-D. 8/2024 Yargıtay/Asli Yetki No: 8/2023
Girne Kaza Mahkemesi Dava No:21/2022
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti: Başkan Narin F.Şefik, Yargıç Gülden
Çiftçioğlu, Yargıç Talat Usar
Girne- Kaza Mahkemesi nezdinde görülen 21/2022 numaralı dava altında verilen 16.10.2023 tarihli emirle alakalı olarak bir PROHIBIOTION ve/veya CERTIORARI emri ısdar edilmesi hakkında.
Müstedi : Dengiz Necatigil, Şht. Yusuf Uluğ Sokak, Canev
- 2 Apt.,Daire 3, Ortaköy, Lefkoşa.
ile
Müstedealeyh : Henry Charles Estates Ltd., Sancar Sokak,
Demirağ İş Merkezi, No.3-4, Girne
A r a s ı n d a.
Müstedi tarafından Avukat Özgü Özyiğ-it
Müstedialeyh tarafından Avukat Fırat Akyol
(17.11.2023 tarihli istida.)
K A R A R
Narin F.Şefik (Başkan): Bu davada Mahkemenin hükmünü, Sayın Yargıç Gülden Çiftçioğlu okuyacaktır.
Gülden Çiftçioğlu :Müstedinin başvurudaki talebi şu şekildedir:
"
G-irne Kaza Mahkemesinin 21/2022 numaralı dava altında vermiş olduğu 16.10.2023 tarihli emrin ve/veya kararın Yüksek Mahkemeye getirilmesi veya intikal ettirilmesi (to remove into the High Court) ve söz konusu emrin uygulanmasını önlemek ve iptal edilmesi iç-in (quash) ve/veya geçersiz ve hükümsüz (void) olduğuna dair Certiorari (Quashing Order) emri istikraz eylemesi,
Girne Kaza Mahkemesinin 21/2022 numaralı dava altında vermiş olduğu 16.10.2023 tarihli emrin ve/veya kararın uygulanmasının durdurulmasına müt-edair Prohibition (Phrobiting Order) emri ısdarı,
Muhterem Mahkemece uygun görülecek ahar bir emir,
İşbu istida masrafları."
Müstedi başvuruya ekli yemin varakasında, özetle, Girne Kaza Mahkemesinde ikame edilen 21/2022 numaralı davada hakları etkilene-n kişi olduğunu ifade ile, konu davada, 12.6.2023 tarihinde lehine bir hüküm verilmiş olmakla birlikte, mezkûr hükmün verilmesinden 125 gün sonra ve keza istinaf süresinin dolmasından 83 gün sonra Davalı /Müstedealeyhin istinaf süresinin uzatılması hus-usunda tek taraflı bir istida ile 16.10.2023 tarihinde mahkemeden emir elde ettiğini, mezkûr 16.10.2023 tarihli emrin doğrudan kendisinin hak ve menfaatlerini etkilediğini ve işbu başvuruya konu olan 16.10.2023 tarihli istinaf süresinin uzamasına yöne-lik emirden menfaatinin muhtel olduğunu (person aggrived) icra dosyalamış olduğu ve ödenmesini beklediği hüküm ile ilgili olarak istinaf dosyalanacak olması yanında bunun Müstedealeyhe icrayı durdurma başvurusu yapma hakkı vereceğini, alacağını almasının- gecikebileceğini, istinafın neticesine değin beklemek durumunda kalacağını, bunun yanında mezkûr istidaya itiraz dosyalayamadığını, mahkeme huzurunda Müstedealeyhi sorguya çekemediğini, kendisine söz hakkı tanınmadan mezkûr emrin verilmiş olduğunu, mezkûr- 16.10.2023 tarihli emirden dolayı Müstedealeyhin 12.6.2023 tarihli aleyhine verilmiş hüküm ile ve/veya hükümlü borçlu olduğu dava ile ilgili ve/veya mezkûr hüküm ile ilgili olarak istinaf dosyalama süresinin uzatıldığını, mezkûr hükümden 125 gün sonra -ve keza istinaf süresinin dolmasından 83 gün sonra Davalının istinaf süresinin uzaması hususunda tek taraflı bir istida ile emir elde ettiğini, mezkûr 16.10.2023 tarihli emrin doğrudan kendisini, haklarını ve menfaatlerini etkilediğini, işbu başvuruya- konu olan 16.10.2023 tarihli istinaf süresinin uzamasına yönelik emirden menfaatinin muhtel olduğunu ;(/person aggrived), Müstedealeyhin emir elde etmiş olduğu istinaf süresinin uzatılmasına yönelik istida tek taraflı dosyalanmış olduğunu, en başından -beri sakat, usulsüz olduğu dolayısıyla elde edilmiş olan emrin yok hükmünde olduğu ve/veya iptal edilmesi gerektiğini, mezkûr istinaf süresinin uzatılması emrinin tek taraflı bir istida ile elde edilmesinin, çok önemli (fundamental) bir husus ve/veya yas-al hata olduğunu ve yapılan işlemleri esaslı surette sakatlamakta olduğunu ileri sürerek, bu yüzden mezkûr emrin iptal edilmesinin ve/veya geçersiz ve hükümsüz addedilmesinin gerektiğini, 2.11.2023 tarihinde Yargıtay/Asli Yetki No:8/2023 sayılı başvuruy-u dosyaladığını ve Yüksek Mahkemenin 14.11.2023 tarihli kararı ve/veya emri ile 16.10.2023 tarihli emir için certiorari ve prohibition istidası ve/veya başvurusu ve/veya işbu istidayı dosyalayabilmek için leave ve/veya izin elde ettiğini ileri sürerek, Ma-hkemeden konu emir ve/veya kararı iptal etmek için Certiorari ve/veya emir ve/veya kararın ve/veya işbu emre dayanarak yapılan tüm işlemlerin uygulanmasını önlemek için Prohibition emri vermesini talep etmiştir.
Müstedealeyh dosyaladığı itiraz ihbarnames-ine ekli Müstedialeyhin yetkilisinin yaptığı yemin varakasında birinci ön itiraz olarak Müstedinin istidasında belirtilen taleplere yeterli yasal gerekçeyi göstermediğini ve/veya istidada belirtilmesi gereken hukuki mevzuat ve eserl-ere değinmediğini dolayısıyla, bu istidanın daha ileri gitmeden iptal edilmesi gerektiğini, ikinci ön itiraz olarak, Muhterem Bidayet Mahkemesinin 16.10.2023 tarihli emri verirken yetkisini aşmadığını ve/veya 16.10.2023 tarihinde verilen emrin açıkça bir -yasaya aykırılık teşkil etmediğini, dolayısı ile Müstedinin 16.10.2023 tarihli emir için certiorari ve prohibition istidasını ileri götürebilmesi için gerekli yasal neden ve/veya gerekçelere sahip olmadığı nedeniyle istidanın bu aşamada iptal edilmesinin- gerektiğini iddia etmiştir. Müstedealeyh iptidai itirazlarına halel gelmeksizin, Müstedinin 16.10.2023 tarihli mahkeme emrinin uygulanmasının durmasını ve/veya önlenmesini gerektirecek ve/veya iptal edilmesini gerektirecek ve/veya Certiorari ve/veya Proh-ibition emri talep edebileceği bir hukuksuzluğa dayanan ve/veya usule aykırı bir mahkeme emrinin bulunmadığını, Alt Mahkemenin 16.10.2023 tarihli kararı verirken Hukuk Muhakemeleri Usul Tüzüğü (rules of court) ve/veya yasalar doğrultusunda hareket ettiğin-i ve/veya konu hükmün yok hükmünde olmadığını ve/veya usulsüz olmadığını, Hukuk Muhakemeleri Usul Tüzüğünde dosyalamış olduğu istidanın tek taraflı yapılamayacağı ile ilgili açık bir hüküm bulunmadığını, mamafih Müstedealeyhin işbu istidasını Yargıtay/Huk-uk kararına dayandırmakta olduğunu, HMUT'a uygun elde ettiği emir dolayısı ile istinaf dosyalama hakkı elde ettiğini ileri sürerek, istidanın masraflarla birlikte ret ve iptalini talep etmiştir.
Müstedi ve Müstedealeyh Avukatları başvurunun dinlenmesi- esnasında, tanık çağırmayıp hitapla yetinmiş, yemin varakalarındaki olgulara ve hukuki gerekçelere değinmiştir.
Certiorari ve Prohibition emirnamelerinin ısdar edilmesi için gerekli koşullar Yargıtay/Asli Yetki 1/1982 D.5/1982'de ortaya konmuştur. Bun-a göre;
Yargısal yetki kullanan bir Alt Mahkemenin vermiş olduğu bir emir, yetki yokluğu veya yetki aşımı, doğal adalet ilkelerine aykırılık, tutanaklara ilk bakışta yasal bir hatanın bulunduğunun açıkça görülmesi veya tarafgirlik, hile veya muvazaa gibi -durumların bulunması halinde Yargıtayca verilecek bir certiorari veya prohibition emri ile iptal edilir veya uygulanması önlenir.
