- Birleştirilmiş
-D.3/80 Yargıtay/Aile Hukuku 3/80 ve 4/80
(Dava No. 78/79; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti - : Salih S.Dayıoğlu, N.Ergin Salâhi,
Niyazi F.Korkut
Yargıtay / Aile Hukuku 3/80
İstinaf Eden : Güney Ali, Al-ayköy (Davacı)
ile
Aleyhine İstinaf Edilen : Tanur Öncel, Lefkoşa (Davalı)
arasında
İstinaf Eden Namına : Kıvanç M.Rıza
Aleyhine İstinaf Edilen
Namına - : İlkay Hikmet
Yargıtay / Aile Hukuku 4/80
İstinaf Eden : Tanur Öncel, Lefkoşa (Davalı)
ile
Aleyhi-ne İstinaf Edilen : Güney Ali, Alayköy (Davacı)
arasında
İstinaf Eden Namına : İlkay Hikmet
Aleyhine İstinaf Edilen
Namına : Kıvanç M.Rıza
_____________________________________________-____________________
Fasıl 339 Türk Aile (Evlenme-Boşanma) Kanunu Madde 34 - Kaydı hayat
Şartı ile nafaka ödenmesi ve nafakanın Şartlara göre değiştirilmesi - Madde 47 - Ana babanın kendi parasal güçleri oranında çocukların nafaka ve tahsillerini karşı-lamaları.
Yüksek Mahkemenin Yargıtay olarak davayı dinleyen alt mahkemenin bulgularına müdahale etmeyeceği.
Mahkemenin istenen nafaka miktarını saptarken evvela muhtaç oldukları nafakanın saptanması ve bundan ne kadarının nafaka istenen tarafından ödeneb-ileceğine karar vermeleri en doğru harekettir.
Alt Mahkemenin Fasıl 339, Madde 34 uyarınca kestiği yaşam boyu nafaka yasaya uygundur. (Şerife Sami Dırdır, v. Arif Hikmet Dırdır, CLR
Vol. XXl, S. l84)
Lefkoşa Aile Mahkemesi 78/79 sayılı davada verdiği 12.5-.1980 tarihli hükmünde tarafların boşanmalarına, küçük Özlem'in velayetinin Davacı anneye verilmesine ayrıca Davalının yaşam boyu Davacıya KL 20.- ve Özlem için KL 20.- nafaka ödemesine emir verdi.
Davacı daha sonra ödenen nafakanın az olduğunu ileri süre-rek artırılması için Mahkemeye müracaat etti.
Davalı ise müdafaa ve mukabil talebinde Davacı için takdir edilen nafakanın bir yıl için geçerli olduğunu ve daha fazla nafaka ödeyemeyeceğini ileri sürerek Özlem'in velayetinin kendisine verilmesini, Davacı -lehine verilmiş olan nafaka emrinin iptalini talep etti.
Mahkeme Davalının talebini reddetti, Davacıya 1.1.1980'den başlamak üzere nafakanın ayda 2.000 TL ve küçük Özlem'e de 2.500 TL ödemesine emir verdi.
Davacı ve Davalı verilen hükme karşı istinaf etti-ler. İstinaf Mahkemesi verilen hükme müdahaleyi gerektirecek bir durum görmedi ve Davacı ile Davalının istinafını reddetti.
-------------------------------
HÜKÜM
Salih S.Dayıoğlu: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Niyazi F.K-orkut verecektir.
Niyazi F. Korkut: Lefkoşa Aile Mahkemesinin 78/79 sayılı davasında 12.5.1980 tarıhinde verdiği hüküm aleyhine taraflar karşılıklı iki ayrı istinaf dosyalamışlardır.
İstinafların duruşması sırasında her iki istinaf konsolide edilerek bir-likte dinlenmiştir.
Yargıtay/Aile Hukuku 3/80'deki müstenif davacı Lefkoşa Aile Mahkemesinin 36/76 sayılı davasında verilen hüküm uyarınca davalıdan boşanarak tarafların müşterek sulbünden olan küçük Özlem'in velayeti de davacıya -verildi. Mahkeme ayrıca davalının davacı için yaşam boyu ayda KL 20. ve küçük Özlem için ayda KL 20.- nafaka ödemesine ilişkin emir verdi.
