-D.4/88 Yargıtay/Asli Yetki 6/88
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak.
Müstedi: Ayan Akıncı, Güzelyurt.
ile
Müstedaaleyh: 1. İsmail Must-afa Çoli, 9 A Mustafa Kurtuluş
Sok. Baykal - Mağusa.
2. Mustafa Gayde, Lefkoşa
3. Mehmet Kadir, Lefkoşa
4. Kaza Tapu Amiri, Leflkoşa
A r a s ı n d a.
Müstedi namına: Av. Ergin Ulu-nay.
Müstedaaleyh 1, 2, 3 namına: Ata Dayanç
Müstedaaleyh 4 namına: Savcı Ali Fevzi Yeşilada.
K A R A R
Salih S. Dayıoğlu: Bu istidada Mahkemenin kararını Sayın Yargıç Niyazi F. Korkut verecektir.
Niyazi F. Korkut: Müstedi dosyalamış olduğu istida ile -Lefkoşa Kaza Mahkemesinin 453/87 No'lu davasında 6.5.1988 tarihinde verdiği satış emrinin ya da konu emir ile ilgili duruşma tutanaklarının (Recor of Proceedings) iptali için bir Certiorari Emri ve konu emir uyarınca çıkartılan Mal Satış Müzekkeresinin uyg-ulamasını ve yürülükte kalmasını yasaklayan bir Prohibition Emri isdarını istedi.
Müstedi istidaya ekli yemin varakasında, sair şeyler yanında, bu istidada Müstedaaleyh 2 olan Mustafa Gayde aleyhine Lefkoşa Kaza Mahkemesinde açtığı 568/85 sayılı davada 8-.3.1985 tarihinde konu dava sonuçlanana ve verilecek hüküm tatmin edilene dek Gönyelide Blok C, Varaka XII, Harita No.20.W.II ve Parsel No.66 olan arazinin herhangi bir kişiye devredilmesini, satılmasını, hibe ya da ipotek edilmesini ya da elden çıkartılma-sını meneden bir ara emri aldığını, konu emrin 11.3.1985'de kesinleşitiğini, aldığı emri Tapu Dairesinde kaydettirdiğini ve bu emrin konu taşınmaz mal üzerinde kayıtı bir engel olduğunu, bilâhare 9.11.1987 tarihinde £4150 (sterlin) ve 9.4.1987'den itibaren- %4 faiz için lehine hüküm almakla beraber, hükmün icrası 8.11.1988 tarihine dek durdurulduğu için, alınan hükmün icrasına gidilemediğini ve konu hükümlü borcun da bugüne dek ödenmemiş olduğunu vurguladıktan sonra Lefkoşa Kaza Mahkemesinin 6.5.1988 tarihin-de Müstedaaleyh 1 lehine 453/87 sayılı davada verilen hükmün tatmini için, üzerinde ara emri ile engel kaydettirdiklerini ve daha önce atıfta bulunulan taşınmaz malın satışına ilişkin bir emir verdiğini, bu istidadada taraf olmadığı gibi emir verilmezden ö-nce itiraz yapabilmesi için kendisine ihbar verilmediğini ve konu emrin de gıyabında ve kendisine savunma hakkı tanınmadan verilerek varolan önceliğini ortadan kaldırıp kendisini telafisi imkansız zarara uğrattığını savundu ve keza konu taşınmaz mal üzerin-de engel bulunduğu şahadet veren Tapu memuru tarafından belirtilmesine karşın Alt Mahkemenin bu hususu gözönünde bulundurmadan karar verdiğini ve verilen kararda bir taşınmaz mal satış mzüekkeresi isdarı öngörülmesine karşın Mahkeme Mukayyidinin hatalı isd-arı öngörülmemesine karşın Mahkeme Mukayyidinin hatalı ve gayrıyasal olarak böyle bir müzekkere düzenleyerek Tapu Dairesine gönderdiğini ileri sürdü.
Müstedaaleyh 1 bu istidaya itirazname dosyaladı. Müstedaaleyh 1 itiraznameye ekli yemin varakasında, sai-r şeyler yanında, Müstedinin 568/85 sayılı davada aldığı ara emrinin sadece o emrin verildiği istidadaki Müstedaaleyh olan Mustafa Gayde'yi bağlayıcı olduğunu ve konu taşınmaz malın Mahkeme emri ile satılmasına ilişkin bir emir verilmesine engel olmadığını- ve keza Müstedi konu ara emrini aldıktan sonra davayı sonuçlandırıp hüküm aldığına göre de konu ara emrinin geçerliliğini yitirdiğini, ve almış olduğu hükmün icrasının 8.11.1988 tarihine de durdurulmasını kabul ettiğine göre bunun sonucuna da katlanması g-erektiğini ileri sürdü. Müstedaaleyh itiraznamesinde ayrıca Müstedi aldığı hüküm ile ilgili olarak bir "hükümlü alacak tescili" yaptırmadığını ve bu nedenle de bu istidada taraf olma hakkı (locus standi) bulunmadığını ve satış müzekkeresi isdarı için yaptı-kları istidanın Müstediye tebliğ edilmesine de gerek olmadığını savundu. Müstedaaleyh 4 namına bulunan Savcı da Müstedaaleyh 1 avukatının görüşlerine katılmakla yetindi.
