-D.1 /90 Yargıtay/Aile Hukuku 3/89
(Dava No:136/76; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti : N. Ergin Salâhi, Aziz Altay,
Taner Erginel
İstinaf- Eden : Mustafa Ufuktan, Lefkoşa
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen : Sonay Ufuktan, Lefkoşa
(Davacı)
A r a s ı n d -a
İstinaf eden namına : Ali Dana
Aleyhine istinaf edilen
namına : Tahir Seroydaş
Mahkeme Emrine Riayetsizlik - Riayetsizlik nedeniyle şahıs zapt
müzekkeresi ısdarı talebi - Velâyeti anneye bırakılan çocukla Mahkeme emrine ra-ğmen görüşemediğinden Müstedinin şahıs zapt müzakeresi ısdarı talebi - Çocuğun Müstedi ile görüşmek istememesi - İIk Mahkemenin riayetsizliğin kasten olduğuna dair şahadet bulunmadığı, talep edilen emri vermemenin ve reddetmenin bir yarar sağlamayacağı ci-hetle askıya alınmasına ve daha önce verilen emrin yerine Müstedinin 60 gün süre ile Pazartesileri Refah Memuru fefaketinde çocukla 2.5 saat görüşmesine emir vermesi - Şahadet dinlemeden istidaya ilişkin emir vermekle İlk Mahkemenin hata ettiğine dayanan İ-stinaf - Yargıtayın Müstedinin tanık çağırmayıp yemin varakasındakilere yetindiğine göre İlk Mahkemeden resen tanık dinlemesi beklenemeyeceği kanaatine vararak istinafı reddi.
Yetki - Mahkemenin resen tanık dinleme yetkisi - Tarafların
ibraz ettikle-ri şahadette karanlıkta kalmış bir hususun aydınlığa kavuşturulmasına yardımcı olabilecek bir kimseyi Mahkemenin tanık olarak çağırma yetkisi - Bunun davanın yönetiminin üstlenilmek anlamına gelemeyeceği.
Müstedi annenin velâyetine bırakılan çocukla gör-üşmesi için Mahkemece verilen emre riayet edilmediğinden bir şahıs zapt müzekkeresi isdar edilmesini talep etti.
Müstedaaleyh İlk Mahkeme de yaptığı beyanda çocuğun Müstediyi görmek istemediği, tedirgin ve asabi bir halde bulunduğu ve Müstedi ile çocuğu-n görüşmesinin anneannesinin evinde olmasını önerdi. İlk Mahkeme de bu öneriyi uygun bularak bu yönde emir verdi.
Bilahare Müstedi avukatı İlk Mahkemeye bir beyanda bulunarak çocuğun Müstedi ile görüşmek istemediğini söyledi ve Mahkemede bu beyan ışığında -istidayı karara ağlamayı uygun buldu.
İlk Mahkeme, kararında, Mahkeme Emrine kasıtlı olarak riayet edilmediğine dair şahadet bulunmadığı, talep edilen emri vermenin veya reddetmenin bir yarar sağlamayacağı cihetle emrin bir süre askıya alınmasına ve Müste-dinin 60 günlük süre için her Pazartesi 4 ile 5.30 saatleri arasında küçükle, Refah Memurunun refaketinde, görüşmesine emir verdi.
Müstedi verilen emri istinaf ederek şahadet dinlemeden istidayı sonuçlandırmakla İlk Mahkemenin hata ettiğini ileri sürdü.
Ya-rgıtay meselede Müstedi avukatı yemin varakasında belirtilenlerle yetinip tanık çağırma yönüne gitmediğine göre İlk Mahkemeden tanık dinlemesinin beklenemeyeceği ve bunu yapmadığı için hatalı hareket ettiğinin söylenemeyeceği kanaatine vardı ve istinafı re-ddetti.
--------------------
HÜKÜM
N. Ergin Salâhi: İşbu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç
Aziz Altay verecektir.
Aziz Altay: Lefkoşa Aile Mahkemesinde açılan 176/76 sayılı boşanma davasında evliliğin tek ço-cuğu küçük Mehmet'in velâyeti, annesi olan aleyhine istinaf edilen müstedaaleyhe verilmişti. Mahkeme, yapılan bir müracaat üzerine,17.11.1986 tarihinde verdiği bir emirle müstedinin çocuğu haftada bir Cumartesi günleri ile dini bayramların ikinci günlerind-e belli saatlarda yanına alıp gezdirmesine olanak tanıyan bir emir verdi. Müstedi 7.6.1988 tarihinde bir istida dosyaladı ve Mahkemenin 17.11.1986 tarihli emrine riayet etmediği gerekçesi ile müstedaaleyh aleyhine bir şahıs zapt müzekkeresi isdar edilmesin-i talep etti.
