-D.3/89 Birleştirilmiş
Yargıtay / Aile Hukuk 2/88, 3/88
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti : N.Ergin Salâhi, Niyazi F.Korkut,
Taner Erginel
- Yargıtay / Aile Hukuk 2/88
(Dava No. 47/87; Magosa)
İstinaf Eden : Nilgün Özcan Barkut n/d Nilgün Celâl
İbiş, Serdarlı (Davacı)
- ile
Aleyhine İstinaf Edilen : Özcan Barkut, c/o Şehir Planlama
Dairesi,Lefkoşa (Davalı)
Arasında
İstinaf eden namına : Menteş Aziz
Aleyhine istinaf edilen
namın-a : Mustafa B.Asena
Yargıtay/Aile Hukuk 3/88
(Dava No. 47/87; Magosa)
İstinaf Eden : Özcan Barkut c/o Şehir Planlama
Daire-si,
Lefkoşa (Davalı)
ile
Aleyhine İstinaf Edilen : Nilgün Özcan Barkut n/d Nilgün Celâl
İbiş, Serdarlı, Mağusa (Davacı)
arasında
İstinaf eden -namına : Mustafa B.Asena
Aleyhine istinaf edilen
namına : Menteş Aziz
Fasıl 339, Türk Aile (Evlenme-Boşanma) Kanunu Madde 29 (2) -
Mahkemenin dava neticesine kadar ara nafakası emri verebileceği.
Madde 34 - Mahkemenin boŞanma ve ayr-ılık kararı verirken kocanın karı ve küçük çocuklarına nafaka ödemesi.
Madde 37 - Kocanın evlilik birliğinin başkanı olması sıfatıyla aileye bakmak ve geçindirmek mükellefiyetinde olması.
Madde 34 l (c) - Kocanın karısı ve çocuklarına muayyen nafaka ödemes-i mükellefiyeti.
Madde 34 (3) - Mahkemenin nafaka emrini sonradan değiŞtirme veya iptal etmesi.
Madde 37 (2) - Mahkeme koca aleyhine emir verirken kesilecek nafaka miktarının tesbitinde karının -kazancının da nazarı itibara alınması.
Nafaka - Ara nafakası -- Fasıl 339, Madde 34 (l) (a) fıkrası
boşanma ve ayrılık hallerinde ara nafakası verilmesini gerektirir ise de 1 (c) fıkrası alternatif madde olduğu ve kocanın aile reisi sıfatıyla karısı ve çocuklarını ihmal
etmesi halinde mahkemenin nafaka ödemesine em-retme yetkisi mevcuttur. O halde sair hususlarda ara nafakası için emir verilebilir.
İkametgah temini - 37 (1) maddeye göre koca aile birliğinin
reisi olup müşterek ikametgahın nerede kurulacağına karar vermek hakkını haizdir. 38.maddeye göre karı kocada-n her biri evlilik vazifelerini ihmal ederse müteessir olan taraf mahkemeye müracaatla müdahalesini talep edebilir. Kocanın münasip bir ikametgâh temin etmemesi bu hususta gayret sarfetmemesi evlilik vazifelerini ihmal sayılır.
Taraflar 10.11.1984 tarihin-de nikahlanıp evlenınişler, ancak ayrı bir aile ocağı kurmamışlar, kısa bir beraberlikten sonraDavacı müstedi 15.11.1984 tarihinden itibaren ailesinin yanında kalmağa başlamış ve davalının bir aile yuvası kurarak kendisini davet etmesi beklentisine gir-miştir. Davacı daha sonra bu davayı açarak Davalının aile reisi sıfatıyla ayrı bir evlilik yuvası kurup kendisini davet etmesini ve edene kadar da 100.000.TL nafaka ödemesini talep etmiştir. Mahkeme ilkin ara nafakası talebini incelemiş veDavalının net ola-rak 222.385.TL maaş aldığını, ailesinin yanında kaldığını göz önünde bulundurarak nafaka olarak 40.000 TL ödemesine emir vermiştir.
İstinaf Mahkemesi nafaka hakkındaki istinafın reddine karar vermiştir.
