- Yargıtay / Aile Hukuk 7/88
D.5/88 (Aile Dava No. 122/87; Mağusa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti : Salih S.Dayıoğlu, Niyazi F.Korkut,
Celâl Karabacak
İsti-naf Eden : Mahmut Duran Keskin, Narin Sokak,
9/A, Maraş
ile
Aleyhine İstinaf Edilen : Kamer Keskin n/d Kamer.Yapar, Narin
Sokak, 9/A Maraş, şimdi adresi meçhul
- arasında
İstinaf eden namına : Öner Şerifoğlu
Aleyhine istinaf edilen hazır değil.
Fasıl 339, Türk Aile (Evlenme Boşanma) Kanunu Madde 26, (d) -
Terkten dolayı boşanma. 26 (f) - Geçimsizlikten boşanma. - Boşanma davalarınd-a bir mahkemenin boşanmaya hükmedebilmesi için ilkin ortada bir evliliğin varolduğunun ispatı getekir. Evliliğin akdedildiğinin bir tartışma konusu yapılması halinde evliliğin kanıtlanması kaçınılmazdır. Önümüzdeki meselede talep takririnde tarafların l6.2-.l976 tarihinde Lefkoşa T.C. Büyükelçiliği'nde evlendikleri yeminli şahadette tekrarlanmıştır.
Taraflar 16.2.1976 tarihinde Kıbrıs T.C. Lefkoşa Büyükelçiliği'nde evlendiler, evlendikten sonra Maraş'ta ikamet ettiler ve üç çocukları oldu. Davacı Mağusa- Aile Mahkemesinde ikame ettiği davada ortada ciddi bir sebep olmaksızın Davalının aile yuvasını terkedip ailesinin yanına gittiğini, Davacıvı küçük düşürücü hareketlerde bulunduğunu, tembel ve itaatkâr olmadığını, sorumsuz hayat yaşadığını, Davacıdan -izin almadan çalıştığını,10.11.1987 tarihinde ortada makul sebep olmadan evi terkettiğini, geri dönmediğini, bütün aramalara rağmen bulunmadığını, tavırlarından şiddetli geçimsizlik olduğunu boşanma ve çocukların velayetini talep etmiştir. - `
Muadil tebliğ yapılmış, süre bittiği halde Davalı isbatı vücud yapmamıştır. Dava Davalının gıyabında dinlenmiş sadece Davacı şahadet vermiş ve İlk Mahkeme boşanma sebebi olduğu yargısına varmakla birlikte evliliğin ispat edilmediği kanaatına -vararak davayı reddetmiştir. Davacı davasının iptalinden dolayı istinaf etmiştir. Davacı ibraz edilen nüfuz cüzdanında yer alan ve tarafların evli olduğunu gösteren şerhe değer vermemekle Mahkemenin hatalı hareket ettiğini belirterek, istinafın kabul edilm-esi isteminde bulundu.
İstinaf Mahkemesi ise Davacının nüfus hüviyet cüzdanını ibraz etmekle evliliğin ispat edilmiş olduğunu çünkü uzun süre Maraş'ta beraber ve üç çocukla yaşadıklarını, bunun ispat edilmiş evlilik olduğunu belirterek Mahkemenin red kara-rının doğru olmayacağını, buna göre istinafın kabul edilmesini karara bağlamış ve istinafın kabulü ile boşanma ile çocukların velayetini Davacıya vermiş ve Davalının bir yıl süre ile evlenmeden men olunmasına karar vermiştir.
------------------
-
HÜKÜM
Salih S. Dayıoğlu: İşbu istinaf Gazi Mağusa Aile Mahkemesinin 12.2.1988 tarihinde vermış olduğu hükümden, yapılmış bulunmaktadır. İstinafa konu olgular aşağıda serdedildiği gibidir.
