- Yargıtay/Aile Hukuku 5l81
D.1/82 (Genel İstida No. 23/81; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti : Ülfet Emin, Başkan, Şakir Sıdkı
İlkay, Niyazi F.Korkut
İstinaf Ed-en : İbrahim Yalman, Gaziköy (Müstedi)
ile
Aleyhine İstinaf Edilen : KTFD İçişleri Bakanlığı ve Lefkoşa
Kaymakamlığı vas.KTFD,Başsavcılığı (Müstedaaleyh) Arasında
İstinaf Eden Namına : Okt-ay Feridun adına Hüseyin Besimoğlu
Aleyhine İstinaf Edilen
Namına : Mehmet Ali Şefik
16/74 Soyadı Kuralı. Madde 13 - Evvelce alınmış olan soyadının değiştirilmesi.9/76 Mahkemeler Yasası Madde 56 - Mahkemenin resen tanık çağırabilmesi - Ay-nı yetkinin yürürlükte olmayan
1960 Adalet Mahkemeleri Kanunu Madde 48'de yer alması. Bu yetkinin İngiltere'de mahkemelere tanınan yetkiden daha geniş olması.
Müstedi halen "Yalman" soyadını kullanmaktadır. "Özulaş" soyadını almak istemektedir. Daha önc-e aynı şekilde 19/81 sayılı istidayı dosyalamış ise de sonra geri çekmiştir.
Sayın Şakir İlkay'ın görüşü:
Mahkeme huzurundaki bir hukuk işleminin herhangi bir safhasında resen Devlet sınırları içinde bulunan herhangi bir kişiyi tanıkhk yapmak veya be-lge ibraz etmek üzere mahkemeye celbedebilir.1960 Adalet Mahkemeleri Kanunu da aynı yetkiyi mahkemelere tanımaktadır.
Mahkemenin yemin varakasına dayanarak verdiği red kararı hatalı değildir.
Savcının itiraz etmemesi istidanın kabulünü gerektirmemektedir. -Kabul için mahkemenin makul sebep olduğuna tatmin olması gerekir.
Sayın Niyazi Korkut ise hükmünde, 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 56. maddesine göre dava esnasında mahkemenin tanık çağırmaya yetkisi olmakla beraber bu yetki keyfi ve sınırsız değildir. T-akdir' hakkı çok istisnai hallerde ve sınırlı olarak kullanılmalıdır.
Sayın Ülfet Emin Niyazi F.Korkut'un verdiği karara iştirak etmiş ve karar ekseriyetle verilmiştir.
Müstedi istidasında "Yalman" olarak aldığı soyadını değiştirerek "Özulaş" soyadının ver-ilmesini talep etmiştir. Gerekçe olarak da Yalman soyadının hoş karşılanmadığını ve uzun zamandan beri Özulaş olarak çağrıldığını belirtmiştir. Daha önce de yaptığı 19/81 sayılı istidası da aynı mealde idi ve onu Mahkemede geri çekmişti.
İstidayı dinleyen -yargıç müstedinin evvelce İngiltere'ye gitmek için teşebbüste bulunduğunu, içeriye giremediğini ve şimdi İngiliz makamlarını aldatmak maksadıyla soyadını değiştirme yoluna gittiğine bunun soyadını değiştirmek için makul olmadığına kanaat getirerek istidayı- reddetti.
Müstedi bu kararı istinaf etti. İstinaf Mahkemesi ekseriyetle aldığı kararda Başsavcılığın Müstedinin şahadetini istintaka tabi tutmadığını, ötekinin lehine yardımcı olacak beyanda bulunduğu, lâyihalarda konu edilmeyen hususlarda karar verildiği-, buna göre de yargıcın takdir yetkisini hatalı kullandığı gerekçesiyle istidanın reddedilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, müstedinin "Yalman" olarak kaydedilmiş soyadının "Özulaş"
şeklinde değiştirilmesine oyçokluğu ile karar verildi.
---------------------------
HÜKÜM
Ülfet Emin (Başkan): Bu istinafta ilk hükmü Sayın Yargıç Şakir Sıdkı İlkay verecektir.