3/88 sayılı istinafta ise İstinaf Mahkemesi boşanma v-e ayrılık hakkında açılan davalarda ancak ara nafakası verilebileceği hakkında Davalı avukatının iddiasını reddetmiş ve Fasıl 339 Madde 34 (2) ye göre karısı ve çocuklarına nafaka ödemeyenin aleyhine mahkemece nafaka ödemeye emir verileceğine karar ver-erek istinafı reddetmiştir.
---------------------
HÜKÜM
N.Ergin Salâhi: İhtilâfsız olgulara göre taraflar 10.11.1984
tarihinde n-ikahlanıp evlenmişler, ancak ayrı bir aile ocağı kuramamışlar ve kısa bir beraberlik süresinden sonra davacı müstedi 15.11.1984 tarihinden itibaren ailesinin yanında kalmaya devam etmiş ve davalının bir aile yuvası kurarak kendisini bu aile yuvasına davet -etme ve aile ilişkilerini devam ettirme bekleritisi içerisine girmiştir. Aradan geçen zaman zarfında bu gerçekleşmemiş, davacı Gazi Mağusa Kaza Mahkemesinde dosyalamış olduğu 47/87 sayılı bir aile davası ile davalının, aile reisi olarak ayrı bir evlilik yu-vası kurup kendisini evlilik birliğing davet etmesi ve bu gerçekleşinceye kadar da 100.000 TL ayda nafaka talep etmiştir. Davanın duruşmasından önce dosyalamış olduğu bir istida ile de Ilk Mahkemeden 100.000 lira ayda ara nafakâsı verilmesi yönünde bir emi-r talep etmiştir.
İlk Mahkeme ilkin ara nafakası istidasını dinleyerek bu istidayı neticelendirmiş ve davalının davacıya 40.000 TL ayda ara nafakası ödemesi hususunda emir vermiştir.
2/88 sayılı istinaf, İlk Mahkeme önünde serdedilen olgular ışığı-nda takdir edilen 40.000 TL ara nafakasının az olduğu gerekçesi ıle davacı tarafından dosyalanmıştır. 3/88 sayılı istinaf ise davalı tarafından bu karara karşı dosyalanmış olup, boşanma talep edilmediği cihetle ilgili mevzuat uyarınca İlk Mahkemenin ara na-fakası veremeyeceğı ve böyle bir ara nafakası verilmesinin hatalı olduğu sebep ve gerekçalerini içermektedir.
İlk Mahkeme önünde serdedilen olgulara göz atıldığında davacı müstedi hayvan yetiştiriciliği ile iştigal eden ailesinin yanında kalmakta, on-lara yardım etmekte ve bir kısım maişetini onlardan temin etmekte idi. Davalı ise mühendis olup İskân Bakanlığında çalışmakta, ilgili tarihlerde 250.000.- TL brüt ve 222.385.- net maaş almakta idi. Davacının iddiasına göre davalı boş zamanlarında mesleği i-le ilgili serbest iş de yapmakta ve bu yaptığı ek işlerden ayda 150.000 TL gelir temin etmektedir.
Şahadeti değerlendiren İlk Mahkeme davalının ek olarak yaptığı iddia edilen işlerden para temin ettiği veya bu gibi işler yaptığı hususunda kafi şahade-t bulunduğunu reddetmiş ve tedbir nafakasını karara bağlarken davalının sadece devlet memurluğu maaşını dikkate almıştır. Yine olgulara göz atıldığında davacının, ailesinin yanında kaldığı, maişetinin büyük bir kısmını onlara yardım etmekle karşıladığı gör-ülür. Bu durumu dikkate alan İlk Mahkeme davacı tarafından talep edilen 100.000 TL yerine 40.000 TL aylık, davalı tarafından davacıya nafaka ödenmesinin makul olduğuna karar vermiştir.
Yapılan argümanlar ışığında tüm olguları ve mevcut şahadeti tezekkür e-ttiğimizde İlk Mahkemenin bu hususta yapmış olduğu bulgunun ve varmış olduğu kararın hatalı olduğuiıa ikna edilmedik. Bu nedenle 2/88 sayılı istinafın reddedilmesi gerekir.
