-D.3/2023 Yargıtay/Asli Yetki/İstinaf No:3/2022
(Yargıtay/Asli Yetki No:17/2022)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Narin F. Şefik (Başkan), Yargıç Gülden Çiftçioğlu, Yargıç Beril Çağdal
İstinaf Eden : A.Demiragh & Sons Limite-d n/d A.
Demirağ &Sons Limited, 7.Sokak No.1,
Organize Sanayi Bölgesi, Lefkoşa
(Müstedi)
ile
Aleyhine İstinaf Edilen:1.Tapu ve Kadastro Dairesi Müdürü,
Lefkoşa
- 2.Lefkoşa Kaza Tapu Şube Amiri,
Lefkoşa
(Müstedealeyh)
Arasında
İstinaf eden hazır değil, tarafından Avukat Adnan Ulunay
Aleyhine istinaf edilenler hazır değil (istida tek taraflı)
Yükse-k Mahkeme Yargıcı Talat Usar'ın Yargıtay/Asli Yetki 17/2022 sayılı meselede 13.10.2022 tarihinde verdiği karara karşı Müstedi tarafından yapılan istinatır.
K A R A R
Narin Ferdi Şefik (Başkan): Bu meselede kararı Sayın Yargıç Gülden Çiftçioğlu okuy-acaktır.
Gülden Çiftçioğlu: Huzurumuzdaki istinaf, Tek Yargıçlı Mahkemenin, Yargıtay/Asli Yetki 17/2022 sayılı "leave istidası"nı reddeden 13 Ekim 2022 tarihli kararına karşı dosyalanmıştır.
Müstedi (İstinaf Eden), 17/2022 sayılı başvuruda dosyaladığı 30.-9.2022 tarihli tek taraflı istidası ile aşağıdaki taleplerde bulunmuştur:
"A-
Müstedinin 28.12.2020 tarihli 6 adet Kira Sözleşmesi ile Organize Sanayi Bölgeleri ile görevli Bakanlık'tan ve/veya KKTC Devletinden kiralamak suretiyle kira ve tasarrufuna al-dığı Pafta/Harita: XXI/21.E.2&22.W.2, Ada D, Parsel No: 23,10,8,9,25,24 olan 6 adet Taşınmaz mala ilişkin Müstedialeyhlere Müstedi adına Devlet Hazine Malı Kira Belgesi ısdar edilmesi için yaptığı müracaat neticesinde 11.1.2021, 28.9.2021 tarihli ve D.13/2-021 dosya numaralı makbuzlar ile harçlar ödenmiş ve işleme alınmış olmasına rağmen Müstedialeyhin Devlet Hazine Malı Kira Belgesini ipoteklerden arındırılmış engelsiz bir şekilde bugüne kadar yazmayan ve/veya yazmayı kabul etmeyen ve/veya bu yönde işlem ya-pmayı kabul etmeyen ve dolayısıyla yasal kamu ödevini yerine getirmeyen Müstedialeyh Tapu ve Kadastro Dairesi Müdürü ile Lefkoşa Kaza Tapu Şube Amiri aleyhine D.13/2021 No.'lu dosyadaki Pafta/Harita XXI/21.E.2&22.W.2, Ada D, Parsel No: 23,10,8,9,25,24 olan- 6 adet Taşınmaz mala ilişkin ipoteksiz Devlet Hazine Malı Kira Belgesi hazırlaması için bir Mandamus Emirnamesi ısdar edilmesi için İstida dosyalanmasına Muhterem Mahkemenin izin veren birer Emir vermesi,
B-
Muhterem Mahkemenin uygun göreceği herhangi b-ir Emir
C-
İşbu istida Masrafları."
Tek taraflı istidanın dinlenmesi üzerine, Tek Yargıçlı Mahkeme, hukuki ve olgusal durumu tezekkür ettikten sonra, istidayı ret ve iptal etmiştir.
Müstedinin yukarıdaki ret kararına karşı dosyaladığı istinaf ihbarna-mesinde yer alan istinaf sebepleri birden fazla olmasına karşın, Müstedi avukatının hitabı dikkate alındıktan sonra istinaf aşağıdaki tek başlık altında ele alınır:
1-İlk Mahkeme, huzurundaki şahadet ve emareler ışığında, Mandamus Emirnamesi ısdar edilmesi- açısından istida dosyalanması için izin ve/veya leave vermemekle hata etti.
