-D.1/85 Yargıtay / Aile Hukuku 4/85
(Aile Dava No. 2/85; Güzelyurt)
YÜKSEK MA-HKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti : Şakir Sıdkı İlkay, Başkan,
Salih S.Dayıoğlu,
Niyazi F.Korkut
İstinaf Eden : 1. Halil Asilkan, Güzelyurt
- 2. Dervişe Asilkan, Güzelyurt (Müstediler)
ile
Aleyhine İstinaf Edilen : Refah Memuru Ilker Argen (küçük Cevriye
- Çeliktaş'ın vasisi sıfatı ıle)
arasında
İstinaf edenler namına : Oktay Bayramoğlu
Aleyhine istinaf edilen şahsen hazır.
Amicus curiae olarak
Başsavcılık namına - : Mustafa Arıkan
__________________________________________________________________________
Fasıl 274 Evlât Edinme Kanunu. - Evlât edinmenin gayeleri başında çocuk sevgisi ve
arzusunun tatmini gelir. Evlât edinilmeden gayri meşru menfaat-lar sağlamak, kanuni mirasçılardan mirası kaçırmak veya hisselerini azaltmak düşüncesiyle meydana getirildiği takdirde evlât edinme gayelerinden uzaklaşılmış olur. Evlât edinilmede sadece maddi çıkarı düşünmek hatalıdır.
Müstediler, Güzelyurt'ta oturum yap-an Lefkoşa Aile Mahkemesinde dosyaladıkları istida ile kızları Gülây Çeliktaş'ın kızı küçük Cevriye'yi evlat edinmek istediler. Müstedi (1) 191 I ve Müstedi (2) 1919 doğumludur. Evlât edinmek istemindeki esas gaye Müstedi (1)'ın almakta olduğtı sosyal -yardım maaşının evlât edinme halinde çocuk kıstasının maaşa eklenmesi ve Müstedi (1)'in vefatı halinde küçük Cevriye'nin bu ödenekten yararlanmasıdır. Cevriye şefkatten yoksun değildir.
Alt Mahkeme küçük Cevriye'nin Müstedi tarafından evlat edinilmesinde
m-enfaatı olmayacağı kanaatına vardı. İstidayı reddetti.
Müstediler bu kararı istinaf ettiler. İstinaf mahkemesi de oybirliği ile
Alt Mahkemenin bulgusunda hatalı bir durum görmedi ve istinaf reddedildi.
-------------------------------------
HÜKÜM-
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Sayın Yargıç Niyazi F.Korkut'un biraz sonra okuyucağı hükümde serdedilen görüşler ve varılan sonuçla hemfikirim.
Salih S.Dayıoğlu : Bu istinafta olgular Sayın Yargıç Niyazi F.Korkut tarafından okunacak hükümde etraflıca anlat-ıldığı cihetle ben de bunlara bir daha değinme gereğini duymuyorum.
Bu meselede etkilendiğim ve ek bir görüş olarak belirtmeden geçemiyeceğim önemli bir hususa parmak basmak istiyorum. O da şudur:
Olgular açıklığa kavuşmuştur ki, küçük Cevriye müstedile-r tarafından evlat edinildikten sonra da aynı evde doğal ebeveyınleri ve kardeşleri ile birlikte oturmaya devam edecektir. Küçük Cevriye için değişecek hiçbir şey yoktur. Sadece evlat edinildikten sonra aynı çatı altında beraber yaşadığı ve bir gün evvel b-üyükbaba ve büyükanne dediği kişilere bir gün sonra baba ile anne diyecek, aynı şekilde bir gün evvel anne ve baba dediği kişilere abla ve enişte demesı gerekecek bir durumla karşı karşıya gelecektir. Tabii bir gün evvel abla dediği kendinden büyük kızkard-eşine birgün sonra bu sefer kendisine teyze diye hitap edebileceğini ve bu durumun seneler senesi sürebileceğini düşünürsek bütün olup bitenlerden pek anlamayan küçük Cevriye üzerınde bunun ne gibi olumsuz psikolojik etkiler yaratabileceğini tasvvur edebil-mek için herhalde psikolog olmaya hacet yoktur.
Evlât edinme muamelesinin tahakkuk etmesi halinde salt maddi açıdan küçük Cevriye nin hiç olmazsa şimdilik -çünkü geleceğin ne getireceğini bilmiyoruz- daha avantajlı bir duruma gireceğine kuşku yoktur. Faka-t bu gibi işlemlerde sadece maddi çıkarı düşünmek son derece hatalıdır. Esasen Sayın Yargıç Niyazi F.Korkut'un hükmünde yer alan alıntılar da bu görüş doğrultusundadır.