3/88 sayılı istinafa gelince, bu istinaftaki müstenif avukatının başlıca iddiası, -açılacak bir boşanma veya ayrılık davası neticeleninceye değin, Fasıl 339 Türk Aile Kanununun 29. maddesi uyarınca İlk Mahkemenin uygun göreceği bir miktarda ara nafaka vermeye yetkisi bulunduğunu, ancak taraflar boşanma veya kanuni ayrılık talep etmedıkle-ri cihetle tedbir mahiyetinde olan ara nafaka vermeye İlk Mahkemenin yetkisi bulunmadığı yönündedir. Yine müstenif avukatının iddiasına göre Fasıl 339. madde 34 dikkate alındığında bu maddede de ara nafaka veya benzeri tedbirler boşanma ve kanuni ayrılık h-allerinde söz konusudur ve bunlar dışında ara nafakaya hükmetmeye İlk Mahkemenin yetkisi yoktur. Fasıl 339 madde 34 şöyledır:
"34. (1) The Court may-
(a) When granting a divorce or judicial separation; or
(b) in respect of the infant children -of any marriage which
has been dissolved under the Sheri Law before the coming
into operation of this law; or
(c) Where a husbant has been guilty of wilful neglect to
provide reasonable maintenance for his wife or the infant
- children of the marriage,
exercise the powers conferred upon the Court by subsection
(2) of section 8 of the Turkish Family Courts Law, and may
order the husband to provide for the maintenance of the
wife and the maintenânce -and education of such children.
(2) No maintenance order shall be made in respect of arıy
period prior to the date of the application for such
order; and no sum c ue on a maintenance order for more than one year shall be recoverable.
- (3) The Court may discharge or vary any order made under
this section or suspend any provisıon thereof temporarily
and may revive the operation of any provision so
suspended; ın so doing the Court shall have regard to all
the -circumstances of the case including any increase or
decrease in the means of either party to the marriage."
Bu maddenin 1 (a) fıkrası müstenif avukatının iddia ettiği gibi boşanma veya kanuni ayrılık hallerini içermekle beraber 1(c) fıkrasının- alternatif bir madde olduğu ve aile reisinin hanımını veya çocuklarını ihmal etmesi halinde onların maişetini temin için mahkemenın nafaka emri vermeye yetkisi olduğu görülmektedir. Bu madde sarih olarak ara nafakası ile ilgili bir hüküm içermemekle berab-er nafaka için emir vermeye yetkili olan mahkemenin tedbir mahiyetinde âra nafakası yönünde bir emir vermeye yetkisi bulunduğunun da kabul edilmesi gerekir.
İlk Mahkeme, Fasıl 339 madde 37'e atıfta bulunarak kurulan bir ailenin maişetini temin etmek g-örevini yasa koyucunun aile reisi durumunda bulunan kocaya verdiğini, hanımın ise ancak imkanları oranında aile bütçesine katkıda bulunmakla sorumlu olduğu görüşünü serdederek 34. maddenin 1(c) fıkrasındaki yetkiye istinaden 40.000 TL ayda davalı tarafında-n davacıyanafaka ödenmesine hükmetmiştir. İlk Mahkeme kararının bu husustaki bölümü şöyledir:
"Madde 34 (1) (c)'den görüleceği üzere koca karısına makul nafaka temin etmeyi kasdi olarak ihmal ederse, mahkeme kocanın karısına nafaka temin etmesi için emir - verebilir.
Yine 37 (1) maddesine göre koca evlilik birliğinin reisidir. Koca ikametgahın nerede olacağı hususunda karar
verir ve genellikle ailenin infak ve iaşesinden mesuldür.
37 (2) maddesine göre, karı kocanın a-ile ismini alır ve
gücü yettiği kadar evin infak ve iaşesini temin etmekte
kocasına yardımcı olmalıdır.
Görülüyor ki, Fasıl 339 Yasasının 37 (1) maddesi kocayı
genellikle ailenin infak ve iaşesinden mesul tutmaktadır
ve ya-sanın (37) (2) maddesine göre de karı evin infak ve
iaşesinin temini hususunda gücünün yettiği kadar kocayı
desteklemekle mükelleftir.
Yasanın 34 (3) maddesine göre mahkeme nafaka için verdiği
bir emri daha sonra iptal veya tadi-l edebilir. Ancak bunu
yaparken mahkeme meselenin bütün ahval ve şeraitini
tarafların kazançlarında veya mali kudretlerinde meydâna
gelen herhangi bir artışı veya indirimı nazarı itibara
alması gerekir.