Şakir Sıdkı İlkay: Müstenif, soyadını değiştirmek için yaptığı istidayı reddeden Lefkoşa Aile Mahkemesinin kararından istinaf etmişt-ir.
Müstenif müstedi olarak Lefkoşa Aile Mahkemesine yaptığı istida ile "Yalman" olarak kayıtlı bulunan soyadının Özulaş" olarak değiştirilmesini istedi. Müstenif müstedi, istidaya ekli yemin varakasında, diğer şeyler arasında Özulaş soyadını 17 yaşın-da bulunduğu 1974'ten beri kullanmakta olduğunu,1974'te reşit olmadığı için bu soyadını kaydettiremediğini, babasının kendi muhalefetine rağmen 1978'de "Yalman" soyadını resmen aldığını, reşit olup evleneceğinde "Özulaş" soyadını almak için yaptığı teşebbü-sün başarılı olmaması üzerine kendisinin de "Yalman" soyadını aldığını, kendisinin şoför olarak çalışıp kazancının çok az olduğunu, baba ve annesi
ile diğer aile fertlerinin halen Londra'ya yerleşmiş olup maddi kazançlarının çok iyi olduğunu, "Yalman" soya-dını almış olmasına rağmen bu ismin kendisinı tanıyanlarca hoş karşılanmadığını ve yine "Özulaş" olarak çağrılmakta olduğunu beyan etti.
Müstedaaleyhi temsil eden Savcılık yemin varakasındaki iddialar ışığında istidaya karşı itirazname dosyalamadı.
İstid-a duruşma için Mahkeme huzuruna geldiğinde müstedi şahadet verdi ve Mahkemenin bir sorusuna cevaben aynı konu ile ilgili daha önce başka bir istida yapmış olduğunu ve o istidayı haklarına halel gelmeksizin geri çektiğini söyledi. Mahkeme, duruşmanın sonund-a, Mahkeme Mukayyidini şahit olarak çağırdı ve 19/81 sayısını taşıyan önceki istida Mahkemeye ibraz edildi. Müstedinin avukatı ibraz edilen dosya ile ilgili olarak Mukayyide sorular tevcih etti.
19/81 sayılı istidada müstedi kayıtlı bulunan Yalman soyadın-ın Özulaş olarak değiştirilmesini istemekte idi. Ancak istidaya ekli yemın varakasında farklı gerekçeler öne sürülmüştü. Sözü edilen yemin varakasında müstedi, diğer şeyler arasında, Soyadı Yasasına istinaden babasının 1978'de kendisinin de evleneceğinde "-Yalman" soyadını aldığını, baba, anne ve ailesinin diğer fertlerinin halen Londra'da yerleşmiş olup maddi kazançlarının çok iyi olduğunu, kendisinin ise şoför olarak burada çalışmakta olup kazancının çok az olduğunu, ailesinin kendisine Londra'da iş temin -edeceği vaadinde bulunduğunu ve kendisinin de kazancının orada düzeleceği inancı ile oraya gitmeye birkaç defa teşebbüs etmişse de uçak alanından ger çevrildiğini, Londra ya gidebilmesinin daha önceden benımsediği "Özulaş" soyadını almakla gerçekleşeceğine- inandığını ve ailesinin bu ismi almaya itirazı olmadığını
beyan etti.
19/81 sayılı istidaya müstedaaleyh tarafından itirazname dosyalanmıştı. Ancak daha önce de belirtildiği gibı bu istida daha sonra geri çekildi.
Müstedinin istidasını reddeden Lefkoş-a Aile Mahkemesi kararında şöyle demiştir:
"Emare 2 ve 23/81 sayılı istidayı destekleyen yemin varakası karşılaştırıldığında bunların ilk 5 paragrafı kelimesı kelımesine aynı olduğu görülmektedir. Emare 2 deki yemin varakasının müteakip paragrafları incel-endiğinde müstedinin soyadını değişmesinin esas nedeni olarak yeni isimde bir pasaport tedarik edip İngıliz makamlarını yanıltmak suretiyle İngiltere ye hicret etmek olduğu görülmektedir. Yani başka bir deyimle, Emare 2 istida ile müstedi benden, soya-dının değişmesine emir vermemi, kendisine yeni vereceğim soyadı ile yeni bir pasaport alıp İngiliz makamlarını yanıltmak suretiyle Ingiltere'ye hicret etmesine yardımcı olmamı talep etmektedir.