Müstedi /İstinaf Edenin iddiası özetle, Alt Mahkeme huzurundaki şahadet ve emarelere göre, Asli Yetkiye konu olup Lefkoşa Organize Sanayi bölgesinde bulunan ve 24.11.1986 - 23.1-1.2019 yıllarını kapsayan toplam 33 yıllık dönem için Müstedi tarafından dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanlığından kiralanan ve üzerinde Akdeniz Garanti Bankası Ltd. lehine ipotek bulunan taşınmaz mallar için 28.12.2020 tarihinde, 24/12/2019 ile 23/11/20-52 yılları arasını kapsayan 33 yıllık dönem için yeni kira sözleşmeleri imzalandığı cihetle üzerindeki ipoteğin geçersiz hale geldiği, bununla birlikte Lefkoşa Kaza Tapu Amirinin, gerekli harçları tahsil etmesine karşın, devlet hazine malı kira belgeler-ini yazmayı reddettiği veya ipoteksiz olarak yazmayı reddettiği cihetle, Müstedialeyhin yasal kamu görevini yerine getirmediğine istinaden Mandamus Emirnamesi ısdar edilmesi için istida dosyalaması hususunda izin ve/veya leave vermemekle hata ettiği yönünd-edir.
Mandamus emirnamesi ısdar edilmesine dair istida dosyalanması için izin talep edilmesi halinde, ilk nazarda ( prima facie ) bakılması gereken hususlar çerçev-esinde meseleyi değerlendirmeye gitmeden önce, Mandamusun orijini olan İngiliz Common Law sisteminde Mandamus emrinin hukuki mahiyeti ve amacına göz atmak yararlı olacaktır.
İngiliz Hukuk sisteminde Mandamus olağanüstü, artık ve ek bir çare olup, sadece ad-aletin gerçekleşmesi için başka bir çare yoksa verilebilmektedir. Başvuran tüm diğer gerekleri yerine getirse dahi, Mahkeme aynı derecede uygun, yararlı ve etkili yasa ile öngörülen spesifik, alternatif başka bir çarenin bulunması durumunda Mandamus Emri v-ermemektedir. Bunun nedeni de İngiliz Hukuku'nda Statute Law'un, Common Law'un ürettiği çarelere karşı üstünlüğüdür ( Bkz: Judical Review of Administrative Action S.A de Smith,1.baskı, 1959, s.452, Zaim Necatigil Anayasa ve Yönetim Hukukunun Esasları, s-.321; The Queen v. The Commissioners of Inlands Revenue - In Re Nathan. (In the Court Of Appeal) Queen's Bench Division,1884 Jan 25, Vol XII s.461).
Mandamus emrinin mahiyeti, en son Yargıtay/Asli Yetki 1/2015 D. 1/2017'de, Yargıtay/ Asli Yetki 6/1998 D.-1/1998'e ve Halsbury's Laws of England, 4.ed, vol.1 sayfa 229 para 128'e atfen ortaya konmuştur.
Nitekim, Mandamus emrinin mahiyeti ile ilgili olarak Halsbury's Laws of England. 3. ed vol.11 sayfa 84 para 159'da şöyle denmektedir:
- "SECT.4. MANDAMUS
SUBSECT.(1). Nature of the Order and Duties in respect of which it will lie
In General
159. What mandamus is. The order of mandamus (b) is an order of a most extensive remedial nature, and is, in form, a command issuing from the High C-ourt of Justice, directed to any person, corporation, or inferior tribunal, requiring him or them to do some particular thing therein specified which appertains to his or their office and is in the nature of a public duty. Its purpose is to supply defects -of justice; and accordingly it will issue, to the end that justice may be done, in all cases where there is a specific legal right an no specific legal remedy for enforcing that right (c); an it may issue in cases where, although there is an alternative le-gal remedy, yet that mode of redress is less convenient, beneficial an effectual (d)."
-Yukarıdaki alıntıdan görüleceği üzere, Mandamus, Yüksek Mahkeme tarafından verilebilen en kapsamlı
çare niteliğinde olup, herhangi bir kişiye, kuruma veya inferior tribunal'a yönelik görevleri veya kamu görevi ile ilgili herhangi bir şeyi yapmasını buyuran- nitelikte emirlerdir. Bu emirlerin amacı adaletin kusurlarını gidermektir (supply defects of justice). Buna göre; Mandamus spesifik/belli bir hakkın olduğu ve bu hakkın icrası için spesifik/belli bir hukuki çarenin mevcut olmadığı tüm meselelerde (in all -cases where there is a spesific legal right and no spesific legal remedy for enforcing that right) adaletin gerçekleşmesini sağlamaktadır. Alternatif hukuki çareler olsa bile, bu çareler etkili, kolay ve fayda sağlayıcı değilse, Mandamus emri verilebilmekt-edir.