-Yasanın 34 (3) ve 37 (1 ) ve (2) maddeleri göz önünde
tutulduğunda bir mahkeme koca aleyhine nafaka emri
verirken kesilecek nafaka miktarının tespitinde karının da
kazancını nazarı itibara alması gerekir.
Yasanın işb-u maddeleri incelendiğinde karının çalışıp para
kazanması kocayı infak mükellefiyetinden kurtarmaz, ancak
kesilecek nafaka miktarı tespit edilirken, karının kazancı
da nazarı itibara alınır.
Yasal durumu incelediğimizde İlk Mahke-menin bu görüşünde
ve vardığı neticede hata ettiğine ikna edilmedik. T.C.M.
İstinaf 6/69 da Emine Seyit Seçkiner n/d Emine Süleyman
ile Seyit Ali Seçkiner arasındaki davada davacı, davalıyı
aile birliği kurmaya- davet etmiş ve bu vazifelerini yerine
getirinceye kadar da nafaka ödenmesi hususunda emir
verilmesini talep etmişti. Mahkeme bu kararın 2'inci
sayfasında Fasıl 339 madde 37 (1)'de yer alan kocanın
evlilik birliği tesis etme hus-usundaki yükümlülüklerine
değinerek şu görüşe yer vermiştir:
-"Fasıl 339, Türk Aile Kanununun 37 (1) maddesine göre koca evlilik birliğinin reisidir ve müşterek ikametgahın nerede olacağına karar vermek kocanın hakkıdır. Koca ailenin iaşesinden mesuldür. Aynı kanunun 38. maddesine göre karı kocadan herhangi birisi ev-lilik vazifelerini ihmal ederse müteessir olan taraf mahkemeye müracaat ederek mahkemenin müdahelesini talep edebilir. Mahkeme de kabahatlı olan tarafa vazifelerini ihtar eder. Kocanın münasip bir ikametgah temin etmemesi veya münasip bir ikametgah temini -hususunda gayret sarfetmemesi evliliğin vazifelerini ihmal etmek sayılır. Kocanın evlilik vazifelerini ihmal etmesi diğer tarafa bazı ahvallerde boşanma veya ayrılık davası açmaya hak veriyorsa da, diğer taraf boşanmayı istemeyebilir. Bu gibi ahvallerde- kabahatsız taraf Kanunun 38. maddesi tahtinde mahkemeye müracaat ederek mahkemenin müdahalesini ve kabahatlı olan tarafa vazifelerini ihtar etmesini talep eder."
-
Yine bu kararda İstinaf Mahkemesi neticede davalı kocanın 3 ay zarfında münasip bir ikametgah temin etmesine ve davacıya 13 KL ayda nafaka ödemesine emir verirken şu karara varmıştır:
"Yukarıda izah olunan sebeplerden dolayı Bidayet Mahkemesirıin davacın-ın talebi ile ilgili verdiği hükmü iptal eder ve davalının bugünden itibaren üç ay zarfında münasip bir ikametgah temin etmesini ve davacıyı temin edilecek ikametgahta beraberce ikamet etmek için davet etmesini emreyleriz. Davalının 1 Temmuz 1969 tarih-inden itibaren davacıya ayda 13 KL nafaka ödemesine emir veririz. Davalının hem istinaf hem de Bidayet Mahkemesindeki masrafları ödemesini de emreyleriz."
Görülebileceği gibi İlk Mahkemenin gerek nafaka gerekse ara nafaka verebilmesi için davacının mutlak-a boşanma veya kanuni ayrılık talep etmesi gerekmemektedir. Bunlar bir yana birçok halde taraflar mahkemeye müracaat etmeseler dahi mahkemelerin dava duruşmasının sonuna dek resen, özellikle küçük çocukların söz konusu olması halinde ara nafaka için hüküm -verme yetkileri mevcuttur.
Yukarıda söylenenler ışığında 2/88 ve 3/88 sayılı istinafların reddedilmesine ve her iki taraf da dosyalamış oldukları istinaflarda muvaffak olmadıkları cihetle masraflar hususunda herhangi.bir emir verilmemesine oybirliği ile k-arar verilir.
N.Ergin Salâhi Niyazi F.Korkut Taner Erginel
Yargıç Yargıç Yargıç
10 Temmuz 1989
Full & Egal Universal Law Academy