Bir hakim olarak ben kendine bu gayeye ermesi için ne de-rece yardımcı olabilirim şüphem vardır. İstıdanın dışında milli menfaatleri de gözönünde bulundurmam icap eder görüşündeyim. Bu Mahkemenin verdiği evlat edinme, boşanma gibi meselelerdeki hükümleri bildiğim
kadarı ile İngiltere, bugün Türkiye dahi tanımazk-en, tanımakta ve kabul etmektedir. Hal böyle iken sırf Ingiliz makamlarını yanıltmak için benim müstediye talep ettiği emri vermem en azından "renciprocity"
prensibi ile bağdaşmaz ve Ingiltere de tutumunu değiştirecek olursa bundan muhakkak ki cemaatımız z-arar görecektir.
Emare 2'yi müstedi 22 Nisan 1981 tarihinde geri çekmiştir. Bu bir gerçektir. Ancak bugün görüp de karara bağlamakla mükellef olduğum istidadaki esas nedenınin Emare 2 dosyadaki nedenden farklı olduğuna tatmin olmadım. Her iki istidaya ek -yemin varakalarının 4. paragrafları incelendiğinde, müstedinin şoförlük yaptığı kazancının çok az olduğu ve geçimıni güçlükle karşılamakta olduğunun iddia edildiği görülmektedir. Şifahi şahadetinde müstedi İngiltere'ye hicret etmeyi arzuladığını söylem-emesine rağmen istidanın esas gayesinin, emare
2 de beyan ettiği esas nedenden farklı olduğuna tatmin olmadım.
Müstedi istidasını, diğer şeyler meyanında, 16/74 sayılı Yasanın 13. maddesine de istinat ettirmektedir. Mezkûr yasanın hükümleri incelendiğind-e müstedinin makul sebep göstermek suretiyle ve Mahkemeyi bu hususta tatmin etmek şartı ile talep ettiği soyadının kendine verilebileceği öngörülmektedir. Bu meselede müstedinin öne sürdüğü soyadını değiştirme talebinin makul sebep teşkil ettiği hususunda -da tatmin olmadım."
İstinafın duruşmasında müstenif İlk Mahkemenin kararının hatalı olduğunu, aleyhine istinaf edilen ise doğru olduğunu savundu.
İstinaf ihbarnamesinde ve istinafın duruşmasında esas itibarı ile ileri sürülen sebepler şu şekilde özetlene-bilir:
1. İlk Mahkeme kendiliğinden Mukayyidi çağırmakla hata etti,
-2. İlk Mahkeme 19/81 sayılı istidaya ekli yemin varakasına istinat etmekle hata etti ve
-3. Ilk Mahkeme makul sebep öne sürülnıüş olmasına ve savcının da itirazı bulunmamasına rağmen istidayı reddetmekle hata etti.
Yukarıda sıralanan sebepleri bir bir ele alıp incelemeyi uygun gördüm.
İlkin 1. sebebi ele alalım. 9/76 sayılı Mahkemeler Yasası-nın 56. maddesi aynen şöyledir:
"56. Mahkeme huzurundaki bir hukuk işleminin herhangi bir safhasında, mahkeme, re'sen veya tarafların veya birinin müracaatı üzerine, Devlet sınırları içinde bulunan herhangi bir kişiyi tanıklık yapmak veya tasarrufunda bul-unan bir belgeyi ibraz etmek için mahkemeye celbedebilir ve haklı istisnalar saklı kalmak koşuluyla tanık veya bilirkişi olarak istintak edebilir ve tasarrufunda veya yetkisi dahilinde bulunan bir belgeyi ibraz etmesini talep edebilir."