Öte taraftan, genel kural olarak, Mandamus emri mahkemenin takdir hakkına bağlı olarak verilmektedir. Bu bir hak olarak verilen bir emir değildir ve meseleye bağlı olarak da verilmez. Buna göre, mahkeme sadece meselenin esasına dair değil, fakat ayrı-ca, meselenin özel şartları sebebi ile de böyle bir emri vermeyi reddedebilir.
Bu hususta Halsbury's(supra) s.85 ve 86'da şöyle denmektedir:
-'161. Grant is discretionary. The grant of an order of mandamus is, as a general rule (h), a matter for the discretion of the Court (i). It is not an order granted as of right (k) and it is not issued as a matter of course (l). Accordingly, the Court may r-efuse the order, not only upon the merits, but also by reason of the special circumstances of the case (m). On the other hand the Court may grant leave to apply for an order of mandamus even though the right in respect of which it is sought appears to be d-oubtful (o).'
-
Diğer yandan, Mandamus emri verilebilmesinde, Mandamus için müracaat edenle Mandamus için müracaat edilene dair tatmin edilmesi- gereken şartların açımlanması,
Halsbury's Laws of England Vol.11, 3 ed. Sayfa 104'e ve The Queen v. The Guardians of the Lewisham Union (1897) I Q.B 498'e atfen Yargıtay / Asli Yetki 1/2015 D.1/2017'de ifade edilmiştir.
Buna göre, Mandamus için müracaat -edenin, aleyhine müracaat edilenin kendine karşı kanuni vecibelerini yerine getirme görevi olduğunu göstermesi gerekir. Bu nedenle, Mandamusta kişinin yetkisinde olan fakat kullanmadığı bir görevin ifasının zorlanabilmesi için, böyle bir görevin yasadan/-kanundan kaynaklandığının gösterilmesi gereklidir. Bu bağlamda, bir kişi tarafından bir kamu görevlisinin yasal görevini yapmasının istendiği hallerde, mahkeme, kişinin böyle bir yasal yükümlülüğün yerine getirilmesinde ısrar etmeye hakkı olduğunu gösterme-si halinde sadece yasal görevin yapılmasını mecbur edebilir. Diğer yandan, hiçbir şekilde, herhangi birinin müracaatı üzerine, bir kamu kuruluşunun yasalardan kaynaklanan genel yetkilerini kullanması için Mandamus emri verilmez. Mahkeme her zaman, Müstedin-in böyle bir görevin yerine getirilmesini talep etmeye yasal ve somut bir hakkının olmasını arar.
Mandamus emirnamesi ısdar edilmesine dair istida dosyalanması için izin talep edilmesi halinde ilk nazarda (prima facie) bakılması gereken hususlar Yargıt-ay/ Asli Yetki/İstinaf 2/2017 D.1/2018'de özetlenmiştir. Bu içtihada göre; izin talep edilmesi halinde ilk nazarda (prima facie) bakılması gereken hususlar şu şekilde if-ade edilebilir:
Müstedinin böyle bir talepte bulunmaya yasal hakkı olup olmadığı;
Talepte bulunulan Müstedialeyhin Mandamus emirnamesine tabi olup olmadığı;
Müstedialeyhin Müstediye karşı ilk etapta, Yargıtay tarafından değerlendirilebilecek bir görevinin- var olup olmadığı.
Yargıtay/Asli Yetki 1/2015 D.1/2017'de ise Yargıtayın KKTC Anayasası'nın 151(3). maddesinde yer alan Mandamus Emirnamesi ısdar etme yetkisinin sınırları, Yüksek Mahkemenin içtihatları çerçevesinde incelenmiş olup kararın 27 ve 28.sa-yfalarında bu konuda şöyle denmiştir:
"Yukarıdakilerden çıkarılacak sonuca göre, Yargıtay:
Özel hukuk sahasına giren bir konuda, yetkisini kullanmayan kamu makamlarına karşı Mandamus Emirnamesi ısdar edebilir.
Kısmen kamu hukuku kapsamına girse bile, öz-el kişileri ilgilendiren bir konuda Mandamus Emirnamesi ısdar edebilir.
