-D.4/88 Yargıtay / Aile Hukuku 9/88
(Aile Dava No. 6/86; Güzelyurt)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti : Salih S.Dayıoğlu, Niyazi F.Korkut,
Celâl Karabac-ak
İstinaf Eden : Gönül Caner n/d Gönül Atakan, Londra
ile
Aleyhine İstinaf Edilen : Mehmet Caner, Aydınköy
arasında
İstinaf Eden Namına : Ahmet Kalkan
Aleyhine İstinaf Edilen
Nam-ına : Menteş Aziz adına Ezer Özsoy
Fasıl 6, Hukuk Muhakemeleri Usulü Yasası Madde 82. Bu madde
altında verilen bir mahkeme emrine riayetsizlik nedeniyle emre uymayan kişinin 12 ayı geçmeyen süre için hapsedilmesi. Hapislik emri istend-iğinde emre uygun ödeme yapmadığı ileri sürülen kişi genellikle verilen emirde belirtilen meblağı ilgili devrede ödeyebilecek olaııağa sahip olmadığı nedeniyle ödeme yapamadığına ilişkin savunma yapar. Böyle bir savunma ile karşılaşan Müstedi Müstedaaleyhi-n ödemesi emrolunan taksitleri ilgili devrede ödeyebilecek olanaklara sahip olduğu ve buna rağmen emir uyarınca ödemesi gereken meblağı ödemeyi kasıtlı olarak red ve ihmal ettiğine ilişkin şahadet getirmek zorunluluğu doğar.
Doğru yöntem şöyledir:
Hapis mü-zekkeresi olarak uygulanan J24 formasının kullanılması halinde üzerindeki hapislik süresi gösterilmeli, ayrıca ilgili kişinin formada belirtilen miktarı derdest edilip, hapis olmadan veya sonra ödediği takdirde derhâl seıbest bııakılacağının yazılması gere-kir.
Müstedi, Müstedaaleyh aleyhine dosyaladığı bir istida ile 1.l.1988 tarihlerinde muaccel olan 120.000 TL nafakayı ödemeyerek Mahkeme emrine riayetsizlikte bulunduğundan 12 ayı geçmeyen süre için hapsedimesine ilişkin bir emir talep etti.
Mahkeme karar-ında Müstedaaleyhin 120.000 TL nafaka ödemediği, Müstedi avukatının bu nafakaları tahsil etmeğe yetkili olduğu hususunda bulgu yaptı. Ancak Müstedaaleyhin istida konusu nafaka borcunu ödeyebilecek güçte olduğuna buna rağmen kasden ödemediğine ilişkin şahad-et sunmadığı gerekçesiyle Müstedinin bu istida altındaki istemini reddetti. Müstedi bu red kararına karşı istinaf dosyaladı.
İstinaf Mahkemesi istinaf edeni başarılı kılmıştır. Buna göre istinafı reddeden Alt Mahkeme kararının iptali gerekir. Cezalandırma -işlemine gelince, ödenmesi emrolunan çocuk nafakasıdır, olgulara göre rıafaka emrine kasıtlı olarak riayet etmeme vardır. Buıııa göre, Fasıl 6, Madde 82'ye göre hapsedilmesi için emir verilmesi uygundur denmiştir. İstinaf kabul olunur ve Müstedaaleyhin hap-iste kalacağı süre zarfında iaşesi için Fasıl 6 Hukuk Muhakemeleri Yasasının 83. maddesine göre ödenmesi koşuluna bağlı olarak Müstedaaleyhin iki ay süre ile hapsine emrolunur.
---------------------
HÜKÜM
Salih S.D-ayıoğlu: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Niyazi F.Korkut verecektir.
Niyazi F.Korkut: İstinaf eden davalı müstedi, aleyhine istinaf edilen davacı müstedaaleyh aleyhine dosyaladığı bir istida ile müstedaaleyhin 29.12.1986 tarihli Mahkeme emrin-e uygun olarak ödemesi gereken ve 1.12.1987 ile 1.1.1988 tarihlerinde muaccel olan toplam 120.000 TL nafakayı ödemeyerek Mahkeme emrine riayetsizlikte bulunduğundan 12 ayı geçmeyen bir süre için hapsedilmesine ilişkin bir emir verilmesini istedi.
