-D.3/82 Yargıtay / Aile Hukuku 2/82
(Dava No. 47/82; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti : Şakir Sıdkı İkay, Başkan, Salih
S.Dayıoğlu, N.-Ergin Salâhi
İstinaf Eden : Peral Enver Bayramoğulları veya n/d
Peral Hasan, Düzova
ile
Aleyhine İstinaf Edilen : Enver Bayramoğulları veya n/d
Enver Hasan, Düzova
- arasında
İstinaf Eden Namına : Fuat Veziroğlu tarafından Gencay
Kanuni Aleyhine istinaf edilen
şahsen hazır.
Fasıl 339, Türk Aile (Evlenme-Boşanma) Kanunu Madde 16-Evliliğin Mahkemece geçerli -sayılması.
-Madde 5 - Bu yasanın yürüılüge girmesiııden önce yapılmış olan
evliliklerin bu yasaya uygıın olaıak yapılmış sayılması. 9/76 sayılı Mahkemeler Yasası.
-Madde 49 - Hukuk yetkisi kullanan Mahkemelerin baglayıcı tesbit
kararı verebilmeleri (Aile Mahkemeleri de buna girer).
Türk Aile Kanununun yüıürlügegirmesindeıı önce yapılaıı evliliklerde kaydı bulunmayaıı evliliklerin mahkeme kararı ile tesbit ed-ilebilecegini öngörmektedir.
Aile Mahkemesinin 30.5.1967'de yapılan ve kaydedilmeyen evlilik hususunda tesbit kararı verme yetkisi yoktur.
Müstedi istidasında 30.5.1967 tarihinde Esendağ'da bir evlilik akdi yapıldığını ve halen evli olduğuna dair Mahkemed-en tesbit kararı isteminde bulundu. Yemin varakasında 30.5.1967 yılından beri Müstedaaleyh ile evli olarak yaşadıklarını ve bu evlilikten 5 çocukları olduğunu, tedavi maksadıyla yurt dışına gideceğini, evlenme şahadetnamesi talep ettiği halde kaydı olma-dığından alamadığını beyan etti.
Şahitler Müstediyi teyid ettiler. İlk Mahkeme evlilik akdinin 3O.5.1967'de yapıldığına kanaat getirmekle beraber, Fasıl 339 Madde 16 ve 52'nin Fasıl 339'un yürürlüğe girdiği 1951 yılından önce Şeri Kanun altında yapılmış ol-an evliliklerin tesbiti maksadıyla konduğunu ve bu maddelerin istidadaki başvuruya uygulanamayacağını belirterek talebi reddetmişti. Mahkeme ayrıca 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 49.maddesindeki mahkemelere verilen yetkinin Aile Mahkemelerince kullanılam-ayacağına karar vermiştir. Müstedi verilen bu kararı istinaf etmiştir. İstinaf Mahkemesi sadece Fasıl 339 Madde 16'ya göre bu istidanın dinlenemeyeceğinin doğru olduğunu, ancak 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 49.maddesine göre Aile Mahkemeleri de kişi ve -Aile Hukuku bakımından aynı kapsamda mütalâa edildiğinden yetkinin kullanılabi-leceğini, Mahkemenin yasada boşluk olduğu nedeniyle istidayı reddetmesinin hatalı olduğunu ancak evlilik kaydının ne sebeple bulunmadığı belli olmadığından gerekli şahadetin din-lennıek üzere Mahkemeye iadesinin en doğru yol olacağını belirterek istidayı Alt Mahkemeye iade etmiştir.
-----------------------
HÜKÜM
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü
Sayın Yargıç N.Ergin Salâhi- verecektir.