Huzurumuzdaki ihtilafsız olgu ve emarelere göre, huzurumuzdaki meseledeki Müstedi Girne Kaza Mahkemesi nezdinde dosyalanan -21/2020 sayılı hukuk davasında Davacı, Müstedialeyh ise Davalıdır. Mezkûr dava 13.4.2023 tarihinde sonuçlanmış; dava ile ilgili hüküm 12.6.2023 tarihinde verilmiştir. Mahkeme Davalının Davacıya 8850 Stg meblağ ve bu meblağ üzerinden 12.6.2023 tarihinden- tediye tarihine kadar %4 faiz ödenmesi hususunda emir ve hüküm vermiştir. Davalının 10.10.2023 tarihinde dosyaladığı tek taraflı istida neticesinde, Alt Mahkeme 16.10.2023 tarihinde Davalının istinaf dosyalama süresini uzatmıştır. İstinaf süresinin -uzatılması yönünde emir Davacıya herhangi bir söz hakkı verilmeden, tek taraflı istida neticesi elde edilmiştir.
Huzurumuzdaki meselede Müstedinin yakınması özetle, Müstedealeyhin istinaf süresinin uzatılmasını sağladıkları istidanın olması gerektiği gibi- çift taraflı değil, tek taraflı bir istida olduğu yönündedir.
Müstedealeyhin itiraznamesine ekli şirket yetkilisinin yemin varakasında ön itiraz olarak Alt Mahkemenin 16.10.2023 tarihli emrinin açıkça yasaya aykırılık teşkil etmediği /yetki aşımının s-öz konusu olmadığı ileri sürülmüştür.
İstinaf süresinin uzatılmasının hangi emir altında yapılması gerektiği hususu ve tek taraflı mı yoksa ihbarlı mı yapılması gerektiği hususu incelenirken, öncelikle, İstinaf edebilme sürelerini düzenleyen Hukuk Muhak-emeleri Usulü Tüzüğü Emir 35 Nizam 2'ye göz atmak yararlı olacaktır.
Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü Emir 35 Nizam 2 uyarınca, bir davada mahkemenin verdiği bir hükme karşı hüküm tarihinden 6 hafta geçmesinden sonr-a istinaf edilemez. Meğerki hükmün verildiği gün veya daha sonra hükmü veren Mahkeme veya istinaf Mahkemesi belirtilen sürenin uzatılması için emir versin.
Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü Emir 35 Nizam 2 tahtında yapılacak bir başvuru tek taraflı mı yoks-a çift taraflı mı yapılacaktır?
Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğünün Emir 48 Nizam 8(1) tek taraflı olarak yapılacak başvuruları ortaya koymaktadır:
Tüzükteki Emir 48 Nizam 8(1) incelendiğinde tek taraflı yapılacak başvurular arasında Emir 35 Nizam 2'ni-n mevcut olmadığı görülür.
Bu aşamada irdelenmesi gereken, Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü Emir 48 Nizam 8(1) bağlamında Emir 35 Nizam 2'ye aykırı yapılan başvurunun / yargılama işlemininin hükümsüzlük mü (yokluk) yoksa usulsüzlük mü teşkil ettiğidi-r.
Hükümsüzlük ile usulsüzlük arasındaki fark Yargıtay/ Asli Yetki 4/2015 D. 3/2018' de şu şekilde ortaya konmuştur:
"Bu safhada, usulsüzlük ile hükümsüzlük arasındaki farka kısaca değinmek ve bu bağlamda HMUT Emir 64'e atıfta bulunmak yararlı olacakt-ır.
HMUT Emir 64 nizam 1 (Mehazı Rules of The Supreme Court 1883 Order 70 rule 1) uyarınca, bu nizamların herhangi birine veya yürürlükte olan herhangi bir uygulama kuralına uymama, ilgili yargı işlemini geçersiz kılmaz. Meğer ki mahkeme veya yargıç söz -konusu yargı işleminin geçersiz kılınmasını emretmiş olsun. Ancak bu gibi yargı işlemleri, kurallara aykırılık nedeniyle, mahkeme veya yargıcın uygun göreceği biçimde ve koşullarla kısmen veya tüm olarak işlemden kaldırılabilirler, tadil edilebilirler veya- başka bir işleme tabi tutulabilirler.