Belli bir konuda yetkilerini kullanmayan herhangi bir kamu görevlisi veya kamu kuruluşu aleyhine, kullanmadığı yetkilerini kullanması yönünde Mandamus Emirnamesi ısdar edebilir. Ancak -konunun münhasıran Yüksek İdare Mahkemesi yetkisine girmesi halinde, Yargıtayın Mandamus Emirnamesi ısdar etme yetkisi yoktur."
İlk Mahkemenin kararına bakıldığında, İlk Mahkemenin huzurundaki meselenin münhasıran YİM'in yetkisine girip girmeyeceği h-ususunda herhangi inceleme yapmadığı, buna karşın meseleyi esastan inceleyerek, ilk nazarda dahi olsa, Yasanın Müstedialeyhlere yüklediği yasal bir ödev bulunduğuna ve Müstedinin bu yükümlülüğün yerine getirilmesini Müstedialeyhlerden talep etme hakkını-n olduğuna ikna olmadığı dolayısıyla istidayı ret ve iptal ettiği görülmektedir.
Huzurumuzdaki meselede Müstedi, İlk Mahkeme huzurundaki şahadetinde, sözleşmelerin tapuya kaydedilmesi ve hazine kira belgesi verilmesi için tapuya müracaat ettiğini, Tapu ve- Kadastro Dairesinde açılan D.13/2021 sayılı dosya altında Emare 4'deki 2 makbuz ile harçları ödediğini, koçanların yazılıp kendisine verilmediğini, avukatı vasıtası ile 20.12.2021 tarihinde tapuya ihbar verdiğini, bu ihbara olumlu veya olumsuz herhangi bi-r yanıt almadığını ileri sürmüştür.
Müstedinin İlk Mahkeme huzurundaki şahadetinden görüleceği üzere, Müstediye 20.12.2021 tarihli ihbarına olumlu veya olumsuz bir cevap verilmemiştir.
Müstedi ihbarnamesini 23/1977 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasas-ı'na dayandırmıştır.
Müstedi İlk Mahkeme huzurundaki başvurusunu özellikle, Fasıl 224 Taşınmaz Mal (Tasarruf, Kayıt ve Kıymet Takdiri) Yasası'na, 11/1978 sayılı Taşınmaz Mal (Devir ve İpotek ) Yasası'na, 27/2013 sayılı İyi İdare Yasası'na, 23/1977 sayıl-ı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası'na dayandırmıştır.
Müstedinin başvurusu esasen 23/1977 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası'nın 22. maddesine dayanmakta olup 23/1977 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası'nın ilgili 22. maddesi "sözleşmenin ka-ydı" yan başlığını taşımakta olup şu şekildedir.
"22. (1) Bu Yasa veya bu Yasa uyarınca çıkarılan Organize Sanayi Bölgeleri Tüzüğü kuralları uyarınca, Organize Sanayi Bölgelerinde kiralanan araziler ile ilgili kira sözleşmelerinin Tapu ve Kadastro Dairesi-ne kaydedilmesi zorunludur. Kaydedilmediği takdirde geçerliliği tamamlanmaz.
(2) Kiracı, sözleşmenin imzalandığı tarihten başlayarak on beş gün içinde sözleşmenin imzalı bir sureti ile kiralanmış olan arazinin sınırlarını gösteren bir planı ve varsa kayıt- sertifikasını arazinin bulunduğu ilçenin Tapu Amirliğine sunar, bir dilekçe ile sözleşmenin kaydını ister ve bu kayıt için arazinin yıllık kira bedeli üzerinden %10 harç öder.
(3) Yukarıdaki (2). fıkra kurallarına göre sözleşmenin kaydı yönündeki istem u-yarınca, arazinin bulunduğu ilçenin Tapu Amirliğindeki kütüğe gerekli kayıt işlemi yapılır ve kiracıya "Hazine Malı Kira Belgesi" verilir. Kiralanan arazi hazine adına koçanlı ise, koçana ve arazinin kayıtlı bulunduğu deftere bu yönde gerekli belirleyici k-ayıt düşülür.
(4) Kiracı, arazi üzerine inşa edilen bina veya tesisi arazinin bulunduğu ilçenin Tapu Amirliğindeki kütüğe kaydettirmek ve kayıt işlemi için Tapu ve Kadastro Dairesi (Harçlar ve Ücretler) Yasasında öngörülen harcı ödemek zorundadır. Arazi ü-zerine inşa edilen ve kütüğe kaydedilen bina veya tesis, ayrıca yukarıdaki (3).fıkra uyarınca kiracıya verilen 'Hazine Mali Kira Belgesi' üzerine de kaydedilir."
