-D.1/2002 Yargıtay/Aile Hukuk: 6/2001
(Güzelyurt Aile Dava No:30/2000)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Taner Erginel, Nevvar Nolan, Gönül Erönen.
İstinaf eden: Hatice Hüseyin n/d Hatice Yelte-kin, Aşağı
Bostancı
(Davacı)
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Hüseyin Ali n/d Hüseyin Yeltekin,
Aşağı Bostancı
- (Davalı)
A r a s ı n d a .
İstinaf eden namına: Avukat Kıvanç M. Rıza
Aleyhine istinaf edilen namına: Avukat İ. Hakkı Alpagut.
Güzelyurt Aile Mahkemesinde dinlenen 30/200-0 sayılı davada Kaza Mahkemesi Kıdemli Yargıcı Mehmet Türker'in 4/5/2001 tarihinde verdiği karara karşı Davacı tarafından yapılan istinaftır.
---------------------
H Ü K Ü M
Taner Erginel:Önümüzdeki aile davas-ında Davacı, şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma emri, oğulları için nafaka ve mal paylaşımı talep etti. Duruşma sonunda İlk Mahkeme tarafların boşanmalarına, paylaşıma tabi olup, Davalının hesabında bulunan ve alacağı olan paranın 1/3'ünün Davacıya ve-rilmesine karar verdi. Davacı bu hükme karşı önümüzdeki istinafı dosyalamış olup paylaşıma tabi paranın sadece 1/3'ünün kendisine verilmesinin haksızlık olduğunu daha fazla miktarın kendisine verilmesi gerektiğini öne sürmektedir.
Davayla ilgili olgula-r dava lâyihalarında görülmektedir. Buna göre Davacı ile Davalı 27.8.1972 tarihinde Lefke'de evlendiler. Bu evlilikten 24 yaşında Ebru ve 21 yaşında Fehim isimli iki çocukları oldu. Evlendikten sonra Aşağı Bostancı'ya yerleşen aile bir süre uyum içinde -yaşadı. Daha sonra karakter ve mizaç farklılığı nedeniyle aralarında geçimsizlik başladı. Gerek Davacı gerekse Davalı Mahkemede verdikleri şahadetlerinde çocukları olması nedeniyle bir süre geçimsizliğin düzelmesini beklediklerini ancak bunun mümkün olma-dığını, geçimsizliğin gittikçe arttığını söylediler. Bu nedenle Mahkemenin karakter ve mizaç ayrılığına dayanan boşanma emri vermesi kolay oldu.
Mal paylaşımı konusunda ise taraflar taşınmaz malların kaydının aynen kalması ve arabanın Davacıya verilmes-i hususunda anlaştılar. İlk Mahkeme de bu anlaşma ve talep uyarınca emir verdi. Geriye kalan paylaşıma dahil paralar konusunda ise tarafların anlaşması mümkün olmadı.
Tarafların anlaşmazlığı Davalının Cypruvexten aldığı kıdem tazminatı ile İhtiyat Sandı-ğından aldığı toplam 23,800,000,000.-TL para ile çeşitli bankalarda bulunan toplam 9,053,000,000-TL ile 2000 sterlin paradan ibarettir. Taraflar bu paradan daha yüksek bir oran alabilmek için çaba harcadılar. İlk Mahkeme kararında şöyle demektedir.
"Pa-ylaşıma tabi olarak saptadığım nakit para ve maaş gelirinin elde edilmesinde tarafların kişisel mallarının getirisinin katkı payı yoktur. Bu nakit para ve maaş geliri tamamen Davalının çalışması ile elde edilen para ve gelirdir.
Yukarıda belirttiğim ve -vardığım bulgular ışığında bu paranın, 1/3'ünün davacıya 2/3'sinin ise davalıya verilmek sureti ile taraflar arasında paylaştırılmasının adil ve hakkaniyete uygun olacağı kanaatindeyim."
Mahkeme mal paylaşımına karar verirken 1/98 sayılı Aile (Evlenme v-e Boşanma) Yasasının 26.ıncı maddesini dikkate alır. 26.ıncı maddenin alt paragraflarında Mahkemeye karar verirken yol gösterecek kıstaslar belirtilmiştir. Mahkemenin bu kıstasları dikkate alarak hakkaniyete uygun bir karar vermesi beklenmektedir. 26.ıncı -maddeye göre bir tarafa düşen pay, toplam değerin 2/3'ünden fazla olamaz.
26. maddede yer alan düzenlemenin Mahkemeye geniş takdir hakkı verdiği açıktır. Yargıtayın ise İlk Mahkemelerin takdir hakkına giren hususlara müdahale etmekte isteksiz olduğu bi-linen bir husustur. Buna rağmen hükümde bir hata bulunması halinde Yargıtayın karara müdahale etmesi gündeme gelir. İlk Mahkemenin takdirine giren bir hususa Yargıtayın hangi hallerde müdahale edebileceği geçmiş içtihatlarda çok tekrarlandığı için burada -üzerinde durmayı gereksiz buluyoruz.
İlk Mahkeme kararında hata var mı? Kararı incelediğimiz zaman ilk dikkatimizi çeken husus paylaşıma tabi tartışılan paralar konusunda Davacı aleyhine en kötü kararın verilmiş olmasıdır. Çünkü Mahkeme, Davacıya 1/3'd-en daha az pay veremezdi. Acaba davanın olguları Davacıya mümkün olan en az payı vermeyi haklı kılıyor mu?
Dava konusu paraları Davalının kazandığı bir gerçektir. Ancak aile birliği devam ederken Davacının bir süre çalıştığı ve aile bütçesine katkıda -bulunduğu da tartışmasız kabul edilen bir husustur.
Davacı avukatının diğer bir şikâyet konusu ise Davalının elde ettiği paraların faizinin dikkate alınmamış olmasıdır. Bu şikâyette Davacı avukatının haklılık payı olduğunu kabul etmek gerekir. Gerçi Dav-alının faiz olarak ne elde ettiği İlk Mahkemede yeterince tartışılmamış ve bu konuda kesin gerçek ortaya çıkmamıştır. Buna rağmen bir kişinin bankaya yatırdığı paranın faizinden yararlanmaması düşünülemez. Yukarıda belirtilen iki faktör önümüzdeki davada- Davacı için en olumsuz paylaşım kararının verilmesinin adil olmadığını göstermektedir.
İlk Mahkeme kararı incelendiği zaman yukarıda belirtilen iki faktörün yeterince dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle ve bu davaya özgü tüm hususları dikkate- aldıktan sonra Davacının payının 1/3 değil %40 olmasının daha adil ve hakkaniyete uygun olacağı kanısındayız.
Sonuç olarak İlk Mahkeme emrinin 2 ve 3 paragraflarında yer alan paylaşıma tabi paranın 1/3 Davacıya, 2/3 Davalıya verilmesi emrinin %40 Dav-acıya %60 Davalıya olarak değiştirilmesine emir verilir. İstinaf masrafları için emir verilmez.
Taner Erginel Nevvar Nolan Gönül Erönen
Yargıç Yargıç Yargıç
9 Ocak 2002
4
Full & Egal Universal Law Academy