Davacı daha sonra davalı aleyhine Lefkoşa Aile Mahkemesinde açtığı 78/79 sayılı davada hayat pahalılıjının artması v-e küçük Özlem'in büyümesi nedeniyle eski emir uyarınca kendisi ve çocuğu için almakta olduğu nafakanın yeterli olmadığını ıleri sürerek nafaka miktarının kendisi için 3000 TL ve küçük Özlem için 3000 TL olmak üzere toplam 6000.TL-na çıkartılmasını istedi.-
Davalı ise davada dosyaladığı müdafaa ve mukabil talebinde, sair şeyler yanında, davacı için takdir edılen nafakanın bir yıl için geçerli olduğunu, ayrıca takdir edilen nafakanın da yeterli olduğunu ve daha fazla nafaka ödeyecek durumda olmadığını ileri -sürerek mukabil talep yolu ile de:
a) Küçük Özlem'in velayetinin davacıdan alınarak kendisine verilmesini; ve
b) Davacı lehine verilmiş olan nafakanın iptal edilmesini ya da azaltılmasını
istedi.
Davayı dinleyen Alt Mahkeme, davacıyı nafakanın artırılmas-ı isteminde haklı bularak davalının 1.1.1980 tarihinden başlamak ve her ay sonu ödenmek üzere davacıya ayda 2.000.-TL ve küçük Özlem'e ayda 2.500.-TL nafaka ödemesine emir verdi.
Mahkeme küçük Özlem'in velayetinin davalıya verilmesine ve nafakanın azaltılm-asına ilişkin davalının karşı istemlerini de reddetti.
Mahkemenin bu hükmüne karşı gerek davacı gerekse davalı istinaf ettiler.
Davacının ileri sürdüğü istinaf sebepleri şöyledir:
"1. Muhterem Mahkemenin, davacının nafakası için davalının ödemesini emrett-iği ayda 2000 TL tutarındaki nafaka, Muhterem Mahkeme huzurundaki şahadet ve/veya bulgular ışığında çok azdır.
2. Muhterem Mahkemenin tarafların çocukları olan küçük Özlem'in nafakası için davalının ödemesini emretti ji ayda 2.500 TL tutarındaki nafaka, M-uhterem Mahkeme huzurundaki şahadet ve/veya bulgular ışığında çok azdır.
3. Mahkeme yukarıda mezkûr nafaka miktarlarını tesbit ederken yanlış usul
takip etmiştir; şöyle ki Muhterem Mahkeme ilkin davacı ile küçük Özlem'in
muhtaç oldukları nafaka miktarları-nı tesbit edip bunların ne kadarını davalının ödeyebilecek maddi güce sahip oluğunu tesbit edecejine yeterli gerekçe göstermeden, davacı ile küçük Özlem'in nafakaları için, sırası ile, ayda 2.000 TL ile 2.500 TL'nin makûl olduğu ve/veya bu miktarların fahi-ş olmadığı kanaatına vardı, mezkûr miktarlar fahiş değildir, mamafih, aşikâr derecede azdır.
4. Muhterem Mahkeme, yukarıda mezkûr nafaka miktarlarını tesbit ederken, davalının geliri ve/veya şahsi ve sair ihtiyaçları için kesin bulgu yapmamakla hata etmi-ştir; Muhterem Mahkemenin mezkûr nafakaları tesbit ederken davalının bu dava ikame edildiği zamanki maaşını mı, Ocak 1980 ayından itibaren almaya başladığı maaşını mı yoksa Mart 1980 ayından itibaren alacağı maaşını mı nazarı dikkate aldığı belli değildir.- Muhterem Mahkeme bu hususları sarahate kavuşturmadığı cihetle davacı kesilen nafakaların davalının hangi zamanki gelirine istinaden tesbit edildiğini dahi bilememekte ve duruma göre hareket edememektedir.
5. Muhterem Mahkeme, yeni nafaka miktarlarının Ek-im 1979 ayından ve/veya engeç Kasım 1979 ayından itibaren ödenmesini ve/veya Ekim ve/veya Kasım 1979 ayından, Ocaıc t980 ayından ve Mart 1980 ayından olmak üzere kademeli artışlarla ödenmesini emretmemekle hata etmiştir."