--23/1977 sayılı sayılı Yasa'nın amacı, yukarıdaki hükümleri ve özellikle Yasa'nın yukarıdaki 22. maddesinin (3). fıkrası dikkate alındığında, Yasa'nın 22. maddesinin (2). fıkrası kurallarına göre kira sözleşmesinin kaydı yönündeki istem uyarınca, arazi-nin bulunduğu ilçenin T-apu Amirliğindeki kütüğe gerekli kayıt işlemi yapılması ve kiracıya "Hazine Malı Kira Belgesi" verilmesine dair herhangi bir meselede, -Yüksek İdare Mahkemesinin Anayasa'nın 152.maddesine dayanan yetkisi ile Yargıtayın Anayasa'nın 151(3) maddesinden doğan yetkisinin paralel olarak kullanılabileceğinin ilk nazarda kabul edilebilir olduğu söylenebilir.
Diğer yandan, huzurumuzdaki mesele a-çısından yapılan değerlendirmede, gerek Müstedinin yemin varakasına gerekse Müstedinin ilk mahkeme huzurundaki şahadetine göre, konu taşınmaz mallar için dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile yapılan 6 adet kira sözleşmesi tahtında, 24.11.1986 ile 23-.11.2019 yılları arasındaki dönemi kapsayan kira müddeti boyunca geçerli olmak üzere, Müstedinin konu taşınmaz mallar üzerinde kazanmış olduğu ayni haklarını Akdeniz Garanti Bankası Ltd. lehine ipotek ettiği, akabinde kesintisiz olarak ilgili bakanlık i-le 24.11.2019 ile 23.11.2052 yılları arasındaki dönemi kapsayan, 28.12.2020 tarihli 6 adet kira sözleşmesinin yapıldığı ve Tapu ve Kadastro Dairesinde açılan D.13/2021 sayılı dosya altında Emare 4'teki 2 makbuz ile Müstedinin gerekli harçları ödediği gö-rülmektedir.
Yine İlk Mahkeme huzurundaki olgulara göre, Lefkoşa Kaza Tapu Amirliğinin ileri işlem yapmaması üzerine, Müstedinin Tapu Dairesine İlk Mahkeme huzurundaki Emare 5 ihbarnameyi gönderdiği, bu ihbarnamede, 23/1977 sayılı Organize Sanayi Bölge-leri Yasası uyarınca ve özellikle 23. madde altında yapılmış olabilecek her türlü ipoteğin kira müddeti ile sınırlı olduğuna binaen 6 adet Devlet Hazine Malı Kira belgesine konu edilmiş olabilecek, tesis edilmiş herhangi bir ipoteğin geçersiz hale gel-miş olduğu iddiasıyla,
D.13/2021 sayılı dosya altındaki işlemlerin nihayetlendirilerek, Müstedi lehine her türlü engelden arındırılmış olarak yeni kira dönemi için yeni Devlet Hazine Malı Kira Belgelerinin ısdarını talep ettiği görülmektedir.
İlk Mahke-me huzurundaki yukarıdaki olgulardan görüleceği üzere, ileri işlem yapmaması üzerine Müstedi, Lefkoşa Kaza Tapu Amirliğine Emare 5 ihbarnameyi göndermiş fakat bu ihbarnameye herhangi bir yanıt almamıştır.
Yukarıda ifade edildiği üzere, Yasa'nın 22. madd-esinin (3). fıkrası dikkate alındığında, her ne kadar Yasa'nın 22. maddesinin (2). fıkrası kurallarına göre kira sözleşmesinin kaydı yönündeki istem uyarınca arazinin bulunduğu ilçenin T-apu Amirliğindeki kütüğe gerekli kayıt işlemi yapılması ve kiracıya "Hazine Malı Kira Belgesi" verilmesi meselesinde -Yüksek İdare Mahkemesinin Anayasa'nın 152. maddesi tahtındaki yetkisi ile Anayasanın 151(3) maddesinden doğan yetkinin paralel olarak kullanılabileceğinin kabul edilebilir olduğu ilk nazarda söylenebilir olsa da huzurumuzdaki meselede, yukarıda ifade -edildiği şekilde eski dönem için yapılan kira sözleşmelerine bağlı bir ipoteğin mevcut olduğu ve bu bağlamda meselenin sadece hazine malı kira belgesi ısdar edilme meselesi olmadığı hususu dikkate alındığında, huzurumuzdaki meselenin kendine özgü olgula-rı ışığında meselenin Yargıtayın yetkisi kapsamında olmadığı sonucuna varmak kaçınılmazdır.