N.Ergin Salâhi: Müstenif, Lefkoşa Aile Mahkemesinde dosyaladığı 47/82 sayılı bir istida ile kendisi ve müstedaaleyh arasında 30.5.1967 tarihinde Esendağ (Petrofan)'da yapıldığı ileri sürülen evlilik akdinin yapılmış olduğunu ve halen evli old-ukları hususunda Mahkemeden bir tesbit kararı verilmesi isteminde bulunmuştur. Müstenif istidaya ekli yemin varakasında sair şeyler yanında, 30.5.1967 yılından beri müstedaaleyh ile evli olarak birlikte yaşadıklarını, bu evlilikten 5 çocukları bulunduğunu -beyan ederek yemin varakasının 5. paragrafında tedavi maksadı ile yurt dışına çıkış yapmak için pasaport almaya gittiğinde evlenme şahadetnamesi talep ettiklerini ancak kaydı bulunmadığı ıçin evlenme şahadetnamesini alamadığını beyan etmiştir.
İstidanın d-uruşmasında müstenif kendisi şahadet vermiş ve aynı köylü olup evlilik akdirie tanıklık eden Mehmet Kaya ve Irfan Halili tanık olarak çağırmıştır.
Şahadet veren müstenif ve diğer tanıklar, müstenifin, yemin varakasında belirttiği hususları teyid etmişler -ancak ne sebeple evlilık akdinin kaydının bulunmadığına değinmemişler, bu hususta herhangi bir şahadet vermemişlerdir. Bu durumu aydınlatacak başka herhangi bir şahadet de çağrılmamıştır.
Duruşmayı dinleyen İlk Mahkeme evlilik akdinin 30.5.1967 tarihinde -Esendağ Evlendirme Memurluğunda yapıldığı hususunda bulgu yapmakla beraber Fasıl 339, madde 16 ve 52 nin, Fasıl 339 un yürürlüğe girdiği 1951 yılından önce Şeri Kanun altında yapılan evlilik akitlerınin tesbitı maksadı ile konduğunu ve bu nedenle, Fasıl 33-9 madde l6-ve 52'nin konu istidadaki başvuru için uygulanamayacağına karar vermiştir. Yine İlk Mahkeme 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 49. maddesinde mahkemelere verilen yetkinin Aile Mahkemelerince kullanılamayacağına ve yasalarda bu hususta boşluk bulun-duğuna karar vererek istidadakı talebi reddetmiştir. İstinaf bu ret kararından yapılmakta olup aşağıda gösterilen 3 istinaf sebebirıi içermektedir.
"1. Muhterem Bidayet Mahkemesi yasayı ve/veya özellikle 9/76 sayılı Yasanın 49. maddesini yanlış olarak yor-umlamış ve istida konusunda yasal boşluk olduğu ve/veya 9/76 sayılı Yasanın 49. maddesinin istidaya uygulanamayacağı bulgusuna varmıştır.
2. Istidanın yasal dayanağını teşkil eden mevzuat istidanın kabulüne imkan vermektedir.
3. Red kararı yanlış gerekçele-re istinad ettirilmiştir."
İstinafta tüm istinaf sebepleri birlikte ele alınmıştır. Özellikle üzerinde durulan konu iki başlık altında mütalâa edilebilir.
1. 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 49. maddesini İlk Mahkeme yanlış tefsir ederek yanlış bir yargı-ya varmıştır.
2. 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 49. maddesi Türk Aile Kanunu Fasıl 339'un 16 ve 52. maddesine rağmen 9/76 sayılı Yasa altında yeniden düzenlenen Aile Mahkemelerince de kullanılabilecek bir maddedir.
Fasıl 339 madde 16 aynen şöyledir:
"-16. Where the Court is satisfied that a marriage has been validly contracted under the Sheri Law before the coming into operation of this Law the Court may for the removal of doubts declare that such marriage,shall by virtue of section 52 be deemed to have- been contracted and solemnized under this law."
Bu madde, Fasıl 339'un yürürlüğe giriş tarihinden önce, Seri Kanun altında yapılan evlilikleri bu kanun kapsamına almış ve kanunun yürürlüğe girmesinden önce yapılan evlilik akitlerinde doğabilecek şüph-eleri ortadan kaldırmak maksadı ıle kaydı bulunmayan evliliklerin mahkeme kararı ile tesbit edilmesini öngörmüştu. Sadece bu maddeye dayanılacak olursa aşikâr ki, istinafın konusu evlilığin akit tarihi olan 30.5.1967 tarihi nazarı itibara alındığında Aile -Mahkemesinin bu maddeye istinaden bir tesbit kararı vermeye yetkisi yoktu.