Taşınmaz bir mal ile ilgili olarak genelde dava sonuna dek geçerli olmak üzere veril-en bir geçici ara emri böyle bir taşınmaz malın sahibinin konu taşınmaz malı satmasına, hibe etmesine ya da ipotek koymasına engel olmasına karşın başka bir davadaki bir hükümlü alacaklının, taşınmaz malı üzerinde ara emri bulunan hükümlü borçlunun taşınma-z malının icra yolu ile satışı için müracaatta bulunmasına bir engel teşkil etmez. Ancak, doğal adalet ilkesinden hareketle, uygun göreceği herhangi bir girişimde bulunmasına olanak tanımak amacı ile konu taşınmaz mal üzerinde lehinde ara emri bulunan dava-cıya tasarlanan satış ile ilgili bilgi vermede yarar vardır.
Aslında uygulamada Tapu Dairesi de böyle bir durum ile karşılaşıldığında konuyu satış müracaatının yapıldığı Mahkemeye bildirerek verilecek uygun direktif ışığında yapılan satış müracaatını kon-u mal üzerinde ara emri alan davacının bilgisine getirmektedir ve kanaatımızca bu doğru bir yöntemdir.
Bu istidada ise olgulardan görülebileceği gibi Müstedi Müstedaaleyh 2 aleyhine açtığı davada Müstedaaleyhin bazı mallarını elden çıkartmaması için bir -ara emri almasına karşın konu dava sonuçlanıp lehine bir hüküm aldıktan sonra Müstedaaleyhin taşınmaz malları üzerine bir teminat olarak "hükümlü alacak tecsili" yaptırmamıştır. Hukuk davalarında verilen ara emirleri "ara emir" söz dizisinden ve yasanın il-gili maddesinin içeriğinden de anlaşılabileceği gibi geçici olup davanın hükme bağlanması ile sona erer ve Tapu Dairesine ara emrinin verildiği davanın neticelendiğini gösteren bir hüküm ibrazından sonra konu mal üzerindeki engel ortadan kalkar. Verilen em-ride kullanılan sözlere bakarak bir davada verilen bir ara emrinin davada hüküm verildikten sonra da geçerliliğini koruduğu anlamı çıkartmak olası değildir. Hukuk davalarında bir hüküm alan bir hükümlü alacaklı Fasıl 6 madde 53 uyarınca, Kaza Tapu Dairesin-de hükümlü borçlunun adına kayıtlı bulunan taşınmaz bir malı, Mahkeme hükmünü ilgili Kaza Tapu Dairesinde tescil etmek suretiyle, hükümlü borcun ödenmesinin bir teminatı olarak yükümlü kılabilir. Müstedi, kendisinin de kabul ettiği gibi böyle bir yönteme b-aşvurmayıp Müstedaaleyh 2'nin ilgili taşınmaz malı üzerinde bir engeli bulunmadığına göre de Müstedaaleyh 1'in satış emri ile ilgili istidasında Müstedinin taraf olma hakkı (locus standi) yoktur ve yapmış olduğu bu istidanın reddilmesi gerekir.
Tutanakla-rdan da görülebileceği gibi Alt Mahkeme Tapu Dairesinin sorumlu bir memurunun şahadetini de alıp Müstedinin de ara emri aldığı davada hüküm aldığı adli bir şekilde bilgisine geldikten sonra ara emrinin artık bir hüküm ifade etmiyeceği keyfiyetinden hareket-le gerekli satış emrini vermiştir. Bu gerçekler ışığında artık müstediye teligat yapılmasına gerek yoktu ve Müstediye tebligat yapılmamakla hatalı hareket edildiği söylenemez.
Daha önce değindiğimiz gibi verilen bir ara emri davanın hükme bağlanması ile -son bulacağına göre bu meselede Müstedi Müstedaaleyh 2 aleyhine hüküm aldıktan sonra Müstedinin 11/78 sayılı Taşınmaz Mal (Devir ve İpotek) Yasası'nın 12. maddesi uyarınca konu malın devredilmesine engel bulunduğundan söz etmek de olası değildir.
Müstedi-nin bu istida altında taraf olma (locsus standi) hakkı bulunmadığı kanaatına varıldıktan sonra ileri sürdüğü sair hususlara değinmeye de gerek kalmamıştır.
Sonuç olarak istida reddolunur.
Müstedaaleyh 1'in masrafları Müstedi tarafından ödenecektir.
(-Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak)
Yargıç Yargıç Yargıç
9 Kasım 1988
4
Full & Egal Universal Law Academy