Hükümsüzlük (yokluk)(nullity) için, önemli bir hukuk kuralının ihlal edilmesi gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, uygulamadaki bir kurala aykırılığın yapılan işlemi esaslı surette sakatlaması, usul hatasının esaslı v-eya önemli (fundamental) olması gerekmektedir. Uygulamadaki bir kurala aykırılık yapılan işlemi esaslı surette sakatlamazsa, HMUT Emir 64 kapsamına giren usulsüzlük (irregularity) olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Usulsüz işlemler (irregular), bu iş-lemi yapanın hatayı düzeltme hakkının bulunduğu veya mahkemenin bu hatayı düzeltme konusunda takdir hakkının bulunduğu işlemlerdir. Diğer bir ifade ile, mahkemenin adil olan kararı vererek hatayı düzeltebileceği işlemlerdir. Tereddütlü durumlarda ise, tak-dir hakkının kullanılmasına olanak veren usulsüzlük kurumunun tercih edildiği görülmektedir."
Yukarıdaki hukuki durum dikkate alındıktan sonra, Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğünün Emir 48 Nizam 8(1) ve Emir 35 Nizam 2'ye aykırılık bağlamında başvuru sah-ibinin yaptığı usul hatasının esaslı veya önemli (fundamental) olduğunu, yapılan işlemleri esaslı surette sakatladığını ve meselenin hükümsüzlük (yokluk)(nullity) kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmek gerekmektedir. -
Müstedialeyh avukatı hitabında, kendisinin istidasını HMUT Emir 1 (B)' "mahkemenin dava yönetimi" yetkilerine istinat ettirdiğini, dolayısıyla Mahkemenin kararının da HMUT Emir 1 (B)' "Mahkemenin dava yönetimi yetkilerine" -dayandığı, HMUT Emir 1 B'nin Mahkemeye süre uzatımı konusunda genel bir yetki verdiğini ileri sürmüştür.
Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğünde, E.1(B) Nizam 1(2)(a) bendinde, mahkemelerin, dava yönetimi yetkileri bağlamında, aksi öngörülmediği hallerde mahk-emenin "herhangi bir nizam veya mahkeme emri gereği uyulması gereken süreyi, riayet süresi sona erse dahi, uzatabileceği veya kısaltabileceği" ifade edilmiştir.
HMUT Emir 1 (B) Nizam 1(2)(a)'da belirtilen süre uzatma veya kısaltma yetkisi, genel bir yet-ki mahiyetindedir. Bu yetki Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğünde başka herhangi bir emirde özel olarak süre uzatma veya kısaltma belirtilmeyen hususlara dairdir.
HMUT Emir 35 Nizam 2'de belirtilen süre ve yetki ise münhasıran (exlusively) istinaf etme sür-esinin uzatılması için yapılan müracaatları kapsamaktadır. HMUT Emir 35 Nizam 2'ye dayanan bir müracaat ise yukarıda da ifade edildiği üzere, HMUT'un 48. Emrinin 8. nizamı tahtında tek taraflı istida ile yapılabildiği hususunda bir nizam mevcut olmadığı -cihetle tek taraflı bir istida ile yapılamaz ( Bkz: Yargıtay/Hukuk 10/1975 Stavros Loucaides and Co of Nicosia v. The Principal Officer for Land Registration for the District of Nicosia 16 CLR 103, s. 108, 109).
Yukarıda tüm belirtilenler ışığında, -Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü Emir 48 Nizam 8(1) ve Emir 35 Nizam 2'ye aykırılık bağlamında başvuru sahibinin yaptığı usul hatasının esaslı veya önemli (fundamental) olduğu yapılan işlemleri esaslı surette sakatladığı ve meselenin hükümsüzlük (yokluk)-(nullity) kapsamında olduğu sonucuna varıldığı cihetle, tutanaklarda ilk bakışta yasal bir hatanın bulunduğunun açıkça görüldüğü ve/veya Girne Kaza Mahkemesinin 16.10.2023 tarihinde tek taraflı bir istida neticesinde Davalının istinaf dosyalama süresini -uzatmakla yetkisini aştığı sonucuna varılır.
Netice itibarı ile; Girne Kaza Mahkemesinin 21/2022 numaralı dava altında 16.10.2023 tarihinde verdiği istinaf dosyalama süresinin uzatılmasına dair emir ve/veya kararın iptali için Certiorari emri ısdar edil-ir.
Certiorari emri verildiğinden, Müstedinin Prohibition talebi ile ilgili ayrıca karar vermeye gerek kalmamıştır.
Müstedinin masrafları Müstedialeyh tarafından ödenecektir.
Narin F. Şefik Gülden Çiftçioğlu Talat Usar
Başka-n Yargıç Yargıç
17 Nisan 2024
9
Full & Egal Universal Law Academy