Davalı da dosyalamış olduğu istin-afta aşajıda serdolunan istinaf sebeplerini ileri sürdü:
"1. Muhterem Bidayet Mahkemesi Türk Aile Kanunu madde 34 tahtında devamlı nafaka ve/veya kaydı hayat şartı ile nafaka verilmesinin ve/veya bir seneyi aşan bir müddet için verılen nafakanın yasal old-uğunu kabul etmekle hata etmiştir. Alternatif olarak, Muhterem Bidayet Mahkemesi sözü geçen maddenin ve/veya 1/56 ve 3/75 sayılı davaların içeriği hususunda ve/veya uyguladığı prensipte hata etmiştir;
2. Muhterem Bidayet Mahkemesi, davalının dava gününe k-adar nafaka ödediği için nafakanrn ödenebilirlijinin münakaşa konusu olamayacağı hususunda karar almakla hata etmıştir;
3. Muhterem Bidayet Mahkemesinin davalının şahadetine inanmamakla ha-
ta etmiştir;
4. Muhterem Bidayet Mahkemesi davacının çalışamayac-ak durumda olan
bir anne olduğuna kanaat getirmekle ve/veya teyid edici şahadet yokluğun-
da böyle bir bulguya varmakla hata etmiştir ve/veya çalışabilecek durumda
olduğunu nazarı itibara almamakla hata etmiştir;
5. Muhterem Bidayet Mahkemesi işbu davanın- tüm şartları ve huzurundaki
şahadet ışığında davacıya TL 2.000.- ve küçük Özlem için TL 2.500.- davalının toplam TL 4.500.- ödemesinin makul olacağına kanaat getirmekle hata etmiştir; alternatif olarak davalı işbu miktarın çok fahiş olduğunu iddia eder."
-
Yukarıda serdedilen istinaf sebeplerinden görüleceği gibi davacı 1, 2
ve 3 no.lu istinaf sebeplerinde kesilen nafakanın çok az olduğunu ileri sürerken davalı da 5. istinaf sebebinde kesilen nafakanın çok fazla olduğunu ileri sürdü.
Yüksek Mahkeme, Yargıt-ay olarak davayı dinleyen alt mahkemelerin bulgularına genellikle müdahale etmez. Bu bulgulara müdahale edebilmek için yargıcın şahadeti değerlendirirken yanlış ilke ve ölçüler kullanmış olduğuna ve yanılıp hataya düştüğüne kesinlikle tatmin edilmemiz gere-kir. Bu davada Alt Mahkeme önünde, nafaka hususunda vardığı sonuca varabilmesi için yeterli şahadet mevcuttu ve Alt Mahkemenin nafaka ile ilgili bulgusu ideal bir yaklaşım olmamakla beraber vardığı sonucun hatalı olduğu söylenemez. Bu bakımdan Alt Mahkemen-in nafaka hususundaki bulgusuna müdahale ederek kesilen nafakayı çoğaltmamız ya da azaltmamız için ikna edilmedik. Bu nedenle davacının 1, 2 ve 3. istinaf sebebi ile davalının 5. istinaf sebebi ileri gidemez.
Davacının 3. istinaf sebebinde ileri sürdüğü g-ibi nafaka miktarını saptarken Mahkemelerin önce nafaka isteminde ya da nafakanın artırılması isteminde bulunanların muhtaç oldukları nafakayı saptamaları ve daha sonra da bu nafakanın ne kadarının kendisinden nafaka istenen tarafından ödenebileceğine kara-r vermeleri en doğru ve sağlıklı olan bir yöntemdir. Bu davada Mahkeme bu yönde hareket etmemekle beraber varmış olduğu sonuçta herhangi bir yanılgıya düşmediği için kararına müdahaleyi uygun görmedik.
Davacının 4. istinaf sebebi ise daha ziyade araştırıc-ı nitelikte olup bu
istinaf sebebi ile Alt Mahkemenin ilgili kararına sarahat getirilmesi istenmektedir. Alt Mahkemenin kararı incelendiğinde, kararda açıklıkla belirtilmemekle beraber, davalının Mart 1980 tarihinden itibaren aldığı maaşi da dikkate alınar-ak nafaka saptandığı bellidir. Mahkeme kararında davalının kesin ihtiyaçlarının neler olduğunu ayrı bir başlık altında incelememekle beraber hüküm tüm olarak okunduğunda Mahkemenin davalının ihtiyaçlarını da dikkate aldığı görülmektedir. Davacının 4. istin-af sebebi ile belirli herhangi bir istemi olmadığı cihetle bu istinaf sebebi ile ilgili olarak yukarıda belirtilenlerle yetinmeyi uygun gördük.
Davacının 5. istinaf sebebine gelince: Alt Mahkemenin, davacının ileri sürdüğü gibi, kademeli nafaka kesmesi en- ideali olmakla beraber Mahkeme 12.5.1980 tarihli hükmünde davalının Mart 1980'de aldığı artışı da dikkate alarak 1.1.1980'den başlamak üzere bir nafaka vermeyi uygun görmüştür.