Müstedi -avukatı tarafından yapılan istidaya ekli yemin varakasında, sair şeyler yanında, müstedaaleyhin istida konusu iki aylık nafaka borcunu ödemediği ve gerekenin yapılması için müstedinin kendisine talimat verdiği, daha önce de müstedaaleyhin 1.1.1987, 1.2.198-7 ve 1.3.1987 tarihlerinde muaccel olan nafakayı yazıhanesine ödediği ve daha sonra muaccel olan bazı nafakaları ödememesi üzerine müstedaaleyh aleyhine 3.7.1987 tarihinde menkul mal müzekkeresi çıkardığı ancak konu müzekkerenin kısmen tatmin edilmeden müs-tedaaleyhin menkul malları olmadığı gerekçesi ile 4.9.1987 tarihinde iade edildiği, müstedoaleyhin Mahkeme emrine riayetsizliği adet haline getirdiği ve hapislikle cezalandırılmadığı takdirde Mahkeme emrini yerine getirmeyeceği ileri sürüldü.
Müstedaaleyh- ise dosyaladığı itiraznameye ekli yemin varakasında iptidai itiraz olarak müstedi avukatının yemin varakası tanzim etmeye yetkisi olmadığını ve olgular hususunda yemin yapamayacajını ileri sürdü. Müstedaaleyh bu iptidai itirazına halel gelmeksizin müstedi-nin istidasına ekli yemin varakasında ileri sürülenleri de red ve inkâr ederek müstediye herhangi bir nafaka borcu olmadığını ve tüm nafaka borçlarını ödediğini savundu.
Müstedi avukatı ek bir yemin varakası düzenleyerek müstedaaleyhin itiraznamesine ekli- yemin varakasını yanıtlâdı ve sair şeyler yanında müstedaaleyhin nafaka borcu olmadığına ilişkin savının da doğru olmadığını vurguladı.
İstidanın duruşmasına geçilmezden önce müstedi avukatı istidaya ekli yemin varakalarının bizzat kendisi tarafından yap-ıldığı ve duruşmada tanıklık yapmayı tercih ettiği gerekçesiyle müstedinin avukatlığından çekilmek istedi ve Alt Mahkeme de bu istemi yerinde bularak o doğrultuda bir emir verdi ve bu durumda müstedaaleyhin ön itirazı da ortadan kalkmış oldu.
İstidanın du-ruşmasında tanık olarak sadece istidaya ekli yeminleri yapan avukat şahadet verdi ve şahadetinde istidaya ekli yemin varakalarında belirtilen savları yineledi. Müstedaaleyh ise şahadet vermedi ve herhangi bir
tanık da çağırmadı.
Alt Mahkeme de kararında m-üstedi tanığını dürüst ve güvenilir bularak müstedaaleyhin 29.12.1986 tarihli mahkeme emri uyarınca müstediye ödemesi gereken ve 1.12.1987 ile 1.1.1988 tarihlerinde muaccel olan 120.000TL nafakayı ödemediği ve müstedi avukatının da bu nafakaları tahsil etm-eye yetkili olduğu hususunda bulgu yaptı. Ancak müstedinin müstedaaleyhin istida konusu nafaka borcunu ödeyebilecek güçte oldujuna ve buna rağmen kasti olarak ödemediğine ilişkin şahadet sunmadığı gerekçesi ile müstedinin istida altındaki istemini reddetti-.
Müstedi bu red kararına karşı istinaf dosyaladı. Müstedi istinaf ihbarnamesinde, özetle, müstedaaleyh itiraznamesinde ödeme gücü olmadığına ilişkin bir sav ileri sürmeyip aksine istida konusu nafakaları ödediğini ileri sürmesine ve bu hususu ihtilaf kon-usu yapmamasına karşın Alt Mahkemenin varolmayan bir savunmayı varmış gibi sayarak müstedaaleyhin nafaka borcunu kasten ödemediği doğrultusunda huzurunda şahadet bulunmadığı bulgusuna vararak istidayı reddetmekle hatalı hareket ettiğini ileri sürdü.