Görüleceği gibi, m-ahkeme huzurundak i bir hukuk işleminin herhangi bir safhasında, mahkeme re'sen, devlet sınırları içinde bulunan herhangi bir kişiyi tanıklık yapmak veya tasarrufunda bulunan bir belgeyi ibraz etmek için mahkemeye celbedebilir. Bizdeki bu yetki İngiltere'd-e bu hususta mahkemeye tanınan yetkiden daha geniştir. 1960 Adalet Mahkemeleri Yasasının 48. maddesi de mahkemelere aynı şekilde bir yetki tanımakta idi ve bu madde ile ilgili olarak Yüksek Mahkeme Hukuk / İstinaf 8/72'de şöyle dedi:
"Görüleceği gibi bu m-adde mahkemeye dava esnasında çağrılmayan bir şahidi çağırma yetkisini ve herhangi bir evrakı ibraz etme yetkisini vermektedir ki yukarıda da belirttiğimiz gibi bu hususta İngiltere mahkemelerinde hakime verilen yetkiden daha geniş bir yetki vermektedir. A-ynı yetkinin davada çağırılan bir şahidin mahkeme tarafından tekrar çağırılması hususuna da şamıl olmaması için hiç bir sebep görmüyoruz. Fakat huzurumuzdaki davada, dava lâyihalarının (pleadings) ve dava dosyasının tetkikinden ibrazı istenilen sigorta pol-içesinin dava ile ibrazını gerektirecek bir ilgisi olmadığı görülmektedir.'
19/80 sayılı istida tamamen aynı konu ile ilgili olduğu cihetle İlk Mahkeme bunun ibrazı için Mahkeme Mukayyidini çağırmakla, kanımca, hata işlememiştir.
Şimdi de ikinci sebebi e-le alalım. Mahkemenin üzerine dayanmakla hata ettiği iddia edilen yemin varakası müstedinin aynı konudaki önceki istidasına ekli olarak dosyalanmış olup müstedinin kendisinin yemin tahtındaki beyanlarını içermektedir. Bu nedenle yemin varakasına dayanmakla- İlk Mahkeme kanımca hata etmemiştir.
Son olarak üçüncü istinaf sebebinin incelenmesi gerekir. Savcının itiraz etmemiş olması nazarı itibara alınabilecek bir husus olmakla beraber kendiliğinden istidanın kabulünü gerektirmez. İstidanın kabulü için Mahkeme-nin bu hususta makul sebep olduğuna tatmin olması gerekir. Bu meselede Mahkeme müstedinin soyadını değıştirmekten esas gayesinin İngiliz makamlarını yanıltmak olduğu kanısına vardı. Huzurundaki şahadet ışığında İlk Mahkeme böyle bir kanıya varabilirdi ve v-armakla hata etmiş değildir. Mahkeme böyle bir kanaata vardıktan sonra istidanın kabulü için makul sebep mevcut
olduğu söylenemez. Kanımca İlk Mahkeme istidayı haklı olarak reddetmiştir.
-
Sonuç olarak istinafın reddedilmesi gerektiği görüşündeyim.
-
Niyazi F.Korkut: İstinaf eden müstedi Lefkoşa Aile Mahkemesinde 14.4.1981 tarihinde dosyalamış olduğu bir istida ile "Yalman" olarak kayıtlı bulunan soyadının "Özulaş" olarak değiştirilmesine ilişkin bir istemde bulundu.
Müstedi istidaya ekli yemin vara-kasında, sair şeyler yanında 24.1.1957 doğumlu olduğunu,16/74 sayılı Soyadı Kuralı uyarınca babasının 1978 yılında "Yalman" soyadını aldığını, kendisinin 1974 yılından beri "Özulaş" soyadı ile bilinmekle beraber evleneceği zaman bu soyadını almak istemesin-e karşın bu isteminde başarılı olamayıp "Yalman" soyadını almaya mecbur kaldığını, fakat hâlâ daha yakınları tarafından "Ozulaş" soyadı ile tanındığını ileri sürdü.
Aleyhine istinaf edilen Müstedaaleyh bu istidaya herhangi bir itiraz dosyalamadığı gibi is-tidanın duruşmasında şahadet veren müstedi de müstedaaleyh tarafından bulunan savcı tarafından istintak edilmemiştir.
Müstedi ayrıca "Özuİaş" soyadı ile bilindiğine ilişkin 24,4.1981 tarihli olup Gaziköy muhtarından aldığı bir belgeyi de Emare I olarak su-nmuştur.