Bu aşamada bizim kesilen bu nafakayı kademeli olarak değiştirmeye kalkmamızın -ise sağlıklı olmayacağı ve bu nedenİe de Mahkemenin kestiği nafakaya tarih ve m;ktarların kademeli şekle dönüştüreceğimize olduğu gibi kalmasının daha uygun olduğu görüşündeyiz. Bütün bu nedenlerle davacının istinafı reddolunur.
Davalının istinaf sebepler-ine gelince: Davacının istinafı ile birlikte davalının 5. istinaf sebebini daha önce yanıtlamıştık, bu nedenle bu istinaf sebebini yinelemeye gerek görmüyoruz.
Davalının 1. istinaf sebebi: Fasıl 339 Madde 34 uyarınca kesilen yaşam boyu nafakanın yasal old-uğuna ilişkin Alt Mahkemenin kararının hatalı olduğu doğrultusundadır.
Kanımızca Alt Mahkemenin Fasıl 339 Madde 34 uyarınca kesilen nafakanın yasal olduğuna ilişkin bulgusu hatalı değildi. Bu hususta gör: Şherife Sami Dırdır v. Arif Hikmet Dırdır C.L.R. -Vol. XXI, sayfa 184. Bu husus bir yana Alt Mahkeme 36/76 sayılı davada davalının davacıya yaşam boyu nafaka ödemesine hükmetmiş ve davalı bu hükme karşı herııangi bir istınat dosyalamamıştır. İstinaf süresi geçtikten çok sonra davacının nafakanın artırılma-sını istemesi üzerine de, davalı bu konuyu karşı sav olarak ileri sürmüştür. Davalının iddiası Alt Mahkemenin kendısine 36/76 sayılı davada davacıya ödenmek üzere kestiği yaşam boyu nafakanın yasal olmadığı doğrultusunda idi ise yasal süre içerisinde bu ka-rar aleyhine istinaf etmesi gerekirdi. Bugün bu dava altında böyle bir sav ileri sürerek istinaf süresi geçmiş olan bir konuyu tekrar istinaf sebebi olarak ortaya koymasına yasal olanak yoktur ve bu nedenle davalının bu istinaf sebebi ileri gidemez.
1. is-tinaf sebebi ile ilgili olarak yukarıda serdedilen görüşler nedeni ile, 1. istinaf sebebi ile bağlantılı olan, davalının 2. istinaf sebebine değinmeye de gerek görmedik.
Davalının 3. istinaf sebebine gelince: Davacının 1, 2 ve 3. istinaf sebeplerini incel-erken belirttiğimiz ilkeler ışığında davalının bu istinaf sebebini de yanıtlamış olduk. Alt Mahkemenin davalıya inanmamakta hata ettiğine ikna edilmedik. Alt Mahkeme önündeki şahadete dayanarak varmış olduğu sonuca varmakla herhangi bir hata yaptığına ya d-a yanılgıya düştüğüne ikna edilmediğimize göre de davalının bu istinaf sebebi ileri gidemez.
Davalının 4. istinaf sebebine gelince: Fasıl 339 Madde 47 uyarınca ana baba kendi parasal güçleri oranında çocuklarının nafaka ve tahsillerini karşılamakla yüküml-üdürler. Alt Mahkemeye sunulan şahadette davacının çalışamayacak durumda olduğuna ilişkin herhangi bir şahadet olmamakla beraber Mahkeme hükmünde davacıdan "çalışamayacak durumda olan bir
anne" diye bahsetmektedir. Mahkemenin bu deyimi sarih olmamakla bera-ber verilen hüküm tüm olarak inEelendiğinde Mahkemenin bu deyimi ile amacının davacının çalışmayan bir ev hanımı olduğunu anlatmadan öteye bir niyeti olmadığı ve sadece bir taraftan çalışmayan davacı ile diğer taraftan her ikisi de çalışan karı koca arasın-daki farkı göstermek istediğini anlamak mümkündür.
Mahkeme davacının da elinden geldiği kadar çalışarak gerek kendi geçimine ve gerekse küçük Özlem'in nafakasına katkıda bulunmaya yükümlü olduğu hususuna hükmünde değinmemekle beraber bu eksikliğin davada s-aptanan nafakayı etkilemeyeceği görüşündeyiz.
Sonuç olarak davacı ve davalının istinafları reddolunur.
Masraflar hususunda herhangi bir emir verilmez.
Salih S.Dayıoğlu (Yargıç)
N.Ergin Salâhi (Yargıç)
- Niyazi F.Korkut (Yargıç)
29 Aralık 1980
Full & Egal Universal Law Academy