Önümüzdeki meselede sadece maddi çıkarın ön planda tutulduğu ve bunun tahakkuku için e-vlat edinme müessesesinin alet edilmek istendiği aşikârdır. İlk Mahkeme Yargıcının da bu fikirde olduğu ve bundan ötürü Güzelyurt Kaza Sosyal Yardım Dairesi Sorumlusunun raporunu dikkate aldıktan sonra takdir yetkisini kullanarak istidayı reddettiği anlaşı-lmaktadır. Bu takdir hakkının hatalı olarak kullanıldığı hususunda ikna edilmediğim bir yana, tam aksine İlk Mahkeme Yargıcının adli takdirini doğru ve isabetli bir şekilde kullandığı görüşündeyim. Bu nedenlerle ben de istinafın reddolunması taraftarıyım.
-
Niyazi F.Korkut: İstinaf eden müstediler karı koca olup Güzelyurt'ta oturum yapan Lefkoşa Ail Mahkemesinde dosyaladıkları bir istıaa ile kızıarı Gûlay Çelıktaş'ın kızı küçuk Cevriye'yi evlat edinmek istediler.
Olgulara göre müstedi (1) 1911 ve Müstedi -(2) 1919 doğumludur.
Müstedi (1)'in 13 dönüm bahçesi, 10 dönüm tarlası olup Rum tarafından Sosyal Sigorta'dan da ayda £ 78.- almaktadır. Müstedi (1)'ın toplam olarak ayda 300.000 TL civarında bir .kazancı vardır. Müstedilerin küçük Cevriye'nin annesinden- başka evlatları ve torunları vardır. Küçük Cevriye 4.5.1979 doğumlu olup iki kardeşi daha vardır. Küçük Cevriye'nin babası kamyon şoförü olup eline ayda 40-50.000 TL geçmektedir.
Müstediler ile küçük Cevriye ile ailesi son 5 yıldan beri Güzelyurt'ta bir-likte kalmaktadırlar.
-Küçüğün bu istida altındaki menfaatlerini korumak üzere Mahkeme tarafından vasi tayin edilen Güzelyurt Kaza Sosyal Yardım Dairesi Sorumlusu İlker Argun'un hazırladığı rapora göre müstedilerin kendileri ile birlikte oturan küçük Cevriye'nin ebeveynine maddi- katkısı olmaktadır. Evlat edinmek istemedeki esas gaye de Müstedi (1)'in almakta olduğu sosyal yardım maaşının, evlat edinilmesi halinde, çocuk kıstasının da bu maaşa eklenmesi yada Müstedi (1)'in vefatı halinde küçük Cevriye'nin bu ödenekten yararlandırı-lmasıdır. Rapora göre küçük Cevriye herhangi bir moral ve manevi baskı altında ya da tehlikede değildir. Sevgi ve şefkattan da yoksun değildir.
-
Gerekli şahadet ve raporu dinleyen Alt Mahkemenin küçük Cevriye'nin müstedi tarafından evlat edınilmesinin menfaatine olmayacağı kanaatına vardı. Alt Mahkeme kararında küçük Cevriye'nin anne ve babasının moral ve manevi desteğine sahip olarak sevgi ve şef-kat içerisinde büyümekte olduğunu ve yaşları sıra ile 74 ve 66 olan müstedilere evlatlık olarak verilmesinin, mesele ile ilgili tüm hal ve koşullar ışığında, uygun olmayacağını belirtti.
Müstediler bu karardan istinaf ettiler.
Müstediler istinaflarında ö-zetle Fasıl 274 altında tüm yasal işlemler tamam olduktan sonra gerekli emri vermemekle Alt Mahkemenin hata ettiğini ve ayrıca müstedilerin mali durumunun küçüğün ebeveyninin durumundan daha iyi olup varislerden biri olarak bundan küçüğün yararlanabileceği-ni de dikkate almadığırıı ileri sürdü.
Küçük Cevriye'ye vasi tayin edilen Kaza Sosyal Yardım Dairesi Sorumlusu ise Alt Mahkemede dosyalamış olduğu rapora atıfla bu raporla istenen emrin verilmesine muvafakatı olmadığını zımmen belirttiğini vurgulayarak k-üçük Cevriye nin evlat edinilmesi halinde şimdikinden farklı bir menfaat sağlamayacağını ileri sürdü.