Davacı (istinaf eden) tarafından ikame edilen bir dava -ile özetle davalı ile karı-koca olup 16.2.1976 tarihinde evlendiklerini, evlilik akdinden sonra Narin Sokak No.9 Maraş adresinde ikamet ettiklerini, bu evlilikten Ertuğrul, Ahmet ve Erdal isimli 3 çocukları olduğunu, davalının karılık vecibelerini yerine g-etirmediğini, ortada ciddi sebep olmaksızın aile yuvasını devamlı surette terk edip kardeşlerinin yanına gittiğini, davacıyı küçük düşürücü davranışlarda bulunduğunu, tembel olduğunu, kocasına itaatkâr olmadığını, sorumsuz bir hayat yaşadığını ve davacıdan- izinsiz çalıştığını ve en sonunda 10 Kasım 1987 tarihinde yine ortada herhangi bir sebep veya ciddi sebep olmadan aile yuvasını terk ettiğini ve bir daha geri dönmediğini, bütün aramalara rağmen bulunamadığını, tüm edinilen bilgılerden Kıbrıs'ı terk edip -Türkiye de bilınmeyen bir adreste oturduğunun öğrenildiğini, davalının tavır ve hareketlerinden ve kusurlarından ötürü şiddetli geçimsizliğin husule geldiğini ve bu nedenle müşterek hayatın çekilmez bır hal aldığını iddia ederek lehine bir boşanma emri ile- çocukların velayetinin kendisine verilmesini talep etti. Davalının nerede bulunduğunun bilinmemesinden ötürü muadil tebliğe emir verilmiş ve bu emir de usulü veçhile yerine getirilmişti. Buna rağmen davalı muadil tebliğ emrinde öngörülen süre zafında veya- ondan sonra isbat-I vücut etmediği cihetle dava gıyabında dinlendi.10.2.1988 tarihinde yapılan ve davalının hazır olmadıjı ve temsil edilmediği duruşmada davacı şahadet verdi ve yukarıda özetlenen olguları şahadetinde belirtti. Davacı başka şahadet çağırm-ayıp davasını kapattı. Aynı gün kararını veren İlk Mahkeme davalıya atfedilen kusur ve kabahatların ispat edildiği ve dolayısıyle bunların boşanmağa kâfi bir neden olduğu ve ayrıca küçük çocukların velayetinin de davacıya verilmesinin uygun olduğu yargısın-a varmakla birlikte davacı tarafından sunulan şahadet ıle davaya mesnet eden evliliğin ispat edilmediği nedeni ile davanın iptaline karar verdi.
İlk Mahkeme evlilijin isbat edilemediği hususunda şu görüşlere yer verdi.
"Her davada olduğu gibi davacı dav-alı aleyhine boşanma hükmü alabilmek için davalı ıle evli olduğunu ispat etmesi gerekir. İspat külfeti davacıdadır. Davacı işbu ispat külfetini ğerek evlenme şahadetnamesi ve gerekse evlenme cüzdanı ile ispat edebilir. Evlenme akdi ispat edilmediği için da-vacı boşanma hükmü alamaz. Mahkemeye Emare 3 olarak ıbraz edilen davacının nüfuz hüviyet cüzdanı bu deyimden de
anlaşılacağı üzere davacının hüviyet ve medeni halini göstermektedir. Bu belge davacının kesin olarak evli olduğunu göstermemektedir. Bu nedenle- davacı mahkemeye evlenme şahadetnamesi veya evlenme cüzdanı ibraz etmediği cihetle davacının davalı ile evli olduğu hususu ispat edilmedi kanısına varmak gerekir ve bu hususta bulgu yaparım."