9/76 sayılı Mahkemeler Yasası Bölüm III madde 32, 33, 34, 35 ve 36'ya bakıldığında eskiden Türk Cemaat Mahkemesi altında görev yapan Aile Mahkemelerinin bu kanun kapsamına alınarak- kişi ve aile hukuku (ahvali şahsiye) ve dini konular ile ilgilı hukuk davalarını görmeye yetkili kılındığı ve aile mahkemeleri adı altında 9/76 sayılı Mahkemeler Yasası kapsamına alındığı görül mektedir. Bu durumda 9/76 savılı vasanın 49. maddesi. Kaza Ma-hkemele-rince olduğu gibi 9/76 sayılı Mahkemeler Yasası kapsamına alınan Aile Mahkemelerince de kullanılabileceği görüşündeyiz.
9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 49. maddesi aynen şöyledir:
"49. Hukuk yetkisini kullanan mahkemeler, başka bir hal çaresi ta-lep edilip edilmemesıne bakılmaksızın bağlayıcı tesbit kararları vermek yetkisine sahiptir.
Bu maddeden açıklıkla görülebileceği gibi "hukuk yetkisi kullanan mahkemeler" deyimi kullanılmaktadır ki, bu geniş tabirin Aile Mahkemelerini de kapsadığı kanısınd-ayız. Nitekim 9/76 sayılı Yasanın tefsir kısmında
"mahkeme sözcüğüne verilen tefsir görüşümüzü teyit etmektedir.
Önümüzdeki istinafta İlk Mahkemenin yasada boşluk olması nedenine bağlı olarak istidayı reddetmesi hatalıdır. Ancak istidaya ekli yemin varak-asına ve verilen şahadete göz attığımızda tespiti istenen evliliğin kaydının ne sebeple bulunmadığı hususunda herhangi bır şahadet mevcut değildir. Evlilik kaydının bulunmaması birçok nedenlere bağlı olabilir. Örneğin, kayıt defterleri kaybolabilir. Önümüz-deki istinafta ne sebeple konu evlilik kaydının bulunmadığı belli değildir. Bu hususta bizim üzerinde bulgu yapmamıza yeterli herhangi bir şahadet mevcut değildir.
Sırası gelmişken, bir hususa daha değinmek istiyoruz. Aşikâr ki yasa gereği tutulması gerek-li kayıtlardan böyle bir belge tedarik edilebilirse mahkemeden tesbit kararı istemek yönüne gidilmesi abestir. Resmi belgenin bulunmaması ve böyle bir tesbit ışlemine başvurulması halinde ise, konunun önemine binaen ve ileride miras ve benzeri hususları da- dikkate alarak tesbit kararından etkilenebilecek şahısların da haberdar edilerek onlara da söz hakkı tanınması, ileride doğabilecek haksızlık ve karışıklığı önlemek bakımından en doğru yoldur kanaatındayız. Bu meselede bunun yapıldığı veya bu gibi şahısla-rın mevcut olup olmadığı gözükmemektedir. Gerek bu hususu gerekse konu evliliğin kaydının ne sebeple mevcut olmadığını aydınlığa çıkaracak şahadetin de dinlenmesi için istidanın İlk Mahkemeye iadesi, kanımızca en doğru yoldur.
Sonuç olarak istinaf konusu -ret kararının iptaline ve istidanın yeniden dinlenmek üzere İlk Mahkemeye iadesine karar verilir.
Masraflarla ilgili herhangi bir emir verilmez.
Şakir Sıdkı Ilkay (Başkan)
Salih S.Dayıoğlu (Yargıç)
- N.Ergin Salâhi (Yargıç)
19.11.1982
Full & Egal Universal Law Academy