Amicus curiae olarak Başsavcılık adına bulunan savcı da Alt Mahkemenin kararının doğru olduğunu ve Mahkemenin bu hususta takdir hakkı bulunduğunu belirte-rek bu gibi durumlarda sadece maddi yönü düşünmenin yeterli olmayıp çocuğun refah ve menfaatının da söz konusu olduğunu vurguladı.
Yüksek Mahkeme, Yargıtay olarak, davayı dinleyen alt mahkemelerin bulgularına genellikle müdahale etmez. Alt mahkemenin bulg-ularına müdahale edebilmemiz için yargıcın şahadeti değerlendirirken yanlış ilke ve görüşler kullanmış olduğuna ve yanılıp hataya düştüğüne kesinlikle tatmin edilmemiz gerekir. - Gör: Re G (DM) (an infant) 1902 2 All E.R. 546, and Halsbury's Laws of Englan-d 3rd Ed. Vol. 24, p.335, para.678.
Bu istidada Alt Mahkemenin yanlış ilke ve görüşler kullandığı ve yanılıp hataya düştüğü hususunda istinaf eden tarafından tatmin edilmedim. Bu nedenle istinafın reddedilmesi gerektiği kanısındayım.
Önemli bir konu o-lan evlat edinme hususunda alt mahkemelere ışık tutabilme düşüncesi ile aşağıdaki alıntıları buraya aktarmayı uygun gördüm:
Halsbury's Laws of England, 4th Ed. Vol. 24 para. 673 aynen şöyledir:
"Duty to promote child's welfare. In reaching any decision r-elating to the adoptıon of a child, a court must have regard to all the circumstan ces, first consideration being given to the need to safeguard and promote the welfare of the child throughout his childhood; and so far as practicable the court must ascerta-in the child's wishes and feelings regarding the decision and give due consideration to them, having rerard to his age and understanding."
Dr. Ferit Saymen ile Dr. Halit Elbir'in Türk Medeni Hukuku Cilt III -s.337'den "Evlât Edinme" başlığı altında şunlar yer almaktadır:
"Evlât edinmenin gayeleri başında çocuk sevgisi ve arzusunun tatmini gelir. Bu ihtiyacı tabü yoldan temin edemeyenlere analık veya babalık hissini tattıracak yegane yol olarak karşımıza çıka-r. Bu yol aynı zamanda, ana baba şefkatinden mahrum bulunan çocuklara sıcak bir aıle yuvası kapısını açmak bakımından da ehemmiyetlidir. Evlat edinmenin faydaları arasında, ana ve babalarının mali durumunun çok bozuk olması sebebiyle maddi ve manevi gelişm-eleri tehlikede bulunan veya kimsesiz çocukların himayesini zikretmek lazımdır. Gene bu sayede evlilık dışı doğan çocuklar, ya ana babaları veya diğer bir şahıs tarafından evlat edinilmek suretiyle, sahih nesebe müşabih bir duruma kavuşturulabilmektedirler-.
Evlat edinme ancak normal gayelerinden inhiraf ettirildiği takdirde mahzurlu olabilir. Evlat edinilmeden gayrı meşru menfaatlar sağlamak, kanuni mirasçılardan mirası kaçırmak veya mirasçıların miras hisselerini azaltmak düşüncesiyle meydana getirildiği -takdirde, evlat edinme gayelerinden inhiraf etmiştir denebilir.
Bu sebeple, evlat edinmeye izin verecek olan hakim çok titiz davranıp ve bilhassa M.K. m.256'daki "çocuğun menfaatı" nın bulunup bulunmadığını tefkik edip kararını vermelidir.
Bütün kanuni -şartlar ve haklı sebepler bulunsa dahi, çocuğun menfaatlerine aykırı gördüğü takdirde, hakim, talep olunan müsaadeyi veremez. Bunu takdir hakime aittir."
Sonuç olarak istinafın reddolunması ve masraflarla ilgili herhangi bir emir verilmemesi gerektiği gör-üşündeyim.
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Sonuç olarak istinaf reddolunur. İstinaf masrafları ile ilgili herhangi bir emir verilmez.
Şakir Sıdkı İlkay (Başkan)
Salih S.Dayıoğlu (Yargıç)
Niyazi F.Korkut (Yargı-ç)
29 Kasım 1985.
Full & Egal Universal Law Academy