-Davacı davasının iptal edilmesinden yakınarak işbu istinafı dosyalamış bulunmaktadır. Davacı tarafından hazırlanan istinaf ihbarnamesi 7 sebep içermekle birlikte davacının avukatı istinafın duruşmasında sadece 3 sebep üzerinde durdu. Bu 3 sebebi de bir ana- başlık altında toplamak mümkündür. Şöyle ki: Davacıya göre Ilk Mahkeme davacı tarafından ibraz edilen nüfus hüviyet cüzdanında yer alan ve tarafların evli olduğunu gösterir şerhe gereken değeri vermemekle ve ayrıca davacı tarafından verilen ve nakzedilmey-en şahadete değer vermeyip evliliğin ispat edilmediği yargısına varmakla hata etti.
-
Görülebileceği gibi bu istinafta tek konu tarafların 16.2.1976 tarihinde evlenip evlenmedikleri ve evlenmişlerse bu hususun yeterince kanıtlanıp kanıtlanmadığıdır.
Boşanma davalarında bir mahkemenin boşanmağa hükmedebilmesi için, ilkin ortada mevcut bir -evliliğin varolduğunun ispat edilmesi gerekir. Evliliğin akdedildiği keyfiyeti bir tartışma konusu yapılması halinde elbette ki evliliğin ciddi bir şekilde kanıtlanması kaçınılmazdır. Önümüzdeki meselede davacının talep takririnde tarafların 16.2.1976 tari-hinde Lefkoşa'da Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği'nde evlendikleri iddia edilmiştir. Bu iddia davacı tarafından verilen yeminli şahadet altında da tekrarlanmıştır. Buna ilaveten davacının aksi iddia edilmeyen şahadetine göre evlilikten hemen sonra tarafla-r Maraş'ta müşterek bir yuva kurmuşlar ve bu beraberlikten de 3 çocukları olmuştur. Keza belgesel şahadet olarak içinde tarafların evlendiklerini gösteren nüfus hüviyet cüzdanını da ibraz etmiştir. Bütün bunların ibrazı ile İlk
Mahkemenin davacının evlilik- hususundaki iddiasını kabul etmesi gerekirdi. İlk Mahkeme yukarıda alıntısı yapılan hükmünde davacının davalı ile evli olduğunu ispat etmesi gerektiğini söylemiştir. Bu ibareden dvacının söz konusu evlenmeyi sadece evlenme şahadetnamesi ile kantılayabilec-eğini murad etmişse bu görüş şüphesiz hatalıdır. Elbette ki evlenme şahadetnamesi son derece kuvvetli belgesel bir şahadettir. Ancak bir evliliğin böyle bir belgesel şahadetin dışında başka tür şahadetle ispat edilemeyeceği görüşü hatalıdır.
Tarafların ev-lendikleri hususu ihtilaflı bir konu yapılmadığına göre ve davacının nakzedilmeyen şahadeti ile tarafların en azından uzun bir süre beraber kaldıkları ve bu beraber yaşamalarından 3 çocukları olduğu ve davacının ibraz ettiği nüfus hüviyet cüzdanının muhtev-ası da dikkate alındığında davacının davalı ile evlendiklerini yeterince ispat ettiğini kabul etmek gerekir. Bu durumda istinafın kabul edilmesi gerekir. Ilk Mahkeme, esasen bu noktanın aşılması halinde, davacının boşanmağa hak kazandığını ve çocukların ve-layetinin de ona verilmesi gerektiğini karara bağlamıştı.
Sonuç olarak istinaf kabul edilir. Davalının tavır ve hareketlerinden müşterek hayatın çekilmez bir hal almasından ötürü davacı lehine ve davalı aleyhine boşanma emri verilir.
Davalı bugünden itib-aren bir yıl süre ile ikinci bir evlenme akdi yapmaktan men edilir. Evlilik mahsulü olan küçük Ertuğrul, Ahmet ve Erdal'ın velayetlerinin davacıya verilmesi emrolunur.
Gerek İlk Mahkeme ve gerekse istinaf masrafları davalı tarafından ödenecektir.
Salih -S.Dayıoğlu Niyazi F.Korkut Celâl Karabacak
Yargıç Yargıç Yargıç
24.10.1988
Full & Egal Universal Law Academy