 339'un 34 (2) maddesi zaman aşımı ile veya dava getirilmesi ile ilgili olmayıp, bir seneden fazla birikmiş nafakanın alınamayacağı hususunda mutlak bir hüküm koymaktadır. Maddenin lisanından görüleceği gibi "no sum due... for more than one year -shall berecoverable" denmektedir. Bundan da görüleceği gibi bir nafaka emri, nafaka emri ile ilgili zaman aşımı müddeti dolsun veya dolmasın, icra edilemez.
Yukarıdaki sebeplerden dolayı, istinaf konusu yanlış yolla gelmemiş olsa bile, istinaf edenin isti-nafın özü ile ilgili iddialarında herhangi bir mesnet görmüyoruz.
Netice olarak istinaf reddolunur.
İstinaf masrafları için herhangi bir emir vermemeyi uygun gördük.
- Ülfet Emin (Yargıç)
Ahmet İzzet (Yargıç)
Şakir Sıdkı İlkay (Yargıç)
17 Ağustos 1976
Full & Egal Universal Law Academy