Aleyh-ine istinaf edilen de Emir 35 Nizam 10 altında bir ihbar dosyalayarak Alt Mahkemenin önündeki şahadet ve mevcut yasal durum karşısında müstedaaleyhin nafakayı ödemediği ve nafakayı tahsil etme yetkisinin müstedi tanığında olduğu ile istida ve istidaya ekli- yemin varakalarında ileri sürülen tüm hususların müstedi tanığının bilgisi dahilinde olduğu yönünde bulgu yapmakla hatalı hareket ettiğini ileri sürdü.
Fasıl 6 Hukuk Muhakemeleri Usulü Yasasının 82. maddesi altında verilen bir mahkeme emrine riayetsizlik- nedeni ile emre uymayan kişinin 12 ayı geçmeyen bir süre için hapsedilmesi istendiğinde, bu tür bir başvuru üzerine emre uygun ödeme yapmadığı ileri sürülen kişi genellikle verilen emirde belirtilen meblağı ilgili devrede ödeyebilecek olanağa sahip olmadı-ğı nedeniyle ödeme yapamadığına ilişkin bir savunma yapar. Böyle bir savunma ile karşılaşan veya istidanın duruşmasının müstedaaleyhin yokluğundâ yapılması halinde, müstedinin, müstedaaleyhin ödemesi emrolunan istida konusu taksitleri ya da bir kısmını ilg-ili devrede ödeyebilecek olanaklara sahip olduğu ve buna rağmen emir uyarınca ödemesi gereken meblağı ödemeyi kasıtlı olarak red ve ihmal ettiğine ilişkin şahadet getirme zorunluluğu doğar.
Bu istinafta ise, özetlenen olgulardan da görülebileceği gibi, mü-stedaaleyh dosyalamış olduju itiraznamede esas itibarı ile istidada ödemediği ileri sürülen iki aylık nafakanın ödenmiş olduğunu savunup konu nafakanın ödenmemiş olduğu kanıtlansa bile ödememe nedeninin kasti olmayıp mali gücü olmadığı nedeni ile ödenmediğ-ine ilişkin alternatif bir sav ileri sürmemiştir.
Müstedaaleyh böyle bir savunma yapmadığına göre de müstedinin müstedaaleyhin mali gücü olduju halde istida konusu nafakaları ödemeden imtina ettiğine ilişkin ihtilaf konusu yapılmayan bir hususta şahadet ge-tirmesi söz konusu değildi.
Alt Mahkeme önünde mevcut layihalara göre kanıtlanması gereken tek husus istida konusu iki aylık nafakanın müstedaaleyhin iddiası doğrultusunda ödenip ödenmediği idi. Alt Mahkeme de müstedi tanığına inanıp istida konusu nafakan-ın ödenmemiş olduğu kanaatına vardıktan sonra ve müstedaaleyh de mali gücü olmadığı nedeni ile bu nafakayı ödeyemediğine ilişkin bir sav ileri sürmediğine göre müstedaaleyhi cezalandırıp cezalandırmayacağına ilişkin bir karar vermesi gerekirdi.
Müstedaale-yhin Emir 35 Nizam 10 altında dosyaladıjı ihbarda ileri sürdüğü hususa gelince, esasında Alt Mahkemede müstedi, gerek olmadığı halde, şahadet sunarak müstedaaleyhin istida konusu nafakayı ödemediğini kanıtlama yönüne gitmiştir. Müstedaaleyh itiraznamesinde- istida konusu nafakanın ödenmiş olduğunu yani olumlu bir iddiayı kendisi ileri sürdüğüne göre şahadet vererek konu nafakaları ödediğini kendisinin kanıtlaması gerekirdi.