Nitekim, Yargıtay/Asli Yetki 1/1979'da, Yargıtayın huzurundaki meselede, Barış Harekatından önce Andreas Michael Toumazos isimli kişiden satın alınan fakat satış- bedeli tamamen ödenmediği için tapusu alıcı adına kaydedilmemiş bir taşınmaz mevcuttu. Barış Harekatından sonra satış bedelinin geriye kalan kısmı satıcıya tamamen ödenmiş, satıcı devir muamelesi yapılmasını yetkili kılan bir vekâletname alınmış; buna bin-aen Tapu Dairesine müracaat yapılmıştı. Buna karşın, Tapu Dairesi devir yapmayı reddetmişti.
Yargıtay, huzurundaki meselede oy çokluğu ile, Tapu Dairesi'nin verilmiş bir kararının mevcut olduğu ve bu kararın da yürütsel veya yönetsel bir yetki kullanan- bir makamın veya organın verdiği bir karar olduğu ve bu gibi karar aleyhine meşru menfaati zedelenen kişinin ancak KTFD Anayasası'nın 118. maddesi (KKTC Anayasası'nın 152. maddesinin muadili) uyarınca Yüksek İdare Mahkemesine başvurulabileceği gerekçesi i-le başvuruyu reddetmişti.
Bu davada, devir işlemi dışında sorunların mevcut olduğu açıkça görülmektedir.
Yargıtay/Asli Yetki 1/1985 D. 2/1985'de ise, Yargıtay huzurundaki meselede Müstedi, kesin tasarruf belgeleri uyarınca isminde kayıtlı konu taşınmaz- malları satış yolu ile A.İ'ye devretmek için Girne Tapu Dairesi'ne müracaatta bulundu. Tapu Dairesi ise devir işlemlerini yapıp konu malları A.İ'nin ismine kaydetmeyi reddetti ve ret kararının gerekçesini açıklayan bir yazıyı Müstediye verdi. Kaza Tapu -Amirinin imzasını taşıyan bu yazıda, Müstedinin puanlarının bir kısmını satın alma yolu ile elde ettiği cihetle, konu malların A.İ'ye devir muamelesinin yapılması hususundaki müracaatın kabul edilemeyeceği bildirildi.
Yargıtay, huzurundaki mesele ile ilgi-li kararında, Tapu Müdürünün konu kararının ilk nazarda Müstediyi etkilediği görülmekle beraber, kararın amacı ve şumulü dikkate alındığında genelde Müstedi ve Müstedi durumunda olan tüm kişilere uygulanabileceği ve bu nedenle genel mahiyette olup kamuyu i-lgilendiren bir karar olduğu ve bu bağlamda bu kararın içeriği ve mahiyeti dikkate alındığında kamu hukuku sahasına hitap eden bir karar olduğu cihetle konunun KTFD Anayasası'nın 118.maddesi (KKTC Anayasası'nın 152. maddesinin muadili) hükümleri dikkate al-ınarak yetkili mahkemenin Yüksek İdare Mahkemesi olduğu ve mandamus emrinin verilemeyeceği sonucuna vararak başvuruyu oy birliği ile reddetmişti.
Bu meselede de devir işlemi dışında satış yapmak isteyen kişinin malı elde etme, kesin tasarruf belgesi aşama-sında puanları bir kişiden satış yolu ile elde etmiş olmasının konu yapıldığı görülmektedir.
Huzurumuzdaki meseleyi incelediğimizde, konunun, Devlet Hazine Belgesi ısdar edip etmeme ile sınırlı olmadığı, bu mal ile ilgili alınan bir borç ve borca teminat o-larak verilen bir ipoteğe ilişkin olduğu görülmektedir.
Böyle bir mesele, özel hukuk sahasına giren bir konuda yetkisini kullanmayan kamu makamlarına karşı Mandamus Emirnamesi ısdar etme kapsamında değerlendirilmeye açık değildir.
Belirtilenler ışığında, -İlk Mahkeme farklı gerekçelerle de olsa başvuruyu reddetmekle hata etmiş değildir.
Netice itibarı ile Müstedinin İstinafı reddedilir.
(Narin F. Şefik)(Gülden Çiftçioğlu) (Beril Çağdal)
Başkan Yargıç Yargıç
21 -Aralık 2023
12
Full & Egal Universal Law Academy