İstidanın tayinli bulunduğu 16.6.1988 tarihinde müstedaaleyh Mahkemede hazır olmadığı için müstedi avukatı istidaya ekli yemin varakasındaki olgularla yetinip tanık çağırmayacağına dair bir beyanda bulundu. İlk Mahkeme bu beyan üzerine müsta-daaleyhin en geç 30 güne kadar 17.11.1986 tarihli emre uymaması halinde talep edilen şahıs zapt müzekkeresinirı isdar edileceği hususunda bir emir verdi. Müstedaaleyh 26.12.1988 tarihinde Mahkemeye gelerek bir beyanda bulundu ve küçük Mehmet'in öz -babası olan Müstedi ile görüşmek istemediğini, Mahkeme emri uyarınca görüşmesi gerektiğini çocuğa telkin etmeye çalıştığını, ancak son derece tedirgin ve asabi bir hal alan çocuğun müstedi ile görüşmek istemediğini söyledi ve görüşmenin çocuğun anneannesin-in evinde yer almasını önerdi. Mahkeme bu beyan üzerine görüşmenin küçük Mehmet'in anneanesinin evinde olmasını ve müstedi ile birlikte Lefkoşa dahilinde dolaşmasını sağlayan bir emir verdi.
Müstedi avukatı, küçük Mehmet'in, 4.1.1989 tarihinde, anneannesi-nin evine giden müstedi ile görüşmek istemediğini Mahkemeye bildirdi ve Mahkeme de bu beyan ışığında istidayı karara bağlamayı uygun buldu.
Mahkeme kararında müstedaaleyhin kasıtlı olarak Mahkeme emrinin uyulanmasını engellediğine dair şahadet bulunmadığı-nı, talep edilen emrin verilmesinin veya reddedilmesinin taraflara bir yarar sağlamayacağını belirterek küçük Mehmet'in psikolojik bunalıma girmesini önlemek ve müstediye yakınlaşmasına yardımcı olmak için 17.11.1986 tarihli Mahkeme emrini geçici olarak as-kıya almayı uygun buldu ve 60 günlük bir süre için müstedinin küçük Mehmet ile her Pazartesi günü ö.s. saat 4.00-5.30 arasında sosyal hizmetler memurunun refaketinde Lefkoşa'da Atatürk Kültür Merkez'inde görüşmesine, alıp gezdirmesine ve tekrar geri getirm-esine emir verdi.
Müstedi, İlk Mahkemenin bu kararından istinaf etti. İstinaf ihbarnamesi 6 istinaf sebebi içermekle beraber duruşma esnasında sadece İlk Mahkemenin taraflar arasında yapılan gayri resmi görüşmelere önem vermekle ve resmi bir şekilde şaha-det dinlemeyerek istidadaki talep doğrultusunda emir vermemekle hata ettiğini öne sürmekle yetindi ve diğer istinaf sebepleri üzerinde durmadı.
İstida tutanaklarında görüleceği gibi müstedi avukatı Mahkemede yemin varakasında yer alan olgularla yetine-ceğini belirterek tanık çağırma yönüne gitmemiştir. Istidanın hiçbir safhasında tanık çağırmak için Mahkemeye müracaatta bulunmuş değildir. Kuşkusuz tarafların davalarını nasıl yürütecekleri tanık çağırıp çağırmayacakları veya kimi tanık olarak çağıracakla-rı tarafları temsil eden avukatların karar vereceği hususlardır. İlk mahkemelerin görevi, tarafların davalarını yönetmek olmayıp, ibraz edilen şahadet ve yapılan beyanlar ışığında ihtilâfı karara bağlamaktır. İlk mahkemelerin tarafların ibraz ettikleri şah-adette karanlıkta kalmış bir hususun aydınlığa kavuşturulmasına yardımcı olabilecek bir kimseyi tanık olarak çağırma yetkileri olmakla birlikte bu yetki davanın yönetimini üstlenmek anlamına gelmez.
Önümüzdeki meselede müstedi avukatı yemin varakasında be-lirtilenlerle yetinip tanık çağırma yönüne gitmediğine göre İlk Mahkemenin tanık dinlemek istemesi beklenemezdi ve bunu yapmadığı için hatalı hareket ettiği söylenemez.
Sonuç olarak istinaf reddedilir.
Masraflar için herhangi bir emir verilmez.
(N. Erg-in Salâhi) (Aziz Altay) (Taner Erginel)
Yargıç Yargıç Yargıç
29.6.1990
Full & Egal Universal Law Academy