Bu durumda gerek olmadığı halde, müstedi tanığınca verilen şahadete Alt Mahkemenin i-nanmış olması ile hatalı hareket edip etmediği hususuna değinmeye gerek yoktur. Müstedaaleyh kanıtlamakla yukümlü olduğu bir hususu kanıtlayamadığına göre istida konusu nafakanın istidada belirtildiği gibi ödenmemış olduğu açıktır.
Aleyhine istinaf edilen- duruşma sırasında ayrıca Fasıl 6 Madde 82 uyarınca bir hapislik istidası yapılmazdan önce müstedaaleyh aleyhine bir menkul mal müzekkeresi çıkarılması gerektiğini ve bu meselede müstedi böyle bir işlem yapmadığına göre de istıdasının ileri gidemeyeceğini -ileri sürmüşse de, tutanaklardan görülebileceği gibi, müstedaaleyh bu hususu itiraznamesinde ihtilaf konusu yaparak Alt Mahkemede konu etmediğine göre bu noktanın istinaf aşamasında ele alınması olası değildir.
Yukarıda söylenenlerden anlaşılacağı gibi is-tinaf eden istinafında başarılı olmuştur ve istinafın kabul edilerek istinaf edenin istidasını reddeden Alt Mahkeme kararının iptal edilmesi gerekir. Alt Mahkeme kararı ortadan kalktıktan sonra da geriye aleyhine ıstinaf edileni istida konusu emre riayetsi-zlik nedeni ile cezalandırma hususu kalır.
İstida konusu emir, uyarınca ödenmesi emrolunan çocuk nafâkası oluşu, istidanın 13.4.1988 de sonuçlanmış oluşu ve meselenin tüm olgularını dikkate alarak davayı Alt Mahkemeye iade yerine, mevcut olgulara dayanara-k, Yüksek Mahkeme olarak sonuçlandırmayı uygun bulduk.
Olgulardan anlaşıldığı kadarı ile aleyhine istinaf edilen konu nafaka emrine kasıtlı olarak riayet etmemektedir. Bu nedenle aleyhine istinaf edilenin, Fasıl 6 Hukuk Muhakemeleri Usulü Yasasının 82. ma-ddesi uyarınca, hapsedilmesi için emir verilmesi doğru ve uygundur.
Fasıl 6 madde 82 altında çıkarılan hapis müzekkerelerinin değişik şekillerde yorumlanıp uygulandığı gözlemlenmıştir. Kanımızca doğru yöntem şöyledir: Hapis müzekkerresi olarak ve uygun de-ğişikliklerle J.24 formasının kullanılması halinde bunun üzerinde mahkeme emrinde belirtilen hapis süresi gösterilmeli ve ayrıca ilgili kişinin formada belirtilen miktardaki meblağı, derdest edilip hapis olunmazdan önce veya sonra ödediği takdirde, derhal -serbest bırakılacağının yazılması gerekir. Bu şekilde ilgili kişinin, ödenmediği için hapis müzekkeresinin çıkarıldığı meblağı ödediği takdirde başka herhangi bir işlem yapılmadan serbest bırakılması gerektiğı keyfiyeti açıklıkla anlaşılmış olur.
Sonuç ol-arak istinaf kabul edilir ve aleyhine istinaf edilenin hapiste kalacağı süre zarfındaki iaşesi için gerekli miktarın Fasıl 6 Hukuk Muhakemeleri Usulü Yasasının 83. maddesi uyarınca ödenmesi koşuluna bağlı olarak aleyhine istinaf edilenin iki ay süre ile ha-psedilmesi emrolunur.
Aleyhine istinaf edilenin Emir 35 Nizam 10 altında yaptığı ihbar ile ilgili talebi reddolunur.
Gerek Alt Mahkemedeki masraflar gerekse istinaf masrafları aleyhine istinaf edilen tarafından ödenecektir.
Salih S.Dayıoğlu Niyazi F-.Korkut Celâl Karabacak
Yargıç Yargıç Yargıç
12.10.1988
Full & Egal Universal Law Academy