Müstedaaleyh tarafından bulunan savcı herhangi bir şahadet çağırmayıp müstedinin verdiği şahadet ve ibraz olunan Emare I uyarınca müstedinin istemiş olduğu soyadını kullandığına inandığı hususunda bir beyanda bulundu.
Daha sonra Mahkeme, Mukayyi-di şahadete çağırarak, neticelendirilmiş aynı tarafları ilgilendiren 19/81 sayılı bir istidayı Emare II olarak ibraz ettirmiştir.
Emare II istida Müstedi tarafından haklarına halel gelmeksizin geri çekilen ve bu istinafa konu istida gibi aynı istemleri iç-eren bir istidadır.
Mahkeme hükmünde Emare II incelendiğinde müstedinin soyadını değiştirmek istemesinin esas nedeninin İngiliz makamlarını yanıltarak İngiltere'ye hicret etmek olduğunun görüldüğünü ve istinafa konu istidada ileri sürülen nedenler hakkınd-a tatmin olmadığını ve bu nedenlerle 16/74 sayılı Yasanın 13. maddesi uyarınca Müstedinin soyadını değiştirmesi için makul nedeni bufunduğuna tatmin edilmediğini beyanla müstedinin istidasını reddetti.
MÜstedi bu ret kararına karşı bu istinafı osyaladı.
-9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 56. maddesi uyarınca bir huuk işleminin herhangi bir safhasında mahkemenin re'sen tanık çağrmasına hakkı olduğuna kuşku yoktur. Bu yasadan önce 1960 Adalet Mahkemeleri Kanununun benzeri maddesi olan 48. madde ile ilgili ola-rak da Hukuk/İstinaf
8/72'de mahkemenin dava esnasında çağrılmayan bir tanığı çağırmaya yetkisi bulunduğu karara bağlanmakla beraber kuşkusuz bu yetki keyfi ve sınırsız olmayıp, mahkemenin yasanın kendisine tanıdığı bu takdir hakkını çok istisnai hallerde -ve sınırlı bir şekilde kullanması gerekir.
Bazı hallerde davayı dinleyen bir yargıcın önündeki münazaalı hususlarda salim bir yargıya varabilmesi için tanık çağırabileceğine, yasal olanak bulunmakla beraber bir yargıcın tarafsız davranması ve davanın tar-aflardan biri lehine ya da öteki tarafın aleyhine sonuçlandırılmasına yardımcı olabilecek bir şekılde hareket etmemesi gerekir. Bilhassa istinafa konu istidada olduğu gibi, taraflardan birinin şahadet verip istintaka tabi tutulmadığı ve karı t-arafın daha da ileri giderek öteki lehine karar verilmesine yardımcı olacak bir beyanda bulunduğu bir davada yargıcın verilen yeterli şahadet ve
savcının beyanına dayanarak müstedi lehine hüküm verecek yerde önündeki meselenin layihalarında konu edilmeyen -hususlarda ve müstediye şahadeti esnasında bu hususta hiçbir şey sorulmayıp durumu açıklamasına herhangi bir fırsat tanınmadan, daha başka şahadet ibraz ettirip bu şahadete dayanarak da müstedinin istemini reddetmesi gibi bir tutum içine girmesini anlamak -güçtür. Yargıç bu şekilde hareket etmekle, kanımca, takdir yetkisini aşarak hatalı davranmıştır. Bu nedenle istinafın kabul edilerek Alt Mahkemenin müstedinin istidasını reddeden kararının iptal edilmesi ve müstedi lehine istidada istendiği gibi emir veril-mesi gerektiği görüşündeyim.
Ülfet Emin, Başkan: Sayın Yargıç N.F. Korkut'un belirttiği görüşlere katılırım.
Sonuç olarak llk Mahkemenin 30.6.1981 tarihli ret emri iptal edilir ve onun yerine istidada talep edildiği gibi müstedinin "Yalman" olarak kayıt-lı bulunan soyadının "Özulaş" olarak değiştirilmesine oyçokluğu ile emir verilir.
Ülfet Emin (Başkan)
Şakir Sıdkı İlkay (Yargıç)
Niyazi F.Korkut (Yargıç)
22.1.1982
Full & Egal Universal Law Academy